TACİZ VE TACİZCİ ÜSTÜNE

HAYATIN TATLARI VE HAYATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

 Bütün canlı varlıklar üreyip çoğalmaları amacıyla dişi-erkek adıyla adlandırdığımız iki ayrı cinse ayrılmıştır. Bu iki cins birbirini çeker. Çekim gücü kimi canlılarda mevsimseldir. Mevsimi gelmeden çiftleşemedikleri için her zaman üreyemezler. Memeli hayvanların hemen hemen her türüyle birlikte insan türü için bu söylenemez. Hele hele konu insansa belirtilmelidir ki insan her an çekim gücüne sahiptir. Doğal olanı da budur. Bunun dışında gelişen (LGBT) çekim gücü asıl amacın terk edilişiyle başlar ki, kökü çok eski tarihlere kadar uzanır.
 
Doğal üreme merkezli çekimler konusuna dönersek orada da çetrefilli ayrıntılara rastlarız. İlk olarak o konuda karşımıza beğenme ve beğendirme konusu çıkar. Aşkın kökenine inilecek olursa beğenme ve beğendirmenin içinde kavuşamama ile özlemi de görürüz. Çekim gücünden beğenme ve beğendirmeye, kavuşamama ile özlemin doğurduğu aşka kadar giden bu yolda beğenenin kendini beğendirme kapsamına giren kur yapma faslı vardır. Bunları geçip karşı cinse yönelmek, yönelinen kişiye eziyet haline gelirse buna taciz denir. Kuşkusuz tacizin birçok çeşidi vardır.
1.                 Elle taciz.

2.                 Sözle taciz. 

3.                 Gözle taciz

4.                 Ardından Takip

5.                 Islık çalmak.

6.                 Korna çalmak.

Bunlara daha neler eklenir kim bilir? İşi sapıklığa vardıranlardan söz etmiyorum. Bu kadarı bile toplum hayatını kötü yönde etkilerken, sapıklık toplum hayatını kültür yozlaşmasına kadar götürür. Hele bu durumu olağan görmeye başlarsak...

 

Tacizcilere eskiden küçük şehirlerden büyük şehirlere göç edenler arasında daha çok rastlanırdı. Büyük şehirlerde kimsenin kimseyi tanımamasından cesaret alanlar bu   hareketlerde bulunurlardı. Günümüzde taciz şekil değiştirmiş olsa da taciz tacizdir. Hoş görülemez. Her insanın var olma alanları içinde özgürce var olmasını sürdürebilme hakkı cinsiyet farkı gözetilmeden verilmesi şarttır. Buna engel olan her durumun adı tacizdir. Buradan da anlaşılacağı gibi sadece cinsiyetle sınırlı değildir elbette. Fakat taciz denince akla cinsel taciz geliyor yazık ki..

 

Kadın olmak erkek egemen  toplumlarda en zor şey olsa gerek. Güzel olsa suç, çirkin olsa suç. Güzelse rahat bırakılmaz. Ünlü yazarımız Ayşe Kulin yapılan bir söyleşide gençliğinde yazarlığından çok güzelliğiyle ilgilenildiğini, yaşlandıkça yazarlığını daha kolay sürdürebildiğini söylemişti. Gerisini anlamak zor olmasa gerek.

 

Milliyet gazetesi yazarı Asu Maro “Sokak tacizine nasıl müdahale edilir?” başlıklı köşe yazısında “Hayatında sokakta hiç tacize uğramadığını söyleyen kadın oranı yüzde 20” olduğunu belirtiyor. Bu durumda bir şekilde tacize uğramayan neredeyse yok! En azından göz hapsine alınarak taciz edilmiştir. Buna gerekçe de hazır; “Güzele bakmak sevaptır.” Oysa bu deyimimiz çarpıtılmıştır. “Güzele bakmak sevap” değil, “Güzel bakmak sevaptır” söz konusu deyimin aslı. Maksat taciz olunca deyimler bile değişiyor görüyorsunuz.

 

Asu Maro bizlere tacizle ilgili soruları soruyor: “Hiç sokakta birinin taciz edildiğine şahit oldunuz mu? Bir kadının yanından geçerken korna çalıp yavaşlayan bir araba gördünüz mü örneğin? Adımlarını önünde yürüyen kadının hızına göre ayarlayıp onu takip eden bir adam? Kadının yanından geçerken ıslık çalan, ağzının içinden homurdanarak ya da açıktan açığa laf atan biri?” Ben gördüm. Hele eskiden o kadar çoktu ki bu olaylar.. Asu Hanım yazdıklarının devamında “tacize uğrayan kadınlardan sadece yüzde 25’i kendilerine birinin yardım ettiğini söylemekte. Hatta otobüste uğradığı tacize karşı sesini çıkaran kadının mesela kimse tarafından desteklenmeyip bir de olayın ‘Tamam uzatmayın işte’ diye ‘tatlıya’ bağlanmaya çalışıldığını görmüş olma olasılığınız daha yüksek.” diyor. Bu durumla karşılaşan bizlere  “şahit oldunuz da ne yaptınız mesela?” diye de soruyor.

 

Cevabınız ne olurdu?

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aydın Göle - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Şehri en iyi kim temsil eder?
Tüm anketler