• Reklam
Reklam
Reklam

Okul ziyaretleri devam ediyor

Vali Nayir, her hafta gerçekleştirdiği okul ziyaretleri kapsamında Adapazarı Güneşler Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri ile bir araya geldi.

Okul ziyaretleri devam ediyor

Vali Nayir, her hafta gerçekleştirdiği okul ziyaretleri kapsamında Adapazarı Güneşler Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri ile bir araya geldi.

Okul ziyaretleri devam ediyor
18 Nisan 2019 - 11:14
Reklam

İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları Coşkun Bakırtaş ve Ergüven Aslan ile İlçe Milli Eğitim Müdürü Ziya Cevherli’nin de eşlik ettiği ziyarette Vali Ahmet Hamdi Nayir’e bilgiler veren Okul Müdürü Müşerref Sezgin, 37 öğretmen ve 600 öğrenci ile eğitim-öğretim yapılan okullarının TÜBİTAK’ın geçen yıl düzenlediği farklı yarışmalarda ikincilik ve üçüncülük kazandığını belirtti.

“BAŞARALI OLACAĞINIZ MESLEKLER SEÇİN”
11. sınıfta Matematik, 12. sınıflarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile Yabancı Dil derslerine katılarak öğrencilere nasihatlerde bulunan ve sorularını da cevaplayan Vali Ahmet Hamdi Nayir, “Önünüzde uzun bir hayat var, İnşallah seveceğiniz, başaracağınız işler içerisinde bulunarak, hem ailenizin yük akı olur hem de bu hayatı verimli olarak geçirmiş olursunuz. Sizlere yönelik en büyük dileğimiz budur.
Geleceğe dair hedefiniz ve planınız mutlaka olsun. Erkenden hayata hazırlanmaya başlayın, ancak mutlaka seveceğiniz bir işi yapın. Her meslek hakkı verildikten sonra en güzel meslektir. Öğretmenlik de güzel meslektir, mühendislik de, avukatlık da, yeter ki siz işinizi severek yapın, başarı kendiliğinden gelecektir. Öğretmen olacaksanız en iyisi olmaya çalışın, mimarlığı seçerseniz farklı tarzlar çizmeye ve çizgi dışı olmaya çalışın, hayallerinizden asla vazgeçmezseniz, başaranların sizden bir farkı olmadığını görürsünüz. Geleceğini sizin gibi gençlere teslim edeceğimiz bu ülkenin, daha iyi yerlerde olacağına dair inancımız, güvenimiz tam. Çalışmak için bahaneler arayın. “Şu an uygun değil, burası uygun değil” gibi düşünmeyin. Her yer ve her zamanın okumaya, çalışmaya uygun olduğunu göreceksiniz. Ali Fuat Başgil’in ‘Gençlerle Baş Başa' adlı kitabında, ‘Çalışmanın uygun yeri ve zamanı yoktur’ diye bir tespiti vardır. Bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.

“KEŞKE ÖĞRETMEN OLSAYDIM DEDİĞİM OLDU”
Bazen bir kişinin dokunması ile hayatınız farklılaşır. Öğretmenlerimizin sizlerin hayatı üzerinde çok önemli tesirleri vardır. Bir öğretmen bir öğrencinin hayatını değiştirebilir. Buna ait birçok örneği hem yaşayacaksınız hem de çevrenizdeki insanlarda göreceksiniz. Geriye dönüp baktığımda, ‘Keşke öğretmen olsaydım’ dediğim çok zamanlar oldu.

“DİLİMİZİ İYİ İBLMELİ VE YAŞATMALIYIZ”
Dil konusu çok geniş bir kavramdır ve önemli bir daldır. Fatih Sultan Mehmet tam 6 dili anadili gibi konuşurmuş. Başarılarına tesir eden hususlardan biri de şüphesiz bu yöndeki kabiliyetidir. Öğrendiğimiz birçok şey unutulmaya mahkûmdur, bunların içerisinde en nankör olanı da dildir ve eğer üzerinde tekrar etmezseniz unutulup gidiyor. Yabancı dil deyince genellikle fen bilimlerinin ihtiyaç duyduğu husustur diye düşünürüz. Ancak biz kendi tarihimizi de birçok şarkiyatçıdan, onların yazmış olduğu İngilizce, Fransızca eserlerden öğrenebildiğimiz için, dil hâkimiyeti çok iyi olan sosyal bilimcilere de ihtiyacımız var. Fakat öncelikle kendi dilimizi yaşatmak adına herkesin Türkçesinin çok iyi olması gerekiyor” dedi.

“ŞEHRİN HER ALANI BİZİ İLGİLENDİRİYOR”
Öğretmenler Odasında öğretmenlere hitap eden Vali Ahmet Hamdi Nayir, “Her hafta bir okulu ziyaret ettiğimizde İlimizdeki bütün okulları ziyaret etmiş gibi hissediyoruz, bir sınıfta öğrenciler ile buluştuğumuzda sanki 180-185 bin öğrencimizle bir araya gelmiş gibiyiz ve yine bir öğretmenler odasında sizlerle bir araya geldiğimizde sizleri de 12 bin öğretmenimizin temsilcileri olarak görüyoruz.
Valiler ve Kaymakamlar emniyet ile asayişten birinci derecede sorumlu oldukları için en çok buna önem verirler diye düşünülür, oysaki bizim eğitim, sağlık, altyapı gibi aklınıza gelebilecek her konu ile ilintili görevimiz ve sorumluluğumuz var.

“GAYRETLER BİZİ MUTLU EDİYOR”
Nüfusun büyük kısmı öğrencilerden oluşurken, geri kalan kısım ise öğrencilerimizin aileleridir diyebiliriz. Eğitim alanında üzerimize düşecek olan her konu çok önemlidir. Bunun için haftanın belirli bir gününü okullarımıza ayırmak istedik. Eğitim alanında neler olup bittiğini daha yakından görmek, eğitimcilerimizin gönül gücünü artırabilmek için neler yapılması gerektiği ve öğrencilerimizin kendilerine olan güvenlerine yardımcı olmak maksadıyla böylesi ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Okulları gezip öğrencilerimizin heyecanları ve şevklerini görünce bizler de aynı duyguları hissediyoruz, öğretmenlerimizin çabalarını gördükçe de üzerimizde olumlu düşüncelerle o bir haftayı geçiriyoruz.

“EĞİTİMCİLİK FEDAKARLIK VE SABIR GEREKTİRİR”
Ülke için, aile için ve fert için en önemli konuların başında gelen eğitimin temsilcileri olarak sizlerden büyük beklentilerimiz olduğu gibi, sizler de hem kendi çocuklarınızdan hem de öğrencilerinizden beklenti içerisindesinizdir. Aynı zamanda birer veli de olan her öğretmen; çocuğu üzerinde etkisi olacak, onu geleceğe ve hayata hazırlayacak, faydalı olan şeyleri öğretip zararlı olan hususlardan uzak tutacak, iyi bir insan olmasına yardım edecek bir eğitimcinin elinde yetişmesini mutlaka ister. Aynı şekilde size emanet edilen çocuklarımızın ailelerinin sizlerden beklentisi de aynı yöndedir. Çünkü öğretmenlerin sizler dâhil her insan üzerinde büyük bir tesiri vardır. Fedakârlık ve sabır gerektiren bu meslek, aynı zamanda çok kutsal bir iştir. 

“ÖĞRETMENİN ETKİSİ AZALIRSA EĞİTİMİN DE ETKİSİ YOK OLUR”
Geçmişten günümüze değişen birçok husus olduğunu görüyoruz. Bu değişim öğretmenin öğrenci üzerindeki tesirini azaltmamalı. Ne olursa olsun öğretmenin öğrenci üzerindeki etkisini kısıtlayacak hususların olmaması gerektiği kanaatindeyim. Baskıya, şiddete elbette karşıyız, ancak çocuk üzerinde hâkimiyet kuracak kadar da bir mekanizmanın mutlaka bulunması lazım. Ailelerin de öğretmenlere her konuda destek olması gerektiğini düşünüyorum. Öğretmenin çocuk üzerindeki etkisini azaltmak, eğitimin etkisini azaltmak demektir. Zaman zaman bize ulaşan şikâyetlerden, ödevini yapmayan öğrenciye kızan öğretmenin veli tarafından yanlış değerlendirildiğini gördüm. Veli “Öğretmen çocuğuma sınıfın huzurunda kızmış, çocuğumun psikolojisi bozuldu, okula gitmek istemiyor, şikâyetçiyim” dediği oldu. Konu öğrenciyi faydalı işler yapmaya yönlendirmek olunca veli de öğretmenle birlikte hareket etmelidir. Öğretmenlerimizin olumsuzlukları dikkate almadan; ülkemize, tarihimize ve kültürümüze borcumuz var diye düşünerek yapabileceklerinin en iyisini başaracaklarına inanıyorum” diye konuştu.
Toplantıda öğretmenlerle tanışarak bir süre sohbet eden Vali Ahmet Hamdi Nayir, tüm eğitimcilerimize ve öğrencilere başarılar dileğinde bulundu.
 

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Tatangalar resmi bir açıklama yapmadı
Tatangalar resmi bir açıklama yapmadı
Geniş katılım
Geniş katılım