banner2

banner1

23.11.2020, 16:41

Şapkayı önüne koymak…

Yıl 1990…

Türkiye’de büyük bir otomotiv şirketi kurulur.

O günün şartlarında yerli ortağa ihtiyaç duyulur ve prosedürlerin aşılabilmesi için şirket TOYOTA-SA olarak kurulur.

Sabancı ismiyle kapılar açılır.

Çarklar kolayca döner.

1992 yılında ilimiz sınırları içinde en verimli arazilerin ortasına temeli atılır TOYOTA-SA’nın.

Ulaşım çok önemlidir çünkü.

Artık mısır, pancar, buğday üretmeye gerek yoktur.

Topraktan aldıkları parayla hayatı kolaylaştıranlar fabrikada sigortalı işçi olarak çalışma hayalindedir.

1994 yılında ilk otomobil üretilir.

2000 yılı geldiğinde 100 bininci otomobili üretmiştir TOYOTA’nın cefakar işçileri.

2002’de ihracat başlar, 2003’te çift vardiyaya geçilir.

Yıllık üretim kapasitesi 100 binden 150 bine çıkarılır.

Makine gibidir emekçiler.

Hep daha çok, hep daha hızlı üretmektir hedef.

2005 yılı geldiğinde 500 bininci araç banttan iner.

Böyle devam eder döngü.

Hep daha çok, hep daha hızlı üretim…

Bugün artık Dünya devidir.

2019 yılında üretimin 25. Yılı kutlanır.

Üç vardiya çalışan 3 bin 500’den fazla işçisi bir o kadar da bağlantılı çalışanı vardır.,

Çok büyümüştür 25 yılda.

6 aylık deneme işçiliğini aşıp kadroya girme şansı yakalayan az sayıdaki şanslı işçileri ile Avrupa’nın en hızlı ve kusursuz üretimini yapmaktadır.

Hem de Avrupalı meslektaşlarının üçte bir fiyatına çalışarak.

Bugün üretimin 26. Yılında TOYOTA’da olmayan tek şey SENDİKADIR.

TOYOTA çalışanının hiç sendikası olmamıştır.

Oysa Türkiye’nin en büyük sendikasının genel başkanı Sakaryalıdır.

Üçüncü Sakaryalı genel başkandır hem de.

Artık yeter demelidir.

Bu ayıbı ortadan kaldıracak bir çözüm bulmalıdır.

Bugün “Şapkayı önüne koyma” günüdür.

Hazır yeniden demokratikleşme rüzgarları esmeye başlamışken.

Yorumlar (0)