CİN CIKARMA

Her nereye bakarsan aynı haberleri okur olduk, son günlerin moda akım çalışması dersek abartmış olmayız. “Üç harfli” marketler diye bir çalışma başlatıldı, stok tespitleri yapılıyor. Valilik, Belediyeler ortak çalışma ile market denetimleri yapılmakta.

Denetimde ki kasıt ise, son aylarda yaşanılan aşırı fiyatlar yani pahalılık. Pahalılığın tek adresi “üç harfli” marketler gibi bir anlam çıkıyor ortaya dolayısıyla.

Şunu söylemeden geçmemek gerek, nerede ise her sokağa girdi zincir marketler, mahalle bakkalı kavramına son verdiler. Çocukluğumuzun mahallenin bakkalı kavramı son buldu, güvenilen emanet edilen, rahatlıkla alış-veriş yapılan, daha sonra parası verilebilecek yani deftere yaz dönemleri son buldu.

Ne zaman son buldu; çok övünülen büyük ekonomi denilen, geliştik dünya ile yarışıyoruz denilen son yirmi yılda. Ne büyüyen ekonomi var ne de gelişen, aksine son yıllarda gerileyen ekonomi ile karşı karşıyayız. 17nci ekonomiden 22nci sıralara geriledik. Bu yazının konusu ekonomi sıralamamız değil, içinden geçtiğimiz pahalılık dönemini irdelemek.

Ezber yaptırılmaya çalışılıyor “üç harfli” marketler diye, sorumluluk bu zincir marketlerdeymiş gibi, yakın zaman önce benzeri durum yaşandı ve devlet eliyle kurulan marketler vardı bilinen, gerçi bin adet açılacağı söylendi henüz o sayıya ulaşılamadı.

Bu marketler ne sağlayacaktı, pahalılığın önüne geçecek ve zincir marketlerle mücadele edilecekti. Sonuç ne; ortada ne mücadele var ne de pahalılığın önüne geçildi. Çünkü arıza marketlerde değil, üretim aşamasından market raflarına ulaştığı ana kadar yaşanılan süreçte.

Tek sorumluluk marketlerde demek ne kadar doğru, denetimleri market raflarına indirgemek ne kadar doğru. Devlet eliyle kurulan marketle zincir marketlerin yani “üç harfli” lerin fiyat farkı olmadığı tespit edildi.

Bu durumda neyin mücadelesi verilmekte, Valilik ve Belediye ekipleri neyi denetliyor. Gazetelerin vaz geçilmez haberi olan bu denetimlerden ne sonuç elde ediliyor. Marketler ucuza mı ürün satıyor. Tüketici gıdaya daha mı ucuz ve kolay ulaşıyor?

Yoksa günah keçisi bularak algı mı sağlanıyor?

Yaşanılan pahalılık sadece gıda kalemlerinde mi, doğal gaz faturaları ne olacak, elektrik kullanılmasın mı, çeşmelerden su akıtmayalım mı? Hangi fatura ile baş edilir durumdayız ki…

Dün ile kıyaslandığında fiyatı artmayan tek kalem örneği var mı ki. Tüketim ürünlerinde ki artış oranına yetişilemeyen maaş artışları. Mücadele edilecekse maaş artışları ile mücadele edilmeli, enflasyonla mücadele edilmeli.

“üç harfli” marketlerle mücadele adı altında yürütülen çalışma ise enflasyonla mücadele olmuyor. Onun adı başka bir şey oluyor.

Doğrusu ise tümden enflasyonla mücadele olmalı, hayat pahalılığın tek adresi enflasyon. Yani akaryakıt zammı, doğal gaz zammı, elektrik zammı asıl mücadele bu kalemlerle olmalı.  

Üç harfliler raflarında sattıkları ürünleri yurt dışından getirmiyorlar nihayetinde bu ülkede  imal edilen

Ürünleri satıyorlar. Devlet eliyle kurulan marketlerdeki ürünler ve farklı fiyat yok.

Demek ki sorun marketçilikte değil…

Umarım denetime başlanılmışken kış mevsimi dolayısıyla Doğalgaz ve Elektrik kurumları da denetlenir!!!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Salim Aydın - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Şehri en iyi kim temsil eder?
Tüm anketler