banner2

banner1

30.08.2020, 20:22

"OLMAZ" DEMEYİN!

Çok sular aktı köprülerin altından,

Çok fazla şey yaşandı.

Evet,

Çok senaryolar yazılıp çizildi,

Çokça oyunlar oynandı bu memleket üzerine biliyoruz.

Yaşı yakalayanlar,

Bizzat yaşayarak gördü olanları,

Ömrünün son kısmında şahitlik etti olanlara belki bazıları,

Bazıları gençliğini verdi memleket sevdasına,

Bazısının çocukluğuna denk geldi olağanüstü durumlar,

Bazıları ise sadece büyüklerinden dinleyerek öğrenebildi memleket hikâyelerini.

Dünden bugüne,

Memleketi için canla başla çalışan da oldu,

Memleketi bol kepçe satanlar da.

Memleket için can verenler de oldu,

Memleketin canını okuyanlar da.

...

Kurtuluş Savaş' ına ilham olmuş,

Atatürk' ün başucu kitapları arasına girmiş ve Atatürk' ün askeri okul müfredatında okunmasını emrettiği,

Grigoriy Petrov' un,

"Beyaz Zambaklar Ülkesinde" kitabını okudunuz mu bilmem!

Okumadıysanız da şayet,

Şiddet üzeri şiddetle tavsiye ederim okumanızı.

Finlandiya' nın,

Yokluğa giderken hızlı adımlarla nasıl da tekrar varolduğunu,

Nasıl yeniden doğduğunu,

Bağımsızlık uğruna,

Gelişme yolunda nerelerden,

Hangi yollardan geçtiklerini göreceksiniz o kitapla.

Ve umut dolacak o vakit içiniz.

Ve toplum olmanın kıymetini yeniden bilecek,

Toplumsal birlikteliğin,

Toplumsal gelişimin önemini tekrar fark edecek,

Vatan bilinci ne demekmiş bir daha hatırlayacaksınız kitap son bulduğunda.

Ve göreceksiniz ki;

Her şeye rağmen,

"OLMAZ DİYE BİR ŞEY YOK" asla insanlık.

Ve bizim için de "OLMALI" işte.

...

Her şeyden önce,

Keyfiyetçi yönetim anlayışından çok çok uzak,

Vizyon sahibi,

Geçmişini,

Tarihini,

Tarihi çok iyi bilen,

O çok iyi bildiklerinden dersler çıkarabilen,

Geçmiş ile geleceğe ışık tutabilen,

Gelenekleri önemseyen,

Aynı zamanda da değişime açık,

Yenilikçi,

Bol okuyan,

Bolca araştıran,

Bilinç düzeyi yüksek,

Sahip olduğu o yüksek bilinç ile bilinçli bir şekilde halkı uyutmayıp aksine uyuyan zekâları uyandırabilecek,

Bilim ve sanat dostu,

Gereksiz kibirden,

Yersiz öfkelerden,

Bitmek bilmez egolardan uzak,

Eleştiriye açık,

Sevgi diline yakın,

Hoşgörmeye yatkın,

Gerçekten kucaklayabilen,

Gerçekten kucaklaşabilen,

Bölmeyip birleştiren,

Saygı ile saygınlık uyandıran,

Her yanlışta başkalarını suçlamak,

Başkalarını hedef göstermek,

Yanlışların üzerini örtmek yerine,

Yanlışı kabul edip doğru yolu bulma yönünde hareket edebilen,

Farklı görüşlere,

Farklı düşüncelere,

Farklılıklara açık,

Çeşitlilikten yana,

Kendi gibi düşünmeyenleri damgalamaktan kaçınan,

Tutarlı,

Duyarlı,

Kayırmacı zihniyetten uzak,

"Sağ" ım,

"Sol" um anlayışının getirdiği körü körünelik durumunu çoktan aşmış,

Uzlaşıcı,

"HAKİM" olmak yerine,

Her zaman iyi bir "HAKEM" olmayı tercih eden,

Kriz anını yönetebilen,

Milletini iyi tanıyan,

Milletini iyi bilen,

İnsan ayrımı gözetmeyen,

Her türlü anlayışa,

Yaşam biçimine,

Her türlü seçime,

Her türden tercihe karşı özenli ve ideolojilerini bu doğrultuda belirleyebilmiş,

Herkese eşit mesafede,

Yalnızca kendine ve çevresine değil,

Milletinin geleceğine projeler üreten,

Kendi ve çevresi için değil, Milleti için yatırımlar düşünen,

Üretken,

"Birlikte üretme,

Kazanılanı hakkıyla bölüşme,

Bölüştürme" eğiliminde olan,

Bu memlekete gerçekten gönül vermiş ve hiç düşünmeden ömür verebilecek,

Çok,

Ama çok sevdalı ve o çok büyük sevdasıyla da milleti aşka getirecek yürekliler gerek bu memlekete sadece.

Sadece,

Gerçekten de millet olarak tek yürek olup,

Gönülden gönül vermek gerek memleket için hep birlikte yine.

...

Herkese,

Hepimize çok işler düşüyor bu anlamda insanlık.

Algıların,

Anlayışların,

Bakış açılarının değişmesi gerekiyor artık.

Bireyselciliği bırakıp birlikte hareket etme zamanı şimdiki zaman.

Siyasi kimlikleri,

Siyasi görüşleri,

Kişisel menfaatleri bırakıp bir kenara,

Hep birlikte kalkmalıyız yeniden yeniden ayağa.

Bunca zaman,

Bu memleket için can vermişlere olan borcumuzu,

Ödemeliyiz üzerimize düşen sorumluluklarla.

Biz istersek,

Biz kafamıza koyar,

Biz kafamızı yorarsak,

Biz emek vermeye gönüllü olursak şayet,

Olur elbet.

Bu memleketi,

Geldiği çarpık noktalardan kurtarıp yeniden inşaa etmek hepimizin ellerinde.

Sonuçta her birimiz,

Yaptığımız her şeyle,

Her işle bu memleketin mimarlarıyız.

...

Her iş değerli,

Her iş kıymetli,

Her insan önemli mantığı ile hareket etmeliyiz hepimiz.

Sorumluluklarımızın farkında olup,

Her anlamda üretmekle başlamalıyız işe.

Kendi tohumumuzun,

Kendi madenimizin,

Kendi ham maddelerimizin,

Kendi toprağımızın,

Kendi hayvanımızın kıymetini bilip,

Kendimiz üretebimeliyiz yine.

Üretmek,

Üretmek,

Üretmek...

Üreterek, kendi yağımızla kavrulma yoluna gidebilmeliyiz yeniden.

Bir taraftan üretebilirken,

Diğer taraftan tüketime de bilinç kazandırmalıyız.

"Ben ne yapabilirim ki?" diye düşünmemeli asla bir kişi bile.

Başkanı,

Bakanı,

Müdürü,

Yardımcısı,

Bilimcisi,

Akademisyeni,

İmamı,

Tarımcısı,

Sanayicisi,

Mühendisi,

Teknisyeni,

Sağlıkçısı,

Öğretmeni,

Öğrencisi,

Polisi,

Askeri,

Savcısı,

Hakimi,

Avukatı,

Gazetecisi,

Pilotu,

Elektrikçisi,

Tesisatçısı,

Marketçisi,

Bakkalı,

Fırıncısı,

Manavı,

Kasabı,

Emlakçısı,

Otelcisi,

Restaurantcısı,

Cafecisi,

İtfaiyesi,

İşçisi,

Emeklisi,

Ev hanımı,

Çocuğu,

Genci,

Yaşlısı vs vs ...

Kim olursak olalım,

Ne olursak olalım,

Nerede,

Ne iş yaparsak yapalım,

Her şartta,

En ahlâklıca,

En akıllıca,

En iyisini,

En doğru şekliyle yapmamız gerektiğini bilmeliyiz.

Herkesin yapacak bir şeyleri var muhakkak bu memleket için.

Hepimiz aklımızı başımıza toplayıp çabalamak,

Hepimiz ayağımızı denk almak zorundayız bundan sonra.

Başka yolu var mı sizce!!!

...

'O, TIPKI BİR DÖNEMLER GİBİ "OLMAZLARI" "OLDURABİLMEK" dileğiyle...

Zafer Bayramımız kutlu olsun.

Hep birlikte, birlik içerisinde nice nice zaferlere...'

Yorumlar (0)