08.01.2022, 09:11

SESİMİ DUYAN VAR MI?

‘Sesimi duyan var mı?’ cümlesini biz 1999 depreminde duymuştuk. Ama biz kadınlar bu cümleyi her gün bir kız kardeşimiz şiddete uğrarken duyuyoruz. Belki yanında değiliz ama bunu hissedebiliyoruz.

Ben bu yazıyı yazmaya başladığımdan itibaren Türkiye ve dünya üzerinde birçok kadın katlediliyor, tecavüze uğruyor ya da şiddete maruz kalıyor. Biz her gün bir kız kardeşimizin ‘sesimi duyan var mı’ cümlesiyle uyanıyoruz. Üzülmekten onun sesi olmaktan başka bir şey yapamıyoruz. Çünkü yasalar yetersiz, kadınlar hala toplumuzda ikinci sınıf muamele görüyor, ses çıkarmaya kalksa sesi kesiliyor.

Kadına yönelik şiddetin toplumsal şiddeti, kötülüğü, nefreti yeniden üreten boyutu, toplumsal yansımaları ve bireyin gördüğü zarar olarak iki yönlü etkisi bulunmaktadır. Kadının şiddeti yoğun olarak yaşaması, tüm toplumu etkileyen ağır sonuçları da beraberinde getirmektedir.

Şiddeti yaşayan kadınların çocukları da ya istismar edilmekte ya da o şiddeti bizzat yaşamaktadırlar. Ya da en azından görgü tanıklarıdırlar. Yapılan araştırmalar sonucunda bu çocukların yüzde 85’in şiddetin potansiyel uygulayıcıları ya da kurbanları olarak yetiştikleri tespit edilmiştir.

Şiddetin bir başka etkisi de, bireysel anlamda kadınlarımızın ve çocuklarımızın ruhsal hastalıklar, kin ve nefret gibi olumsuz davranışlar, kendileri dışında herkesi düşman görmek gibi psikolojik nevrozlar, huzursuzluk, depresyon, bedensel ağrı ve gerginlikler, aile yapısının bozulması ve üretkenliğin azalması gibi sorunlarını çoğaltmaktadır.

Erkekler

Kadınları kıskanırlar. Kadınlara şiddet uygularlar. Kadınlara hükmetmeye çalışırlar. Kadınları tehdit ederler. Kadınların namusu kendilerinden sorulur diye düşünürler. Kadınları başkalarına yâr etmezler. Kadınları kendi malları sanırlar. Kadınlara her istediklerini yapabileceklerini öğrenirler. Kadınları cezalandırma yetkisi taşıdıklarından emindirler. Kendilerini kadınları zapt etmekle yükümlü bilirler.

Ama biz kadınlar hiçbir zaman bir erkeğin namusu veya malı olmayacağız. Biz kendi namusumuzdan sorumluyuz ve biz birer mal değiliz. Biz kadınlar düşünebilen, mücadele eden, çalışan, nefes alan birer bireyiz. Biz artık ölmek, dayak yemek ya da kısa giydiği için tecavüze uğramak istemiyoruz. Biz özgürce yaşamak, özgürce çalışmak ve özgürce kahkaha atmak ve sokaklarda dolaşmak istiyoruz. Siz bizleri kapatmaya çalışmayın öncelikle beyninizin içindeki o pislik, karanlık duyguyu kapattı. Artık bir kız kardeşimizin daha acı çekmesini görmek istemiyoruz. Biz yeter demekten bıktık ama siz yapmaktan bıkmadınız.

Daha temiz bir toplum için, bizi doğuran ve büyüten o kadınlar için Peygamber Efendimizin (s.a.v) “ Cennet anaların ayaklarının altındadır” sözü ile kıymet biçemediği o kadınlar için gelin kadına şiddete ‘HAYIR’ diyelim.

Yorumlar (0)