banner2

banner1

01.12.2019, 21:42

Şahsiyet'i Hatırla

Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Emmy Ödülleri’nde Haluk Bilginer’in Şahsiyet dizisindeki Agah Beyoğlu rolüyle “En İyi Erkek Oyuncu” ödülü alması ülkece koltuklarımızı kabarttı. Zaten gerek oyunculuğuyla, gerek enerjik kişiliğiyle kendini kanıtlayıp gönüllerimizi kazanmış olan Haluk Bilginer, bir kez daha kalitesini ortaya koydu.

Şahsiyet’i ilk çıktığı zamanlarda hemen izleyip hayranı olmuştum bile. Hakan Günday’ın kaleme aldığı, Onur Saylak’ın yönetmenliğini yaptığı Şahsiyet’in ünü bu şekilde ülke sınırlarını aşmış oldu. Tüm övgüleri sonuna kadar hak ediyorlar.

Şahsiyet’i, dizinin iki önemli boyutuyla incelemek istiyorum: Kişilik-hafıza ilişkisi ve ceza vermenin psikolojisi.

Şahsiyet, Alzheimer teşhisi alıp hafızasını yitireceğini öğrenen Agah Beyoğlu’nun kendi adaletini sağlama serüvenini anlatan bir gerilim hikayesi. Daha ilk bölümden “Peki ben ne olacağım? Şahsiyetim ne olacak?” cümlesindeki derinliğin dizinin en önemli vurgularından biri olduğunu düşünüyorum. Sahi, hafızamız olmadan kişiliğimizin herhangi bir önemi var mıdır? Bizi biz yapan hafızamız değil midir? Bu konuyu, birkaç yıl önce Black Mirror izlerken de tartışmıştım. Black Mirror’ın bir bölümünde çocukları öldüren bir kadının hafızasını siliyorlar ve çocuklara yaşattığı korkunun aynısını bir simülasyon şeklinde ona yaşatıyorlar. İşin daha da tüyler ürpertici noktası bunun bir gösteri şeklinde halka sunulması. Kadın tüm o korkuyu, acıyı hissederken bir grup izleyici tiyatro izler gibi keyif alarak bu ana şahit oluyor. Eminim ki bu uygulama günümüzde kadın katilleri üzerinde denense sonuna kadar destek verecek, hatta uygulamaya yatırım yapacak binlerce insan olurdu. Çünkü içimizde her cinayette tekrar alevlenen, sönmek bilmeyen bir ateş var ve aynı acıyı o katilin yaşayacağını bilmenin içimizi serinleteceğine inanıyoruz.

Oysa es geçtiğimiz bir nokta var: Şahsiyetleri ne olacak? Bir kişi, hafızası silindikten sonra aynı kişi olarak yaşamaya devam edebilir mi? Agah Beyoğlu adaletini sağlamak üzere seri cinayetleri işlerken Agah’tır, ancak Alzheimer ilerleyip de cinayetleri hatırlamazsa yine aynı kişi olduğunu iddia edebilir miyiz? Kadın, çocukları öldürdüğünü hatırlamadan sonu gelmeyen bir cezaya hapsedildiğinde cezasını çektiğini ve dersini aldığını düşünebilir miyiz?

Bu sorulara cevabımız koca bir “hayır” olmalıdır. Ceza bu şekilde işlemez. Cezanın ne şekilde işlediğini yine Şahsiyet’ten bir örnekle açıklayalım: Dizinin bir bölümünde, Agah Beyoğlu, kaçırıp eve kelepçelediği bir kadın katiline katlettiği tüm kadınların fotoğraflarını bir slayt gösterisi şeklinde izletmişti. Hala daha o sahneden çok etkilenirim. Çünkü orada Agah, katile bunu yaşama sebebini açık bir şekilde anlatıp yaptıklarının sonuçlarını gösterme hedefi taşıyordu. “Bak, sen bunları bunları yaptın ve bunun sonucunda da bunları yaşıyorsun.” Katili bu durumdan haberdar etmesi ceza vermedeki mantıkla uyuşan nitelikteydi (Kaçırıp eve kilitlemesinin doğruluğu tartışılır). Çünkü kişi, neden ceza aldığını hatırlamıyor ya da bilmiyorsa gerekli ilişkiyi kuramaz ve öğrenme süreci de haliyle başlayamaz.

Bu yüzden ceza vermedeki amacımızı sorgulamamız gerekiyor: Biz bu cezayı verirken içimizdeki ateşin sönmesini mi yoksa suçlunun yaptığı işin boyutlarının farkına varıp düzelme yoluna gitmesini mi istiyoruz. Amacımız ilk seçenekse işin çok farklı noktalara gideceğinden emin olabiliriz. Bu düşünce kişileri hastalıklı davranışlara götürebilir. Testere’yi hatırlarsanız orada bir adam, zamanında kötü işler yapmış kişileri çeşitli vahşi oyunlarla cezalandırmaya çalışıyordu. Kişi oyunların mantığını çözüp kurtulursa suçuna ilişkin bir farkındalık taşıyordu belki ama oyun sahibinin bunu sağlama yöntemi çok tartışmalıydı. Birinde travmalara yol açmış bir kişiyi düzeltmenin yolu yeni travmalar oluşturmaktan geçmez. Bu yöntem, cezalandıran kişinin içsel tatminini sağlamaktan öteye geçemez.

Amacımız ikinci seçenekse (gerçekten bir şeyleri düzeltmekse) bu uzun bir zaman, emek, sabır ve empati gerektirir. Tüm bunları sağlamaya gönüllü kişilerin sayısı da tahmin edersiniz ki bir elin parmağını geçmez.

Hakkında sayfalarca yazılacak “kişilik-hafıza ilişkisi” ve “kendi adaletini sağlama, ceza verme” konularını bu derece zarif, anlamlı şekilde işleyen Şahsiyet’in Türk dizi tarihinde önemli bir yeri olduğuna inanıyorum. Umarım bu kalitede, derinlikte daha fazla yapım karşımıza çıkar.

Yorumlar (0)
sisli
Namaz Vakti 09 Aralık 2019
İmsak 06:33
Güneş 08:04
Öğle 12:56
İkindi 15:17
Akşam 17:38
Yatsı 19:03
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Sivasspor 14 30
2. Beşiktaş 14 27
3. Trabzonspor 14 26
4. Başakşehir 14 26
5. Fenerbahçe 14 25
6. Galatasaray 14 23
7. Alanyaspor 14 22
8. Göztepe 14 20
9. Malatyaspor 14 20
10. Denizlispor 14 18
11. Çaykur Rizespor 13 17
12. Gaziantep FK 14 17
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 14 14
15. Kasımpaşa 14 12
16. Antalyaspor 14 12
17. Ankaragücü 14 9
18. Kayserispor 13 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 14 30
2. Akhisar Bld.Spor 14 25
3. Erzurum BB 14 24
4. Bursaspor 14 23
5. Ümraniye 14 22
6. Keçiörengücü 13 21
7. Menemen Belediyespor 13 21
8. Fatih Karagümrük 14 20
9. Balıkesirspor 14 19
10. Giresunspor 14 19
11. Adana Demirspor 14 18
12. Altay 14 17
13. İstanbulspor 14 15
14. Altınordu 14 13
15. Osmanlıspor 14 11
16. Boluspor 14 11
17. Adanaspor 14 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Barcelona 15 34
2. Real Madrid 15 34
3. Sevilla 16 31
4. Real Sociedad 16 27
5. Getafe 16 27
6. Athletic Bilbao 16 26
7. Atletico Madrid 16 26
8. Valencia 16 26
9. Granada 16 24
10. Osasuna 16 23
11. Real Betis 16 22
12. Levante 16 20
13. Villarreal 16 19
14. Real Valladolid 16 19
15. Deportivo Alaves 16 18
16. Eibar 16 15
17. Mallorca 16 14
18. Celta de Vigo 16 13
19. Leganés 16 9
20. Espanyol 16 9