RAMAK KALA

Genel yayın Yönetmenimiz Güven Hasbaş’ın hazırlayıp sunduğu Ters Açı Programının konuğu olan CHP Grup Başkanvekili ve Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, 2023 seçimleri ve Sakarya’ya ilişkin görüşlerini dikkatlice takip ettim. Dikkatimi çeken birkaç detay oldu.

“Kimsenin Önünü Kesmem” başlıklı bölüm özellikle ilgimi çekti, Özkoç,”Ben hiç kimsenin milletvekilliği adaylığı ile ilgili önünü kesmeyi asla düşünmem” böylesi bir ifadeye niçin ihtiyaç var, Hasbaş, CHP İl Başkanı Ecevit Keleş’in adaylığı ile ilgili bir soru yöneltiyor ve cevap geliyor.

CHP İl Başkanı’nın adaylığının yolu nasıl olurda Milletvekilinden geçer, daha doğrusu milletvekilin dahli ne olabilir ki, ya ön seçim yapılır ki asla taviz verilmeyecek bir durumudur ya da örgüt sorgulaması yapılmalı.

Üyenin ya da delegenin fikri sorgulanır ki bu durum da Milletvekili il başkanı başta olmak üzere herhangi bir milletvekilinin adaylığını nasıl tayin edebilsin ya da etkisi olabilsin. Kaldı ki yeni dönem için Özkoç başta olmak üzere kim aday olacak henüz belli değil.

Dolayısıyla kimse kimsenin önünü kesemez, yalnızca ön seçim sandığında mücadele verilir bunun adına da ön kesme denemez. CHP parti içi demokrasinin işlediği ve lider sultasının olmadığı bir partidir. Genlerinde demokrasi vardır, çok partili sistemin ve Türk siyasal yaşamın en önemli unsurudur.

Onun içindir ki bu türden tartışmalarının merkezi olmamalı, CHP demokrasi okuludur. Ülkeye demokrasi taahhüdü var, Özkoç’un ifadeleri sanırım bir parça maksadından kaymış olabilir.

“İçimi çok acıttı” başlıklı bölüm dikkatimi çeken diğer husus oldu. Bir dönem yoğun tartışma yaşanmıştı. Özkoç, ilk defa gündeme getirmişti hasarlı okullar sorununu, 2015 yılı Milli eğitim İl Müdürlüğü Sakarya Valiliğine brifing veriyor ve hasarlı okulları raporluyor.

Ne oluyorsa bir sonra ki yıl raporundan hasarlı okullar çıkarılıyor. Yani birden ortadan kayboluyor hasarlı okullar sorunu. Özkoç, kararlı bir şekilde bu sorunun üstüne gidiyor, Valilik; AKP milletvekilleri ve AKP İl Başkanlığı ısrarla hasarlı okul olmadığını söylüyor.

Yakın tarihte yaşandığı için konunu ilgilileri hatırlayacaktır tüm gelişmeleri, Özkoç, sorunu tespitinden itibaren kamuoyunu bilgilendirmeden önce Valilik ve Bakanlık temaslarında bulunmuş ve panik yaşanmasının önüne geçmişti. Yani siyasetin malzemesi yapmayarak çözüm peşinde koşmuştu. Zaman içerisinde gördük ki hasarlı okullar maalesef varmış ve tek tek yıkılıp yenileri yapılıyor.

Öyle bir yalanlama kampanyası yapıldı ki o günlerde, Özkoç’un hasarlı okullar sözü karşılık bulmadı hiçbir veli arayarak hangi okul diye sorgulamadı. Hatta medya dünyası da ikiye bölünmüştü, hasarlı okulların varlığını kabul eden ve reddedenler şeklinde.

Zaman Özkoç’u haklı çıkardı. Bugün itibariyle kaç hasarlı okul yıkıldı ve yenilendi tam olarak bilmiyoruz ancak bildiğimiz bir gerçek var ki hasarlı okullarda yıllar boyu eğitim verilmiş. Tam bir sorumsuzluk örneği yaşandı.

Özkoç, şehrin en önemli sorunu nedir sorusuna verdiği cevap. “Deprem ve depreme hazır değiliz” Düzce depremi bir kez daha hatırlattı ki deprem çok uzağımız değil, her an yaşanabilir uzaklıkta duruyor. 99 depreminden kalan hasarlı binalarda yaşam devam ediyor ve bugüne kadar bu hususta hiçbir şey yapılmadı.

Geçen onlarca yıla rağmen deprem sorunu ile mücadele edilemedi. Kentsel dönüşüm bir türlü sağlanamadı, daha kötüsü depremden kalma hasarlı bina stokumuz tespit edilmiş değil. Özkoç, “Hasarlı binalarda bizim oturmuyor oluşumuz vicdanımızı rahatlatıyor mu? Bu binaları öğrenci, mülteci veya bir başkasına kiralıyor olmamız vicdanımızı rahatlatıyor mu? Bundan kurtulmamız gerekiyor. Bu konuda iktidar söz verdi ancak yerine getirmedi” diyerek net bir tespitte bulunmuş oldu.

Tarım arazilerinin imara açılması ve şehir içi hafif raylı sistem eksikliğine ilişkin tespitlerde son derece yerinde ve sağlıklı tespitler.

Her iki hususta iktidar temsilcileri üzerine düşeni yerine getirmedi. Hafif raylı sisteme ilişkin sözler verdiler ancak sonuç hüsran, bugün içinden çıkılamaz bir boyut kazandı şehir içi trafiği. Tarım arazilerinin imara açılması sorunu var ki geleceğimizi tehdit eder halde. Gıdaya ulaşmanın zor olacağa dönemlere doğru hızla ilerlerken, kıymetli tarım arazilerimiz heba edilmekte. Ayakta kalabilmek için bize lütfedilen bu verimli topraklara sahip çıkalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Salim Aydın - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 2023 yılında asgari ücret ne kadar olmalı?
Tüm anketler