YENİ YIL DEĞİL GÜN DÖNÜMÜ

HAYATIN TATLARI VE HAYATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

 Milliyetçilik söz konusu olduğunda milli kimlikli bir devlet kuran Atatürk, Türk tarihi içinde en önde yer alır. Osmanlı, her ne kadar Türk kimliği üstüne kurulmuş olsa da bir imparatorluk olduğu için çok ulusluydu. Aile hanedanlığının bir üyesi olan Osmanlı padişahlarının bir kaçı dışında kendisine erkek çocuğu doğuran kadınların akraba ve yakınlarının hak iddia etmemeleri için her milletten seçilmiş kölelerden oluşan cariyelerle evlenmişlerdir. Bu yüzden padişahların ana nüvesi Türk olsa bile yarı melezdiler. Osmanlının kuruluşunun ilk yıllarında Türk kimliği öndeyken daha sonraları, (Osmanlı devletinin kuruluşundan 22 yıl önce Türkçe’yi 13 Mayıs 1277’de Tek Resmî Dili olarak ilan eden  Karamanoğulları Beyi l. Mehmed Bey’in aksine) Farsça ve Arapçanın karışımından yaratılan bir dille bambaşka bir kimlik kazanmıştır. Konuşma dili değişmiş, müziği değişmiştir. Cumhuriyet bu bakımdan öze dönüş hareketidir.

 

Tarihçiler bu durumu şöyle açıklarlar:

“Atatürk’ün amacı ulusal ve savunulabilir sınırlar dahilinde, bir Türk ulus-devletini kurmak için Türk milliyetçiliğini öne çıkarmaktı. Atatürk milliyetçiliği din ve ırk ayrımından uzak, ortak yurttaşlık temelindedir. Ortak mazi, dil, ahlak, kültür ve hukuk Türk Milletini oluşturan temellerdir.”

 

Benim milliyetçilik anlayışımın kökeni Atatürk milliyetçiliğine dayanır. Türkü, Kürdü Çerkez’i, Lazı bu topraklarda aynı tasada, aynı sevinçte yoğrularak bugünlere gelmiştir. Dolayısıyla taşıdıkları her renk birbiri içine girmiş, bazılarının dedikleri biçimde ayrılabilir parçalardan oluşan mozaik değil, ebruli olmuşlardır. Bunun tarihi nedenleri ve binlerce yıla uzanan tarihi kökleri vardır. Bu tarihi yok etmek öyle kolay olmasa gerek.

 

Buna karşın ah şu İngilizler... ne sözler yumurtlarlar durduk yerde. Kendisi de bir milliyetçi olan Samuel Johnson’un milliyetçilik üstüne söylediği şu söze bakın: “Milliyetçilik alçakların son sığınağıdır.”

 

Bunları açıklamak gerekirse sözü varlık bilimle (ontolojiyle) açıklayanlara bırakmak gerekir. Onlar: “Varlık bilgisi/ontolojinin dayandığı kaynağı akıldan vahye dönüştüren bir kozmoloji/ evren bilgi dairesi değişimi bütün tartışmaların da asıl kaynağıdır” diyor ve ekliyorlar: “Semitik Ortadoğu inanç kültürünün dayandıralacağı kişi doğmadan bin yıl önce kurulan Çu (Çin) devletinden beri (Dongzi adı verilen bir Çin bayramı A.G.)  devlet törenleri ile bu gün (bile A.G.) kutlanıyordu.”

 

Türk geleneğinin kutsallarında yer alan 21 aralık gün dönümü kutlamaları güneş anlamındaki ‘Nar’la ‘doğan’ anlamındaki dugan sözcüklerinin bileşiminden oluşan ‘Nardugan’ adını alır. Eski Türklerde ve 2. Ahmet döneminde bu bayramın kutlandığını görüyoruz. Şimdi kaynak kişi belirtilmeyen bir alıntıyla bu duruma açıklık getirelim. 

 

“21 Aralık Gün Dönümü  bilindiği üzere yılın en uzun gecesidir. Bugünden sonra geceler kısalırken günler uzamaya başlar.

 

Antik Türk kültüründe 21-22 Aralık günleri Nardugan Bayramı olarak kutlanırdı. Otağların çevresinde şölenler düzenlenir, kopuzlar çalınırdı. Günümüzde Tatarlar arasında bu bayram 'Koyaş Tuğa' adıyla halen kutlanmaktadır.

 

Nardugan kutlamalarında ağaçlar ve ağaç süsleme kavramı oldukça önemli bir yer tutmaktadır.

 

Kökleri Orta Asya'ya dayanan bu gelenek, Atamanlı’da (Osmanlı) bile etkisini göstermiştir. Atamanlı’da süslenmiş çam ağaçlarına nahıl deniyordu.

 

Aslında Türklerde ağaç süsleme geleneği sadece Nardugan Bayramı’na özgü bir uygulama değildi.

 

Örneğin Atamanlı döneminde, özellikle de soyluların düğünlerinde devasa çam ağaçları süslenirdi. Bazıları 30 metre uzunluğunda olan çam ağaçları yerlerinden sökülür, özel olarak tasarlanmış hareket edebilen saksılara yerleştirilir ve süslenerek sokaklarda gezdirilirdi. Bu uygulamaya yüksek devlet memurları, soylular ve varlıklı aristokratların düğünlerinde sık rastlanırdı.”

 

Sözün kısası Nardugan kutlamaları eski Türklerden bu yana kutlanan bir bayramdır, yılbaşı kutlamalarına denk gelmesi kültürlerin birbirinden etkilendiğini gösterir. Tavuk yumurta hikayesi kadar eski olmasa da kültürlerin genede eski bir etkilenme tarihine sahip olduğu açıktır.

 

Yeni yılınızla birlikte gün dönümünüz kutlu olsun. Çünkü artık gün uzamaya koyulmuştur ve önümüz yazdır. Gidiş o yönedir artık.

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aydın Göle - Mesaj Gönder

# devlet


Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 2023 yılında asgari ücret ne kadar olmalı?
Tüm anketler