banner2

banner1

banner22

Hizmetler ve hedefler anlatıldı!

CHP Milletvekili Aday Tanıtım Toplantısı, basın mensuplarına yönelik düzenlenen iftar sonrasında yapıldı. Tanıtımda konuşan Milletvekili Engin Özkoç, milletvekili seçildiği günden bugüne yaptıkları hizmetleri anlatırken, CHP olarak Sakarya için hazırladıkları projeleri de dile getirdi. Özkoç; “Hayalimiz ortak, hedefimiz ortak. Aydınlık bir Sakarya, aydınlık bir Türkiye için söz veriyoruz” dedi.

SİYASET 01.06.2018, 01:33
Hizmetler ve hedefler anlatıldı!
banner48

CHP Sakarya Milletvekili Aday Tanıtım Toplantısı, Rama’da otelde gerçekleştirildi. 27. Dönem CHP Sakarya Milletvekili tanıtım toplantısı yenilen iftar yemeği sonrasında başladı. Toplantı Milletvekili adaylarının kendilerini tanıtmasıyla devam etti. Düzenlenen programa, CHP Grup Başkan Vekili ve Milletvekili Engin Özkoç,  Milletvekili Adayları Mehmet Selçuk, Elif Yar, Refik Karakaş, Mehmet Bağdat, Aytül Uşaklıgül, Gözdenur Yıldız, CHP Parti Meclis Üyesi Ayça Taşkent, İl Başkanı Erdoğan Isır ve basın mensupları katılım gösterdi.

TEK TEK TANITTILAR

Adaylarının kendilerini tek tek tanıtmalarının ardından, konuşan CHP Grup Başkan Vekili ve Milletvekili Engin Özkoç, önce milletvekili seçilmesiyle birlikte bugüne kadar verdikleri hizmet ve mücadeleyi anlattı. Ardından CHP iktidarı ile Sakarya’ya verecekleri hizmet ve yapacakları projelerden bahsetti.

VATANDAŞIMIZIN YANINDA OLDUK

Özkoç, Sakarya’da ilk ve tek milletvekili bürosu kurduğunu ve bu güne kadar 20 binden fazla insanı ağırlayarak, sorunlarını dinleyip çözüme kavuşturduklarını belirterek; “Sapanca’yı TÜPRAŞ’tan kurtardık. Darıçayırı’nda çimento fabrikası kurulmasına karşı çıktık. Kocaali’de 7 köyü hacizden kurtardık. Sapanca Yanık Köyü’nde taş ocağı kabusunu önledik. Uyuşturucuya karşı savaş açtık. Hendek Kemaliye Mahallesi’nde kentsel dönüşüm adı altında yaşam alanlarının gaspına izin vermedik. 120 yıllık Tren Gar’ımıza sahip çıktık. Bıçkıdere’deki  HES adı altında ağaç katliamına karşı hukuki mücadele başlattık. Akıncı Köyü’nde iktidar köylünün hayatını cehenneme çeviren firmaya sahip çıkarken, biz köylüye arka çıktık. Eski stat park olsun kampanyası başlattık. Şeker Fabrikamız için mücadele verdik” dedi.

 

Özkoç, iktidar olduklarında ise, Sapanca Gölü’nü koruma altına alacaklarını, Adapazarı Haydarpaşa Ekspresini yeniden başlatacaklarını, Atatürk Stadyumu’nu park yapacaklarını ileri sürerek;” Üniversiteyi bölmeyeceğiz, bu şehre ikinci üniversite kazandıracağız. Turizmi ayağa kaldıracağız, mera talanına son vereceğiz, fabrikaların vergilerini Sakarya için kullandıracağız. Çiftçiyi üretime döndüreceğiz. Emekliye nefes aldıracağız”  diyerek, yapacakları hizmet ve projeleri tek tek anlattı.

 

Özkoç’un konuşmasından satır aralıkları şöyle;

 

İLK VE TEK MİLLETVEKİLİ BÜROSUNU KURDU

Milletvekili seçilir seçilmez kent merkezinde açtığı milletvekili irtibat bürosuna, parti amblemi koymadı. Her partiden, siyasi görüşten Sakaryalı’nın derdini, talebini iletebildiği bu büroda, 7 yılda 20 binden fazla insanımız ağırlandı.  Sakaryalı'nın sağlık, eğitim, iş ve hak gaspıyla ilgili sorunlarına çözüm bulundu.

24 SAAT TELEFONUN UCUNDA OLDU

Özkoç, milletvekili seçilmeden önce vatandaşa söz verdiği gibi, 7 yıl boyunca cep telefonunu 24 saat açık tuttu.

İhtiyacı olan, dara düşen her vatandaşın, vakit kaybetmeden kendisine ulaşabilmesini sağlamaya çalıştı. Halka duyurduğu "532 413 69 68" numaralı kişisel cep telefonunu arayan herkes, karşısında Özkoç'u buldu.

12 SAATLİK PROTESTOYLA REKOR KIRDI

Özkoç, zorunlu eğitimi parçalayan, bilimsel dayanaktan yoksun 4+4+4 düzenlemesini, Meclis’te örneği görülmemiş biçimde protesto etti.

Tasarının, TBMM Milli Eğitim Komisyonu’ndaki görüşmeleri sırasında, düzenlemenin sakıncaları ve yol açabileceği sorunlarla ilgili 12 saatlik kesintisiz bir konuşma yapan Özkoç, Türkiye ve dünya basınında geniş yer aldı. Politik terminolojide “Filibuster” olarak geçen uzun konuşmayla kürsü işgali, TBMM’de ilk kez Özkoç tarafından gerçekleştirildi. Eylem, Meclis tarihine de bir rekor olarak geçti.

Özkoç’un “dilinde tüy bitiren” kaygılar ne yazık ki gerçek oldu; 4+4+4 uygulamasıyla okullaşma oranı düştü; bugün 1 milyon 897 bin evladımız, eğitim olanağından yoksun. Özel okul sayısı 5 yılda 2’ye katlandı. Eğitim siyasallaştı, niteliksizleştirildi.

İLK GİDEN O OLDU

Sakarya’da meydana gelen sel, heyelan, don gibi her türlü doğal afette, bölgeye ulaşan ilk vekil; Engin Özkoç oldu.

Sorunların çözümü için parti ayrımı gözetmeden, her yurttaşın yanında olmaya çalışan Özkoç, sel sularında arama kurtarma çalışmalarına da katıldı, ekini hasar gören çiftçiler için Başkent’te borç erteleme de sağladı.

SAPANCA’YI TÜPRAŞ’TAN KURTARDI

Sapanca Gölü’nden milyonlarca metreküp usulsüz su çekildiğini, gölü besleyen kaynakların da su fabrikalarınca talan edildiğini defalarca TBMM Genel Kurulu ve ihtisas komisyonlarının gündemine getirdi.

Sapanca’nın korunmasıyla ilgili kanun teklifi sundu. Gölün sorunlarına ilişkin soru önergeleri verdi. TÜPRAŞ ve ilgili iki bakan hakkında suç duyurusunda bulundu. Takipsizlik kararı verildi. Ancak oluşan kamuoyu baskısıyla tam bir yıl sonra SASKİ, TÜPRAŞ hakkında suç duyurusu yaptı ve yasal süreç başlatıldı.

Sapanca’dan yıllardır tüm yetkililerin gözü önünde milyonlarca metreküp usulsüz su çeken TÜPRAŞ, bu sayede yargı önüne çıkarıldı, deniz suyu arıtma ve gri suya yönelmek zorunda kaldı

DARIÇAYIRI’NDAKİ SÜRECE DESTEK VERDİ

Karasu’nun Darıçayırı beldesinde, yerleşim ve tarım alanları ortasında çimento fabrikasının kurulmasına karşı çıktı.

Sorunu, hem Meclis ve hem de parti gündemine getirdi. CHP milletvekilleri, il ve ilçe örgütleriyle birlikte tüm eylemlerde halkın yanında yer aldı.

Hukuk mücadelesi de 8 yıldır devam ediyor. Yerel mahkeme ve Danıştay arasında mekik dokuyan davada en son bu ayın başında Sakarya 2. İdare Mahkemesi, ikinci kez, halkımızı, hayvanlarımızı, toprağımızı, tüm yaşamımızı tehdit eden çimento fabrikasına dur dedi;  ÇED raporunu iptal etti. Danıştay kararı için süreç devam ediyor. Özkoç’un desteği de sonuna kadar devam edecek.

7 KÖYÜ HACİZDEN KURTARDI

Kocaali ilçesinde 7 köye, özel bir banka kredi borçları nedeniyle el koymak üzereydi.

Tarımsal kredi alan köylüler, fındık fiyatlarının düşmesi nedeniyle borçlarını ödeyemedi, katlanan kredi faizlerinin altında kaldı. Melen Barajı nedeniyle arazi fiyatlarının artmasıyla iştahı kabaran banka, arazilere el koymak istedi. Banka-müşteri ilişkisi denilerek kapılar kapatılırken Engin Özkoç, sorunu CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na taşıdı. Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis Grup Toplantısında gündeme getirdi, parti çalışma başlattı ve hukuki destek sağlandı. Köylülerimiz rahat nefes aldı.

TAŞOCAĞI KABUSUNU ÖNLEDİ

Sapanca İlçesi Yanık Köyü’nde halkın sağlığını tehdit ettiği için 40 yıl önce kapatılan taşocağı, yeniden açılmak istendi.

Hızlı tren inşaatına malzeme sağlamak için faliyete sokulacak taşocağı, hem toprağı hem de yakınındaki su kaynağını yok edecekti. Özkoç, halkın isyanını Meclis ve ülke gündemine taşıdı. Karayolunu trafiğe kapatmaya kadar varan protestolarda, Özkoç’a, il ve ilçe örgütleriyle birlikte CHP Genel Başkan Yardımcıları, PM üyeleri ve mlilletvekilleri  de eşlik etti. Taşocağından vazgeçildi.

UYUŞTURUCUYA SAVAŞ AÇTI

Türkiye’de uyuşturucu kullanımı artıyor, ancak Sakarya’da durum daha vahim. Sakarya, Bonzai’nin Türkiye’de ortaya çıktığı 2010’dan bu yana en fazla kullanıldığı 10 kentten biri. Uyuşturucu kullanım yaşı, 11’e kadar düşmüş durumda.

CHP Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu’nda görev alan Engin Özkoç, bu tabloyu defalarca Meclis gündemine taşıdı. Annelerin korkulu rüyası haline gelen Sakarya sokaklarının, uyuşturucudan temizlenmesi için ‘’acil eylem planı’’ istedi. Gençleri korumak için bilinçlendirme çalışmaları yürütülmesini sağladı.

TEMİZ SUYA KAVUŞTURDU

Kaynarca’nın Arifağa, Başoğlu ve Karaçalı köylerinde, çeşmelerden çamurlu su akıyordu.

Engin Özkoç, yetkililerin ilgilenmediği bu duruma el koyarak, suyu tahlil ettirdi. Suyun, halkın sağlığını tehdit ettiği yönündeki raporları, Meclis’e ve ilgili bakanlıklara sundu. Kamuoyunda oluşan baskı da yetkilileri harekete geçirdi ve 3 köy için arıtma tesisi kuruldu. Köyler, temiz suya kavuştu.

KÖYLÜLERİN SESİ OLDU

Ballıkaya Barajı’nın temeli, 2013 yılında atıldı. Barajın, Sakarya’nın su sorununu çözeceği müjdelendi.

2016’ta bitecekti, 2017 geçti, 2018’e gelindi. Baraj tamamlanmadığı gibi, kamulaştırma sorunu da hala çözülemedi. Baraj suyu altında kalacak 8 köyde, yüzlerce köylü, hala cenazesini gömecek mezarlık bulamıyor. Akyazı’da Taşyatak, Yongalık, Boztepe, Beldibi, Durmuşlar, Mansurlar, Gökçeler ve Çakıroğlu köylerindeki yüzlerce insanımız, tam 5 yıldır arafta bekletiliyor.

Özkoç, köylülerin hem yaşamsal sorunlarını hem de düşük kamulaştırma nedeniyle yaşadıkları mağduriyeti, Meclis’e ve ilgili kurumların gündemine getirdi. Sakarya’nın vekili, sorun çözülünceye kadar da köylülerin yanında yer alacak.

KEMALİYE GASPINA DİRENDİ

Hendek ilçesi Kemaliye Mahallesi’nde, kentsel dönüşüm adı altında hukuksuzca yaşam alanlarının gaspına karşı vatandaşın yanında yer aldı.

Belediye, yüksek rant nedeniyle göz koyduğu yerleşim bölgesinde, 2010 yılında kentsel dönüşüm ilan etti. Mahkeme, şehircilik ilkesi, planlama esasları ve kamu yararı açısından kararı iptal etti. Bunun üzerine Hendek Belediyesi, Kemaliye’yi riskli alan göstererek, Bakanlar Kurulu’ndan acele kamulaştırma kararı çıkarttı. Vatandaşlar, yine itiraz etti. Hem yerel mahkeme, hem de Danıştay, “acele kamulaştırma” ya yer olmadığına hükmetti.

Engin Özkoç, tüm bu süreçte vatandaşın yanında yer aldı. Hatta keşif sırasında yetkililere dert anlatmaya uğraşan halkın sesi olduğu için hakkında fezleke hazırlandı.

Özkoç’un, Hendek Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yargılaması sürüyor. O yılmadı, yılmayacak.

120 YILLIK GARIMIZA SAHİP ÇIKTI

Türkiye’nin ilk tren hatlarından Adapazarı-Haydarpaşa ekspresine, kentimizin 120 yıllık belleğine sahip çıktı.

2012 öncesinde karşılıklı 24 sefer düzenlenen, binlerce insanımızın yolculuk ettiği Adapazarı-Haydarpaşa hattı, 6 yıldır Arifiye-Pendik arasında, günde ortalama 500 yolcu taşıyor.

Tarihi 1898’e uzanan Tren Garı ise, Adaray’ın da son bulmasıyla, 1 yıldır ıssız.

Bu yıl sonunda Pendik-Haydarpaşa hattı tamamlanacak. Bir arada olur, ortak talebimize sahip çıkarsak, tarihi Adapazarı-Haydarpaşa ekspresini tekrar başlatabiliriz. Bunun için Gar önünde başlatılan imza kampanyasına destek olan Özkoç, Meclis’te de Kocaeli ve İstanbul milletvekilleriyle biraraya gelerek gündem yarattı. Özkoç, tarihi ekspres, tarihi Garımıza tekrar girinceye kadar mücadelesini sürdürecek.

Sözümüz var; CHP iktidarında, garımız ranta kurban edilmeyecek, insanlarımız iki kat bilet fiyatıyla otobüse mecbur bırakılmayacak.

BIÇKIDERE'DEKİ KATLİAMA "DUR" DEDİ

Su fabrikası, termal tesis, bakır madeni ve HES çalışmasıyla altı üstüne getirilen Bıçkıdere Ormanları'nı kurtarmaya çalışıyor.

Köylülerin mücadelesine ilk günden sahip çıkan, Meclis'te ağırlayarak seslerini duyurmaya uğraşan Özkoç, hukuki mücadeleye de destek verdi.

Asırlık ağaçlarımızı katleden, deremizi, yer altı sularımızı tehdit eden firmaya karşı Bıçkıdereliler, 4 yıldır hem açtıkları davalarla duruşma salonlarında hem eylemleriyle, şenlikleriyle sokakta direnişlerini sürdürüyor. Özkoç ve CHP, sonuna kadar direnişe destek verecek.

3 OKULUN YIKIMINA KARŞI DURDU

Kent merkezindeki otopark sorununu çözmek için 3 köklü okulun yıkımı, 2 yıldır gündemde.

Sakaryalı hayırseverlerinin elbirliğiyle mezbahadan eğitim yuvasına çevirdikleri Atatürk İlkokulu, Kurtuluş Savaşı sırasında eğitimi sürdüren fedakar öğretmenimizin adını yaşatan Sabihahanım İlkokulu, başarılı okullarımızdan Nuri Bayar Ortaokulu, yok edilmek isteniyor. Ne için? Şehir merkezindeki değerli arazilerine otomobil park edilebilsin diye.

Özkoç, ortalama her gün 50 yeni arabanın trafiğe çıktığı Sakarya’da çözümün otopark değil, raylı sistem olduğunu projesiyle ortaya koydu. Trafiği hafifletebilecek olası otopark alanlarını gösterdi. Ve tarihi okullarımızın önünde durdu. Özkoç’un direnişi kamuoyunda da karşılık buldu. Yıkım planı masada olsa da adım atılmasının önüne geçildi.

İKTİDAR FİRMAYA, ÖZKOÇ KÖYLÜYE ARKA ÇIKTI

Akıncı Köyü’nde, kullandığı patlayıcılarla köylünün hayatını cehenneme çeviren, bölgede tarımı, hayvancılığı yok eden, ulaşım hattında tehlike saçan taşocağı, kapasitesini 4 katına çıkarmak istiyor.

Mevcut haliyle bile köylüyü canından bezdiren ocak, Sakarya’da bir siyasinin oğluna ait. Her yerde önü açılan firma, kapasitesini yıllık 1,4 milyon tona çıkarmak için ÇED raporunu aldı. Zulme ve zorbalığa karşı birlik olan köylüler hem ÇED’in iptali, hem de ocağın kapatılması için hukuk mücadelesini sürdürüyor. Mücadeleye destek veren Özkoç, köylülerin sesini başta Meclis olmak üzere her platforma taşıdı, taşıyacak.

ADALET TALEBİNİ, ANKARA’YA TAŞIDI

Cumhuriyet tarihinin en kanlı darbe girişimi 15 Temmuz’dan sonra, iktidar eliyle 20 Temmuz’da ilan edilen sivil darbenin mağduru tüm vatandaşlar, adalet için CHP çatısında kendine yer buldu.

Yaş ile kurunun birlikte yandığı, tüm kapıların korkuyla mühürlendiği günlerde Özkoç, her Cumartesi il binasında halk buluşması gerçekleştirdi.

Adalet arayan tüm yurttaşlara hukuki ve yaşamsal destek sağlandı. Her biri için birer dosya oluşturuldu. Özkoç, yaklaşık 700 dosyayı, Ankara’ya taşıdı ve haklarında yürütülen işlemleri takip etti. Onlarca insanımızın işini, onurunu, yaşamını geri kazanmasında katkısı oldu.

YOKSULLARIN KAPI ÖNÜNE KONULMASINA ENGEL OLDU

17 Ağustos depreminde evsiz kalan yoksul insanlarımız için hayırseverler, Ferizli’de konut yaptırdı. Valilik tarafından noter huzurunda belirlenen 47 aile, evlere yerleştirildi. Bugün ilçenin en kıymetli yerlerinden birinde kalan konutların mülkiyeti, 2011’de Valilik’ten İl Özel İdaresi’ne, 2014’te de Ferizli Belediyesi’ne geçti.

Ferizli Belediyesi devir gerçekleşir gerçekleşmez, konutları satışa çıkardı. İçinde yaşayan yoksul insanlar, “hak sahibi değilsiniz” denilerek kapı önüne konulmak istendi.

İhale gerçekleşti. Özkoç, mağdur yurttaşlara destek vererek, konunun yargıya taşınmasını sağladı. Sakarya İdare Mahkemesi, ihalenin iptaline karar verdi, Danıştay da kararı onadı. Şimdi bu kararı uygulamaktan kaçınan Ferizli Belediyesi, “yeniden yargılama” talebiyle yeni bir dava süreci başlattı. Hukuk sarmalına dönen işin kazananı yurttaş olacak, biz olacağız.

21 OKUL İÇİN GÜNDEM OLUŞTURDU

Sakarya Milli Eğitim Müdürlüğü, 2015 yılında, depreme dayanıksız 21 okulun yıkımı ve yeni okulların inşası için Milli Eğitim Bakanlığından bütçe istedi. Bilgiye ulaşan ve takipçisi olan Özkoç, önce Vali ve Milli Eğitim Bakanı ile temasa geçti. Yazılı olarak bilginin teyidini aldı. Kendisine gerekli adımların atılacağı sözü verildi. Tam bir yıl içinde hiçbir gelişme yaşanmaması üzerine Özkoç, sorunu, tüm belgeleriyle halka açtı.

Yaklaşık 2 yıldır konu gündemde; Sakarya’da 21 okul, bugün deprem olsa, devlete emanet ettiğimiz evlatlarımız üzerine çökecek.

Defalarca Meclis’te soru önergesi verdi, basın açıklaması yaptı, vali, bakan, milletvekilleri, bürokratlarla görüştü. Çözülecek denilen sorun, bugün inkar safhasına getirildi. Her bir yurttaşı, her birimizi vebal altında bırakacak ihmalin önüne geçmek için Özkoç, sokakta, Meclis’te, Bakanlık koridorlarında mücadeleyi sürdürecek.

KÖYLÜLERİN İMZASINI VALİ’YE TAŞIDI

Diğer bir çok köyümüz gibi Haydarlar’da da insanlarımız, evlerinin, bereketli tarlalarının yanı başına kurulmuş maden ve taş ocağı kabusu yaşıyor. Hali hazırda yaşamları cehenneme dönmüş köylüler, maden ocağının “alan genişletme ve kapasite artırımı” talebiyle ÇED başvurusu yapması üzerine harekete geçti; imza kampanyası başlattı.

Köylülerin isyanını Meclis’e taşıyan Özkoç, ayrıca maden ocağının durdurulması talebiyle topladıkları 258 imzayı da dönemin Valisi Hüseyin Avni Coş’a teslim etti. Özkoç, bölgedeki tozlanma, patlamaların yarattığı sarsıntı, Ağlan Deresi’ndeki kirlenme ve yatağın bozulması gibi etkileri de rapor haline getirerek hem kamuoyu hem de ilgili makamlarla paylaştı.

Sonuç olarak, ilgili bazı kurumların olumsuz görüşü nedeniyle firmanın faaliyet genişletme için yaptığı ÇED başvurusu, 3 yıldır karara bağlanamadı, süreç askıda kaldı.

“ESKİ STAT, PARK OLSUN” KAMPANYASI BAŞLATTI

Atatürk Stadyumu, biz Sakaryalılar için şampiyonluk yaşadığımız, yenilgiler gördüğümüz bir futbol sahası değildir sadece. Üç kuşak buluşmamız, bayram kutlamamız, depremin acı hatırasıdır.

Satılmasını istemiyor, park haline getirilerek kente kazandırılmasını talep ediyoruz. Engin Özkoç, halkın  bu talebini duyurmak için imza kampanyası başlattı. Ortak sesi yükseltti.

Ne bu ortak sese, ne de “kamu yararı yoktur” şeklindeki yargı kararına kulak asmayan iktidar, stadyumun satışını gerçekleştirdi.

Stadyumun imar planıyla ilgili yargı süreci devam ediyor. İnancımız odur ki; hak, hukuk, adalet yerini bulacak ve CHP iktidarında Sakarya, stadyumuna tekrar kavuşacak. Biz, Atatürk Stadyumu’nu, üç kuşak buluştuğumuz bir parka dönüştürüleceğiz.

“NİTELİKLİ OKULLAR” İÇİN HESAP SORDU

“Nitelikli okul” sayılmayan, Figen Sakallıoğlu, Tes-İş, Mithatpaşa, Şehit Üstteğmen Selçuk Esedoğlu, Ali Dilmen, Konuralp, Atatürk gibi gözde Anadolu liselerimiz için hesap sordu.

Meclis’te konuyu soru önergesiyle gündeme getiren Özkoç, Anadolu Liselerini baltalayan uygulamanın, orta sınıf ailelere ve evlatlarımıza büyük darbe vuracağını söyledi.

“Yıllar içinde kurumsallaşmış, ulusal başarıları ortada olan liselerimize artık sınavla değil, ikamet belgesiyle öğrenci alınıyor. Yani, orta sınıf ailelerin umudu olan Anadolu Liseleri yok ediliyor” diyen Özkoç, Milli Eğitim Bakanı Yılmaz’dan gerekçe sunmasını istedi.

“Sakarya’daki nitelikli okulları hangi kriterlere göre belirlediniz?”, “Köklü okullarımızı neden dahil etmediniz?”, “11 ilçemizde neden tek bir nitelikli okul bırakmadınız?” gibi Sakarya’daki tüm anne babaların aklındaki soruları, muhataplarına taşıdı. Cevaplarını, uygulamaları, süreci takip ediyor, edecek.

 

ARABULUCU OLDU, AÇLIK GREVİNİ SONA ERDİRDİ

Toplu sözleşme masasındaki sorunu çözemeyen ve açlık grevi başlatan işçilere destek verdi.

Engin Özkoç, bir otobüs CHP milletvekiliyle Sakarya 1. Organize Sanayi Bölgesi’ndeki eylem çadırına geldi. Özkoç ve 20 milletvekili, önce işçilerin taleplerini, sıkıntılarını dinledi, ardından işverenle görüşme gerçekleştirdi.

Oluşan uzlaşma ortamında, işçiler, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve milletvekillerinin çağrısıyla 10 gündür devam ettirdikleri açlık grevi sona erdirdi; masada anlaşma sağlandı.

ŞEKER FABRİKAMIZ İÇİN MÜCADELE VERDİ

Adapazarı Şeker Fabrikası, Cumhuriyetin ilk şeker fabrikalarından biridir. 1952 yılında kurulmuş, 50 yıldan fazla, binlerce Sakaryalıya iş ve aş olmuştur.

2005’te özelleştirme kararı alındığında, fabrika işçileri ve pancar üreticileriyle birlikte Engin Özkoç da satışa karşı çıktı. Sendikalar, Kooperatifler, STK’lar ile birlikte imzalar toplandı, kampanyalar yürütüldü,  raporlar hazırlanıp Başkent’e taşındı. Satış engellenemedi.  Ancak yürütülen çalışma sonucu; Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi (APEK) ihaleye girdi ve kazandı.

Ne yazık ki APEK’e fabrikayı çalıştırtmadılar. Önce yanlış kota uygulaması, ardından pancar alımıyla ilgili ağır para cezaları fabrikayı çalışamaz hale getirdi. Özkoç hem kota uygulaması hem de haksız cezaların kaldırılması için yasa teklifleri sundu. Meclis ve Sakarya gündemine taşıdı.

Tüm çabaya rağmen, fabrika resmen borç batağına itildi. 2012’de borcu nedeniyle, bugün FETÖ bankası diye kimsenin adını ağzına almadığı Bank Asya’ya devredildi. Öyle hukuksuz bir süreç işletildi ki; hisseler Bank Asya’ya gitti, borç Pancar Üreticilerinin, APEK’in üzerinde kaldı.

Biz CHP iktidarında, Şeker Fabrikalarının özelleştirme ihalelerini iptal edeceğiz. Ayrıca, Sakarya’da 10 yılda yaklaşık 10 kat azalan şeker pancarı üretimini destekleyeceğiz.

TOPRAĞINA SAHİP ÇIKAN KÖYLÜNÜN YANINDA OLDU

Söğütlü’de bereketli tarım toprakları üzerine Organize Sanayi Bölgesi kurulmasına karşı çıkan vatandaşların yanında yer aldı.

Engin Özkoç, Kantar, Fındıklı, Beşdeğirmen köylülerini Meclis’te ağırladı. Seslerini duyurmalarına katkı sağladı, imzalarını; talep ve sıkıntılarını yetkililere ulaştırdı. Köylülerin başlattıkları hukuk mücadelesine de destek veren Özkoç, Sakaryamız için doğru bir tarımsal ve sanayi planlaması yapılıncaya kadar mücadelesini sürdürecek, halkımızın yanında olacak.”

“ÖYLE BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ Kİ”

Özkoç’un konuşmasının ardından milletvekili adayı Gözdenur Yıldız, CHP olarak nasıl bir Sakarya, nasıl bir Türkiye istediklerini şu sözlerle dile getirdi:

“Kentimiz insanları için öyle bir Sakarya hayal ediyoruz ki;

Her birimizin evi, işi, aşı olsun. Hiçbir çocuğumuz yatağa aç girmesin.

Öyle bir Sakarya hayal ediyoruz ki;Tek bir annenin yüreği, evlat acısıyla yanmasın,

yavrusunun cenazesi önüne gelmesin.

Öyle bir Sakarya hayal ediyoruz ki;Fakir-zengin ayrımı olmadan tüm insanlarımız en iyi sağlık hizmetine kavuşsun. Okullar nitelikli niteliksiz diye ayrılmasın, tüm çocuklarımız hak ettiği eğitimi alabilsin.

Öyle bir Sakarya’mız olsun ki; Sokaklarında engelli vatandaşlarımız, hiçbir engele takılmadan hayata karışsın. Gençlerimiz, en verimli yıllarını eğitimin, iş imkanlarının dışında bomboş geçirmesin.

Öyle bir kent kuralım ki; Tüm mahallelerinde çocuklarımız için kreş olsun. Kadınlar hayatın her alanında, eşit haklarla, eşit koşullarda yer alsın. Ekonomik özgürlüğe sahip olsun.

Öyle bir Sakarya düşlüyoruz ki; Proje hataları, drenaj sorunları, sel felaketine yol açmasın. Vatandaşımıza bir kader gibi yaşatılmasın. Tüm okullar, tüm binalar depreme dayanıklı hale getirilsin. İnsanlarımızın yüreğinde korku kalmasın.

Öyle bir Sakarya istiyoruz ki; Tarihi Garından, tarihi Adapazarı-Haydarpaşa Ekspresi tekrar başlatılsın. Gar Meydanı, eski güzel, hareketli günlerine kavuşsun. Tarihimiz olan Atatürk Stadyumu, AVM yapılmasın. 3 kuşak buluştuğumuz bir park olsun.

Kentimizin tüm güzellikleri; gölü, denizi, nehri, longozu, turizme kaynak olsun, insanımızın refahı artsın. Bereketli topraklarımızda tarım yükselsin. Taş ocakları, hayatımızı zehir etmesin. Köyü köy, mahallesi mahalle olsun. Köylünün, çiftçinin, işçinin, memurun, esnafın, sanayicinin her birimizin yüzü gülsün, gülebilsin.

Biliyoruz hayalimiz ortak, hedefimiz ortak. CHP iktidarında söz veriyoruz; Böyle bir Sakarya, böyle bir Türkiye’yi hep birlikte yaratacağız.”

 

 

Aleyna YILDIRIM

Yorumlar (0)