HAYATIN GİZİ

Dikkat ederseniz bencilliğin aşırı şişkinliğinden mutsuzluk sebepleri artar. Esen rüzgâr, öten kuşlar,

yağan yağmur, açan güneş bencillerin mutsuzluklarına birer sebep olabilir. Çünkü benlik ve bencillik mutsuzlukla doğar ve ürer. Buna bağlı olarak da saldırgan bir tutum, en azından saldırgan bir dil ortaya çıkar. Üzüntü, keder ve sevgisizlik bencilliği besleyen zehirli gıdalardır. Mutsuzluksa  o gıdaların vitamini..

 

İnsanın doğayla uyumunu bozan şeyde budur. Peki bunu doğuran başka şey var mıdır? Vardır eldette, insanın doğaya sahip olmakla birlikte başka bir insana kurduğu hakimiyet.. 

 

İnsanın yaşamı üretmek gibi bir derdi, bir çabası vardır. Bunları bir sonuca ulaştırmak için bir şeylere sahip olması şarttır. Bu bir alet, bir araç, bir giysi, bir konut ya da bir iş yeri, toprak veya hayvan olabilir. Boşuna denmemiştir; “Mal canın yongasıdır.” Canın yongası insanın türlü hallere girmesine neden olur. Bu hallerde insan can alır, can verir. Tüm geçimi birkaç keçi, birkaç koyuna bağlı insanın durumunu ünlü romancımız Yaşar Kemal şöyle anlatır: 

*

Bir kurt, bir koyun veya keçi sürüsüne dalar, kurt sadece bir tanesini alır götürür ancak bütün sürüyü parçalar. Kurt dalmış sürüden artık hayır yoktur...

Koyundan, keçiden başka geçimi olmayan Anadolu köylüsü, eğer sürüsüne böylesine kurt girmişse çöker, biter, açlıkla karşı karşıya kalır. Bu nedenle kurt gittikten sonra, sabah olduğunda sürü sahipleri gördükleri manzara karşısında donar kalır ve içleri kurda karşı kinle, öfkeyle dolar…

Bu durumda köylü, kurttan öcünü almak ister. Atlarına binerler, köpeklerini, iplerini alırlar, kurt avına çıkarlar. Kurtları intikam için diri yakalamaktır en büyük amaçları. Usulünü de bilirler ve sonuçta kurtları diri diri yakalarlar. Kin bağladıkları, öç almak istedikleri kurda bir fiske bile vurmazlar. Kurdu hiç incitmezler. Yalnız sağlam bir telle ya da kirişle kurdun boğazına bir çıngırak takarlar ve kurdu okşayarak, sırtını sıvazlayarak ve sevecenlikle öperek salıverirler. Boğazı çıngıraklı kurt sevinerek, koşarak ayrılır köylülerden. Ancak çıngıraklı kurt hiçbir canlıya yaklaşamaz çünkü çıngırak sesini duyan her hayvan önceden kaçar, kurt ise boğazında çıngırak, bozkırlar boyunca, dağlar boyunca boşu boşuna koşar durur.

Sonunda kurt dağlarda açlıktan önce yavaş yavaş zayıflar, sonra zayıflıktan güçsüz düşer ve sonunda bağıra, bağıra, bağıra ölür.

Bu, insan aklına gelen işkencelerin, zulümlerin en korkunçlarından birisidir. Kurt ancak aç kalınca anlar, boynuna çıngırak geçirilirken kendisini okşayanların, sırtını sıvazlayanların ve kendisini sevecenlikle öpenlerin niyetini. Ancak iş işten geçmiştir.

 

*

İnsanın iyi yanı ile kötü yanı arasındaki mesafe kısacıktır. Mesafenin çok az olmasına rağmen iyiye yolculuk yapmak kimilerine zor, çok zor gelir. Onları sürekli bir şeyler alma çabası içinde görürsünüz. Onlardan kimilerinin de kendini çok başarılı göstermeye çalıştığını fark edersiniz. Artık herkes yüksek sesle konuşuyor, gürültülü ve abartılı biçimde kahkaha atıyor. Sizce de herkeste boş bir öz güven fazlası yok mu? Kimse kendi varlığının içinde kalmak düşüncesinde değil. İnsanın mutluluğu kendisini unutmasına bağlıdır oysa. Mutluluksa huzurun içinde saklıdır. Huzuru bulamayan mutluluğu boşuna aramasın. Huzur, yabancıların ego dedikleri benliğin, bencilliğin dışında bir yerdedir.

 

Başta ne demiştik?

 

“Dikkat ederseniz bencilliğin aşırı şişkinliğinden mutsuzluk sebepleri artar. Esen rüzgar, öten kuşlar, yağan yağmur, açan güneş, gündüz ile gece onlar için mutsuzluk sebepleri olabilir. Çünkü benlik ve bencilliğin ana sebebi mutsuzluktur. Saldırgan bir tutum, saldırgan bir dil mutsuzluğun, bencilliğin göstergesidir. Üzüntü, keder ve sevgisizlik bencilliği besleyen zehirli gıdalardır. Mutsuzluksa  o gıdaların vitamini..”

 

Kaldığımız yerden devam edelim.

 

Coşkulu bir durum bunun tersine bir durumu yaratır. Düğün, bayram, zafer gibi durumlarda benliğin, bencilliğin silindiğini, herkesin herkesle kucaklaştığını, herkesin her şeyini paylaştığını görürüz.

 

Neşe, sevinç ve sevginin huzur ve mutluluğun kaynağı olduğunu bilmeyen yok! Küçük şeylerin insanı büyüten şeyler olduğunu mutlu ve huzurlu insan fark edebilir ancak.

 

Hayatın gizi küçük şeylerde saklıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aydın Göle - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakaryaspor bu sene Süper Lig'e çıkar mı?
Tüm anketler