SAHURDA EZAN OKUNUNCA YEME İÇME TERK EDİLMELİ

En çok sorulan sorulardan sahur vaktinin ne zaman girdiğini açıklayan Adapazarı İlçe Vaizi Mahmut Kayabaşı, “Sahur vakti ezanın başlamasıyla oruç başlar. Bu sebeple ezanın başlaması ile yemeyi içmeyi terk etmek gerekir. Ezan başladığı sırada ağızda bulunan lokmanın yutulmasında bir sakınca yoktur. Ayrıca iftar vaktinde ezan başlayınca orucu açmakta acele etmek sünnettir. Zira Peygamberimiz ‘Oruç açmakta acele ettikleri sürece Müslümanlar hayır üzere yaşarlar’ buyurmuştur. Ezan başlayınca orucumuzu açabiliriz” diyerek açıkladı.

KAN VERMEK VE AŞI OLMAK ORUCU BOZMAZ

Gıda ve keyif verici olmayan enjeksiyonların, yemek ve içmek anlamına gelmediklerinden orucu bozmadıkları söyleyen Kayabaşı, aşının orucu bozmadığını ancak oruçlu iken gıda ve vitamin iğneleri yaptıranların, ağızdan aşı alanların damardan serum ve kan verilenlerin orucunun bozulduğunu ve daha sonra bu kaza edilmesi gerektiğini söyledi. Ramazan’da oruçlu iken kan verenin orucunun bozulmadığını aktaran vaiz Kayabaşı, vücuda kan almanın beslenme, gıda alma kapsamına girdiği için orucu bozduğunu, gününe gün kaza orucu tutması gerektiğini aktardı.

VÜCUDA SÜRÜLEN ÜRÜNLER ORUÇ BOZMAZ

Dudak nemlendiricisi, vücuda sürülen yağ, merhem ve benzeri şeyler orucu bozmadığını söyleyen Kayabaşı, “Fakat kişi, dudak kuruluğu giderdiği bu şeyin midesine girmemesine dikkat etmesi gerekir. Yine çok sorulardan olan kusmak orucu bozar mı? Sorusuna da değinelim. Miktarı ne olursa olsun kendiliğinden gelen kusuntu orucu bozmaz. Aynı şekilde mideden ansızın ağza yükselip tekrar mideye dönen şeyler de oruca zarar vermez. Kişinin kendi isteği ile ağız dolusu kusması hâlinde ise oruç bozulur. Bununla birlikte, kustuğu için orucu bozuldu zannıyla yemeye içmeye devam eden kimsenin orucu bozulur. Böyle bir kimseye keffâret değil, gününe gün kaza gerekir” diye açıkladı.

DİŞ FIRÇALAMAK ORUÇ BOZMAZ

Diş fırçalamanın orucu bozmadığını aktaran Kayabaşı, “Boğaza su kaçırmadan ağzı su ile çalkalamak orucu bozmadığı gibi diş fırçalamakla da oruç bozulmaz. Bununla birlikte, diş macununun veya suyun boğaza kaçması hâlinde oruç bozulur. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsaktan önce veya iftardan sonra fırçalanması, oruçluyken fırçalanacaksa da macun kullanılmaması uygun olur” dedi.

HANGİ DURUMLARDA ORUÇTAN MUAF OLUNUR?

Vaiz Kayabaşı hangi durumlarda oruç tutmaktan muaf olunur sorusunu şöyle yanıtladı:

“Ramazan’da en az 90 kilometre kadar bir yere gitmek için yola çıkacak olan kimse, geceden oruca niyet etmeyebilir. Fakat niyet ettikten sonra gündüz yolculuğa çıksa bu yolculuk esnasında meşru başka bir mazereti bulunmazsa orucunu bozmamalıdır. Zira başlanan bir ibadetin mazeret yoksa tamamlanması gerekir. Oruç tuttuğu zaman hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen ya da hastalığı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kişilerin daha sonra kaza etmek üzere Ramazan ayında oruç tutmamalarına ruhsat tanınmıştır. Aybaşı ve lohusalık durumunda olan hanımlar namaz kılamaz ve oruç tutamazlar. Bu süre içinde geçen namazlar onlar için bağışlanmıştır. Daha doğrusu bu süre içinde namaz kılmakla yükümlü bulunmadıklarından sorumlu da değildirler. Oruçlarını ise, bu halleri geçtikten sonra imkân bulduklarında kaza ederler. Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler, oruç tutmayıp yerine fidye verirler”

AÇLIK VE SUSUZLUKTAN FENALAŞAN ORUCUNU BOZABİLİR

Açlık veya susuzluk sebebi ile beden ve ruh sağlığının ciddi derecede zarar görmesi söz konusu olan kimsenin orucunu bozabileceğini söyleyen Kayabaşı, “Sağlık şartlarının düzelmesi hâlinde bozulan oruç Ramazan’dan sonra kaza edilir. Böyle bir kimsenin orucuna devam etmesi ölümüne veya bir hastalığa sebep olacak nitelikte ise orucunu açmaması yani oruca devam etmesi günah olur. Esas itibarıyla bir insanın ibadetlerini normal bir şekilde yapmasını engelleyecek zor ve ağır işlerde çalışması veya çalıştırılması doğru değildir. Ancak kişisel veya toplumsal zorunluluklar, bazılarının böyle işlerde çalışmasını gerektirebilmektedir. Böyle durumda bulunan bir kişi, oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden korkuyorsa, orucunu tutmayabilir. Bu durumda olanlar, izin günlerinde veya müsait zamanlarda tutamadıkları oruçlarını kaza etmelidirler. Son olarak, oruç tuttuğu takdirde kendisinin veya çocuğunun zarar görmesinden endişe eden gebe veya emzikli kadınlar oruç tutmayabilirler; zarar görme ihtimali kuvvetli ise tutmamaları gerekir. Durumları normale döndüğünde tutamadıkları oruçları kaza ederler” ifadelerini kullandı.

VAİZ HATTINA EN ÇOK GELEN SORULAR

Vaiz hattını arayarak en fazla solan soruları anlatan Kayabaşı, “İftar ve sahur vakitleri ile ilgili sorular çok geliyor. Mesela; ‘kalktım bir şeyler atıştırdım saate baktım ezanın okunduğunu fark ettim. Ne yapmalıyım?’ Böyle bir kimse o günü oruçlu gibi devam edecek. Ramazan'dan sonra güne gün kaza edecek. Bunun dışında hastalıklarla ilgili sorular geliyor. Çokça zekat konusunda sorular alıyoruz. Kıymetli vatandaşlarımıza Diyanet Alo Fetva hattı 190’ı hatırlatmak isteriz. Her türlü sorularınız için danışabilirsiniz.” dedi.

Muhabir: Sinem Elif Mutay