BU TOPLUMU NE BOZDU

HAYATIN TATLARI VE HAYATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Giderek bozulan bir toplum olduğumuzu söylersek yanlış mı olur, ne dersiniz? İnsan davranışlarının toplamına bakarsak ortaya çıkan sonuç tamda böyle olduğumuzu gösteriyor. O kadar alıştık ki bu duruma, kanıksadık artık. Tepkisizliğimiz bu yüzden. Hatta hiç şaşırmıyor, dönüp arkaya bakmadan bir rezillikten başka bir rezilliğe gidiyoruz.

 

Yılmaz Özdil 14 Aralık 2022 tarihinde yayımlanan “Sosyal Enkaz” başlıklı yazısında bu konuya ilişkin örnekler vermişti. Her örnek birbirinden vahim. Görünüşe göre gidişatımız pek hoş değil. O yazıdan aldığım örneklerle konuyu sorguya çekmeye var mısınız?

1:

Üç çocuk annesi kaynana, damadıyla kaçıyor…

24 yıllık evli olan 43 yaşındaki kaynananın, kızı hamileyken, damadıyla sarmaş dolaş öpüşerek fotoğraf çektirdiği ortaya çıkıyor.

Kaynananın babası, kaynanayla damadı aynı odada uygunsuz vaziyette basıyor, torunun yuvası yıkılmasın diye ses çıkarmıyor.

Kaynananın damadıyla birlikte ev kiraladıkları, evsahibine damadını “oğlum” diye tanıştırdığı anlaşılıyor.

Kaynanayla damadın aslında çoook eskiden beri birlikte oldukları, rahat rahat görüşebilmek için kızını damadıyla evlendirdiği iddia ediliyor.

Üstelik… Damadıyla kaçan kaynana, canlı yayına katılıp, kızıyla yüzleşiyor, bunların hepsini şakır şakır ekranda anlatıyorlar.

2:

Dört çocuk annesi kadın, kocasını ve en büyüğü beş yaşındaki çocuklarını terkedip, internette tanıştığı 15 yaşındaki çocuğa kaçıyor.

Kocası “karım bana geri dönsün” diyerek, televizyon programından yardım istiyor, kadın canlı yayına telefonla bağlanıyor, “15 yaşında ama ergenliğe girmiş, kocamdan iyi” diye anlatıyor.

15 yaşındaki çocuk reşit olmadığı için ekrana çıkartılmıyor, onun yerine babası canlı yayına katılıyor, “oğlum memnun, istenirse imam nikahı kıyarız” diyor.

*

Peki bunun sebebi ne? Bu toplumu ne bozdu? Köksüz, desteksiz, tüketime yönelik, üretimden uzak, görece gelişme mi? Dinden uzaklaşmak mı? Tarikatlarla ilişkiyi dindarlık sanan, dindarım diyenlerin halini de görüyorsunuz. Onlarda kendi içlerinde ne çelişkiler yaşıyorlar kim bilir? Bizim bildiklerimiz işin görünen yüzü, ya bilmediklerimiz? Peki suç kimde? Bu nasıl önlenir? Suç eğitim sistemimizin sürekli değiştirilmesinde mi? İlk öğretimde din dersinden önce iyi ve güzel niteliklerin toplamı olan ahlakı, erdemi, insanı insan yapan iç değerleri, yani ‘onuru’ konu alan derslerin konulmasına ihtiyaç yok mu? Erdemler unutulmuş sanki bu toplumda; sizce de tekrar kazanılması gerekmez mi?

3

İki elti, yufkacıya kaçıyorlar.

Biri iki çocuk annesi.

Öbürü üç çocuk annesi.

İki elti, yufkacı, eltilerin abi-kardeş kocaları, eltilerin anneleri, hep beraber canlı yayına çıkıyorlar.

Büyük elti anlatıyor, “cep telefonu aldım, kocam faturalarını ödemedi, elin adamı yufkacı ödedi, aşık oldum, yufkacı ve eltimle çok mutluyuz” diyor.

Küçük elti daha ikna edici izah ediyor, “evdeyken bayılmalarım oluyordu, doktora gittim, bir şey bulamadılar, yufkacıya kaçtıktan sonra bayılmalarım kesildi” diyor.

Eltiler aynı ismi taşıyor, yufkacı bu sebeple tarif ederek anlatıyor, “ben sadece gözlüklü olanla beraber oldum, öbürü ben de geleyim dedi, peki dedim, bayılmaları oluyormuş, kendisine nazar duası okudum, muska yazdım” diyor.

Yufkacının dükkana gelen evli kadınlara kendisini hoca olarak tanıtıp, yufka büyüsü yaptığı iddia ediliyor, yufkacı bunları reddediyor.

Bu arada, büyük eltinin aslında yıllar önce boşanmış olduğu ve kocasıyla imam nikahıyla yaşamaya devam ettikleri ortaya çıkıyor.

Neticede, küçük elti yufkacıyı terkediyor, kocasına dönüyor, canlı yayında romantik müzik eşliğinde birbirlerine sarılıyorlar.

Büyük elti yufkacıyla evleniyor, altı ay kadar sonra boşanıyorlar.

4

Üç çocuk babası evli adam, dört torun sahibi evli anneanneyle kaçıyor.

35 yıllık kocasını terkederek, kendisinden 15 yaş küçük adamla kaçan anneannenin, henüz 14 yaşındayken imam nikahıyla evlendiği ortaya çıkıyor.

Anneanneyle kaçan adamın ise, yıllar önce kızkardeşinin kayınpederini ağaca bağlayıp, cinsel organını yaktığı, bu yüzden hapse atıldığı, af'la çıktığı anlaşılıyor.

Bu adamla anneanne canlı yayına çıkıp “niye utanacakmışız, bizim aşkımız dünyadaki denizler kuruyana kadar bitmeyecek” diyor.

*

Bu toplumu ne bozdu; sormak gerekmez mi? Sinema filmleri mi, dizi filmleri mi? Televizyonların (yeterince açık olmayan ve şeffaf haber vermeyen) haber kanallarından daha çok izlenen sabah programları mı, öğleden sonraki kadın programları mı? Azalan gelirin az ötesinde şişirilen bol parıltılı hayatların özendirildiği soysuz hayatlar mı, bunun özgürlük olarak gösterilmesi mi? Zaten hiç olmayan okuma alışkanlığının yanına eklenen sosyal medya kültürünün veya kültür düşüklüğünün, daha doğrusu kültürsüzlüğün yaygınlaşması mı?

 

Siyasetin bozulan dili mi?

 

Hepsi mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aydın Göle - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.

01

Ahakuytra - Neyine şaşıyorsunuz teknoloji geliştikçe insanların refah düzeyi arttıkça 1.örf adet kaybolur 2.inançlar zayıflar 3.her şeyi bilmeden bilme artar 4. İnsani ilişkiler üstünlük düşüncesine yenilir 5. Manevi çöküş başlar Bakın ABD ön teker Avrupa Orta teker bizlerde arka tekeriz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Aralık 19:06


Anket Sizce 2023 yılında asgari ücret ne kadar olmalı?
Tüm anketler