Merkez Bankası daha ne kadar dayanabilir?

Türkiye’nin yüksek enflasyona rağmen düşük faiz politikalarının sonlarına gelmiş bulunuyoruz. ABD, Avrupa ülkeleri, Asya bölgesi, Afrika ve bunun yanında gelişmekte olan ülkeler yani nerdeyse dünyanın tamamı pandemi etkisi, üretimde yaşanan daralmalar ve daha öncesinde yaşanan parasal genişlemeden ötürü faiz artırımına gitti.

Şimdilerde ise bunun meyvelerini almaya başladı. Örneğin ABD…Ülkenin parasına yön veren Merkez Bankası (FED), bu aydan itibaren enflasyonda düşüş beklediklerini belirterek, faiz artırımlarında agresif davranmayacaklarını, enflasyondaki düşüşe paralel olarak faiz artırımlarının daha yumuşak olduğunu belirtti.

Kısacası, “Yüksek enflasyonda faiz artırımı en iyi çözüm” demek isteyen FED, bunun olumlu sonucunu almaya başladı. Bunun peşinden birçok ülkede aynı gelişmeler yaşanıyor. Şu an dünya gıda fiyatları pandemi öncesine dönüyor. Ülkemizde ise durum pek iç açıcı değil… Yüzde 85’lerde olan (TÜİK verileri fakat ENAG’a göre yüzde 186) enflasyona karşı sıkı para politikasının en güçlü yaptırımı faiz artışı yerine, farklı modeller denenmekte. Bu da olumlu sonucun tersine hem yüksek enflasyon ve alım gücünün düşmesi, hem de orta sınıfın giderek yok olmasına neden olan bir süreç şeklinde karşımıza çıkıyor.

Hemen belirteyim, yüksek tahminlerime göre Merkez Bankası 2023’te faizleri yüzde 35-37 bandına yükseltecektir. Bunu hem beraber göreceğiz…

Şu an uygulanan para politikası ve Kur korumalı Mevduatın zararlarına kısaca ve madde madde göz atalım:

-Bütçe eylülde 78,6 milyar lira, 9 ayda 45,5 milyar liralık açık verdi. Verilere göre, bütçeden Kur Korumalı Mevduat (KKM) için eylülde 9,3 milyar TL ödeme yapıldı. 9 aylık döneme bakıldığında KKM'nin maliyeti 84,9 milyar TL'ye ulaştı. Kısaca bu sistemde parayı tutmak bir yana, Hazine ve Merkez Bankası sürekli zarar hanesini yükseltiyor.

-Kur Korumalı sistem, bırakın enflasyonu düşürücü etkisini tam tersi dövizi tırmandırıp maliyet etkisiyle enflasyonu daha da körüklüyor. Son 1 yıllık periyoda bakarsanız bunu net şekilde göreceksiniz.

-Sistem, dış ticaret açığını büyütmekle kalmıyor, ihracata olumlu etkisini de yavaşlatıyor.

Merkez Bankası’nın bu yüke dayanacağını sanmamakla birlikte yukarda bahsettiğim gibi yeni yılda faiz artırımı bekliyorum…İktisat bilimi böyle söylüyor, ne kadar dinleriz o ayrı bir konu…

SOKAK RÖPORTAJLARINI ÖNEMSEYİN

Sakarya’daki gazeteleri ve internet sitelerini takip ettiğinizde Sakarya’nın öncelikli konusunun hafif raylı sistem olduğunu göreceksiniz. Gencinden yaşlısına, öğrencisinden ev hanımına kadar pek çok Sakaryalı, raylı sistemin Sakarya için acil ihtiyaç olduğunu belirtiyor. İlgililer bunu ne kadar dikkate alır bilmem ama yüzbinlerin hemfikir olduğu konuyu es geçmek, sorunları hasır altı etmekten öteye geçmeyecektir.

Nüfusu 300 binlerde olan şehirlerin bu önemli yatırımı şehirlerine kazandırmasını, ne maliyetle ne de nüfus söylemleriyle açıklayabilirsiniz…

Nüfusu 1 milyonu geçen bir şehir için yapılacak en önemli iş hafif raylı sistem konusunu bir an önce masaya yatırmak, Ankara temaslarına geçmek ve şehre bu yatırımı kazandırmaktır. Bu yüzden sokak röportajlarına herkesin dikkatini çekmek istiyorum…Bugün yada yarın…Bu şehre hafif raylı sistem mutlaka gelecektir…Bunu herkes böyle bilsin…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erhan Tandoğan - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 2023 yılında asgari ücret ne kadar olmalı?
Tüm anketler