banner2

banner1

31.01.2020, 15:01

Olumlu Davranış Geliştirmede Görev Vermenin Önemi

Herkesin sınıfında derslerde söz alarak ya da almadan konuşan, yerinde duramayan, lider özellikleri gösteren, öğretmenlerin sevdiği ama aynı zamanda derste uğraşmakta yorulduğu bir ya da iki arkadaşı olmuştur. O kişiyi hatırladınız, değil mi? Eğer hiçbir fikriniz yoksa muhtemelen o sizsinizdir.

Okulda öğretmenlerin rehberlik servisinden en çok yardım istediği konu bunun gibi hareketli ve dersin akışını bozan öğrencilerle nasıl baş edeceklerini öğrenmek. Evet, öğrenci derse katılım konusunda istekli, hevesini kaybetmemiş, sosyal… Görünürde hiçbir problem yok. Ancak diğer arkadaşlarının konuşmasına izin vermemesi ve dersin işlenişini yavaşlatmaları sebebiyle sınıf içerisinde istenmeyen öğrenci konumuna düşüyorlar.

Bu öğrencilerden daha baskın karakterde olanları da zaman zaman zorba özellikleri gösterebiliyor. Arkadaşları arasında önemli bir konuma sahip olması sebebiyle öğretmenle zıtlaşma, arkadaşlarına üstünlük kurma, dediklerini sınıfa kabul etme davranışlarında bulunabiliyorlar. Zaman geçtikçe de öğretmen yılmış, bunalmış, sinirli hissedebiliyor.

Benden istedikleri tavsiye daha çok “Ne çeşit ceza verirsek etkili olur?” şeklinde olsa da üst düzey aksi bir davranış göstermediği sürece cezalandırılmamaları gerektiğini söylüyorum. Neden mi? Çünkü tam olarak böyle öğrenciler toplumda bir fark yaratabilecek kişilerdir. Eğitim sistemimiz, dersin işleniş şekli uyumlu, dikkatle dinleyen, sessiz öğrenci istese de asıl odak noktamızın bu tarz lider öğrenciler olması gerekir. Bu öğrencilerin çeşitli cezalar ve yaptırımlarla sessiz ve içine kapanık kişilere dönüşmesi eğitim açısından, daha da önemlisi toplum açısından büyük bir kayıptır.

Peki, bu öğrencilerle nasıl başa çıkılabilir?

Yakın zamanda okul müdürüm iki yedinci sınıf öğrencisi için aynı şikayette bulununca “Onlara görev verin,” önerisinde bulundum. Onlara okuldaki çeşitli aktivitelerde önemli görevler vermek hem saygı duyulduklarını hissettirir, hem de sınıf içerisindeki enerjilerini yönlendirecekleri bir ortam bulmalarını sağlar.

Bunun üzerine iki öğrenciyi -biri kız, biri erkek- okulda yeni kurulmakta olan kütüphanenin başkanı ve başkan yardımcısı yaptık. Üç saat boyunca birlikte vakit geçirerek kitapları taşıdık, her birini tek tek kategorilere ayırarak numaralandırdık. Bu üç saat süresince de kendilerinden beklenmeyecek derecede sorumluluk sahibiydiler ve en önemlisi o taşkın hareketlerinden eser yoktu. Kız öğrenci konusunda en büyük şikayet sürekli bağırarak konuşmasıydı, çalışırken gayet sakin bir tonda konuştu. Hiçbir şeyle ilgileniyor gibi görünmeyen erkek öğrenci de kitapların kapaklarını tek tek merak içerisinde inceledi, sonunda birini göstererek “Bunu okuyabilir miyim?” diye sordu. Tabi bu süreçte kategoriler hakkında bilgi vermeyi ihmal etmedim. Bildikçe kapakları daha da merakla incelemeye başladılar.

İşimiz bittiğinde tek tek teşekkür etmeyi ihmal etmedik. Öğrenciye herhangi bir yardımı için teşekkür etmek onu değerli hissettirir ve ihmal edildiği hissini ortadan kaldırır. Böylece öğrencinin sınıf içinde ve dışında kendinden istenilen uyumu göstermesi kolaylaşır.

Bu, sadece okul içerisinde değil evde de uygulanabilecek bir yöntemdir. Çocuğunuz evde çok taşkın hareketlerde bulunuyorsa ona evde yapabileceği görevler vererek değerli olduğunu, katkıda bulunabileceğini hissettirebilirsiniz. Böylece çocukta daha fazla katkıda bulunma isteği oluşmaya başlar. Görev ve sorumluluk, olumlu bir davranış geliştirmede en etkili yöntemlerden biridir.

Yorumlar (0)