banner2

banner1

24.06.2018, 01:34

Ne mi olsun!!!

Yaşadıklarımızı hiç yaşamamış,
Hayatı bambaşka bir boyuttan seyre dalmış,
Zevki,
Sefayı yaşam biçimi saymış,
Ne yaptıysa kendisi ve kendi çevresi için yapmış insanlar,
Bizlere,
Dünün,
Bugünün getirdiği onca sorunu,
O sorunların hayatımızdaki yansımalarını nasıl anlayabilirler ki insanlık!
...
Bizlere,
Kendine değil bize,
Kendilerinden olanlara değil istisnasız tüm milletine hizmet edecekler lazım.
Bu, sağ-sol davası,
Bu, parti ya da görüş olayı değil artık.
Tamamen varoluş sebebinin bilinci,
Oturduğun koltuğun,
Bulunduğun mevkinin hakkını verebilme erdemidir.
Getirildiğin noktanın hazmı,
Kendine ve milletine duyduğun saygı,
Bu, bir hizmet alayışıdır aslında. 
...
Bize, 
Bizim gibi yaşamış,
Bize, 
Bizim dertlerimizle tanışmış insanlar gerek.
En basitinden,
Hayatında hiç otobüs camına yapışmamış,
Bir kere bile minibüste elden ele para uzatmamış,
Toplu taşımayı uzaktan uzağa masal tadında yaşamış kişiler ne anlar oradaki zorluklardan.
Oturduğu yer yıllarca özel otosunun koltuğunu tanımış,
Sonra da makam otosundan başka yer görmemişler,

Nasıl bilir ki toplu taşıma araçlarında verilen o omuz omuza mücadeleyi!
...
Parmağına iğne batsa,
Özel hastane konforundan geri kalmamış,
Bir defa bile olsun devletinin hastanelerinden randevu almamış insanlar,
Ne bilebilirler ki oralarda ne dertler büyütüldüğünü!
Ne bilebilirler ölümle burun buruna iken en sevdikleri için teşhis konulduktan sonra,
Tedavinin başlaması için verilen o uzak günü beklemenin sancılı döngüsünü.
...
Bilmem kaç odalı evlerde,
Bilmem kaç çalışanla,
Eli hiç sıcaktan soğuğa şoklanmamış,
Çıkıp bir çarşı pazar yüzü görmemiş,
Halkın arasına göğsünü gere gere,
Etten duvarlar olmadan girememiş,
Bizler arasında,
Bizlerden biri gibi hiç yaşayamamış hayatların bizleri anlaması mümkün müdür insanlık?
...
Belki bir tek çocuğunun aylık kıyafet masrafı bir asgari ücretlik,
Belki de asgari ücreti kat be kat katlamış bir ebeveynin,
Devletin,
Milletin parası ile bedavaya yaşamış,
Daha da yetmeyip milletin sahip olduklarını,
Kendi malıymış gibi satıp satıp yemeye kalkmış,
Onca şeye emeksiz sahip olmuşlar nasıl bilsin ki eve bir parça ekmek götürememenin verdiği mahçubiyeti,
Kıymasız pişen köftelerin evde yarattığı hüzünlü lezzeti!
...
Üretmek nedir hiç bilmemiş,
Sürekli hazırı yemiş,
Daha bir önceki bitmeden hazıra hazır eklemiş tüketim makineleri,
Siz söyleyin şimdi;
Nasıl anlasın üreticiyi!
Eli bir kez toprağa, suya değmemiş,
Bir tarlada bir baştan bir başa çift sürmemiş,
Bir ürün için bin ter dökmek nedir hiç bilmemişler,
Nasıl olsun da bilsin çiftçinin derdini siz söyleyin!
...
Çocuğu,
Torunu,
Hatta torununun torunu için sağlam bir gelecek hazırlamış,
Dünü eksiksiz,
Bugünü fazla fazla yaşamış,
Yarınını da her türlü garantiye almış zihniyetler ne bilir bir ananın,
Bir babanın evladına iyi bir gelecek hazırlayabilmek uğruna hayatlarını nasıl harcadıklarını!
Ne bilir ki yavruları için duydukları kaygıları!
Ne bilir işsiz kalan evladı için,
Her gün el açıp iş dileyerek Allah' a yalvarmayı!
...
Belki halkın tüm yaşadıklarını yaşayabilmiş olmak mümkün değil size katılıyorum.
Ama halkın arasına girmek,
Halkı, 
Halkın sorunlarını yine halkın içinde tanıyabilmek çok da zor olmasa gerek.
Hani,
Çok mu zor bizlerin arasına karışabilmek!
Çok mu zor bir hastane köşesinde bir hastayı,
Bir hasta yakınını,
Bir doktoru dinleyebilmek?
Çok mu zor bir okulun öğetmeni,
Velisi,
Öğrencisi ile dertleşmek.
Çok mu zor esnafının arasına dalıp "Nedir durum?" diye sorabilmek?
Bunlardan kaçınmak, 
Halk arasına girip "Nasıl benim vatandaşım" diye bakmaktan korkmak,
Aslında bir nevi gerçeklerden,

Göreceklerinden,
Duyacaklarından kaçmak değil midir?
...
Halkın arasında olamayan,
Halkını anlayan da olamaz be insanlık.
Bize,
En başta bizi anlayan,
Anlamak için çabalayan,
Çabaları ile sorunlarımıza çözümler sunanlar gerek.
"Sağ" ım,
"Sol" um demeden bizi milleti bilip,
Milletine hizmet etmeye gönül vermişler gerek.
...
"Kişisel çıkarların son bulduğu, halk için halktan olunulduğu, birlik ve beraberliğin konuşulduğu güzel günlerde buluşabilmek dileği ile..."

 

 

Yorumlar (0)