Siz bu görüntüyü beğenmediniz mi

Yazacağım yazacağım bir türlü fırsat bulamadım. 19 Ekim Muhtarlar Günü programı sonrasında siyasi partilerin Sakarya İl Başkanları aynı masada oturmuş simiz paylaşıyorlar. Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Ahmet Ziya Akar simidi bölüyor ve Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Ecevit Keleş ile İyi Parti İl Başkanı Selçuk Kılıçarslan’a veriyor. Konuştukları şey her ne ise (siyaset olmadığı çok belli) neşeleri yüzlerine yansımış durumda.

Biz siyasilerin hep asık yüzünü görmek zorunda değiliz. Fikri tartışmalar da kişisel dostluklara engel değil.

Seçim sonunda biri kazanıyor biri kaybediyor. Hayattaki mutlak gerçek de bu. Kazanan da olacak kaybeden de. Ama saygı olacak. Sevgi olmak zorunda bile değil. Ama saygı hayatın temel ilkesi.

Seçimlere en fazla 7 ay kaldığı şu zaman diliminde il başkanlarının verdiği bu görüntü aslında son derece önemli. Birbiri ile taban tabana zıt görüşte olanlar aynı ortamda bir araya gelebiliyor ve farklı konularda sohbet edebiliyor. Siz de fikren anlaşamadığınız insanlarla anlaşabileceğiniz konularda konuşmayı deneyin.

Siyaset ya da spor var diye sevdiklerinizi kırmaya gerek yok…

 Ne verirseler onu yiyoruz

Hiçbir yeteneği olmayan insanların ünlü olabildiği, hiçbir farkı olmayan firmaların tercih edildiği bir dünyada yaşıyoruz. Çoğunca, “Bunun diğerlerinden ne farkı var” diye sorgulamadan bize verilen hap bilgileri takip ediyoruz.

Tıpkı aşağıda yazdığım test gibi. Bir yerden sarmala giriyoruz ve sonrasında bize istedikleri şeyleri sunuyorlar.

Google mesela. Size özgürlük ortamı sunduğunu söylüyor. Hatta sıklıkla eşitlikten, eşit imkanlardan bahsediyor. Ama ne kendi kriterlerine uygun olmayan yani Google’nin koyduğu kurallarla oynamayan firma ya da kişilerin sitelerini aramıyor. Aramalarda üstte çıkarmak istediklerini sunuyor, kriterlerine uymayanları geri sayfalara atabiliyor. Allah için istisnalar dışında hiçbirimiz arama yaptırdığımızda ikinci sayfaya bakmıyor. Pek çoğumuz ikinci sıradakine bile tıklamıyor.

Geldiğimiz noktada ne oluyor? Bize ne verilirse onu doğru kabul ediyoruz.

Peki bu sadece ticaret için mi kullanılıyor? Hayır tabi ki. Ülkeleri ve kitleleri yönlendirmek için de kullanılıyor. Ülkenin yöneticisini hatta yönetim şeklini değiştirmek bile mümkün. Google olmadan internet kullanamayan bir nesil yetişti. Adres çubuğuna “www” ya da aradığı şeyin sonuna “.com” koyan kaldı mı? Bir tek bizim gibi ihtiyarlar yapıyor bu işi.

Sosyal medya konusuna girmiyorum bile.

Sosyal medyada bizim arkadaşlarımız arasından istediğini seçim gösteriyor bize. Bazı arkadaşlarınızın paylaşımlarını sık görüyorsunuz bazı arkadaşlarınızı hiç görmüyorsunuz. Özgürlükten bahseden sosyal medya sayfalarından terör karşıtı birkaç paylaşım ardı ardına yapın da görün bakalım sayfanız kapanıyor mu askıya mı alınıyor…

Şimdi aşağıdaki teste bir göz atarsanız sevinirim…

 Bir mini test

Aklınızdan bir ile dokuz arasında bir sayı tutun. Bu sayıyı dokuz ile çarpın. Çıkan sayı iki basamaklı ya, o iki basamağı rakam olarak toplayın. Sonuçta bulduğunuz sayının ilk harfi ile bir ülke düşününün. Düşündüğünüz ülkenin sondan üçüncü harfi ile Türkiye’de bir il düşünün. O ilin sondan üçüncü harfi ile bir hayvan düşünün. Zihninizdeki son üç şey Danimarka, Rize, inek mi?

 Yaramıyorsa izleme

Kitle psikolojisi diye bir şey var. Normal şartlar altında yapmayacağınız şeyleri grup içerisinde yapabiliyorsunuz. Kitle yönlendirmesi altında yaptığınız şeyler çoğunca bireysel olarak yapmayacağınız şeyler oluyor. Bunun çok farklı nedenleri olabilir, çocukluğunuzda bastırdığınız duygularınız dahil de…

Defalarca kitle psikolojisi altında hata yaptığınızda artık geçmişinizden ibret almanız gerekmez mi?

Bir ilden başka bir ile maç izlemek için geliyorsunuz. Daha önce de başka illere gitmişsinizdir muhtemelen. O ilde kavga etmeye başlıyorsunuz. Sanki maç izlemeye değil de savaşmaya gelmişsiniz. Sonuçta polis nezaretinde şehirden çıkarılıyorsunuz. Sonunda işi ileri götürüp sizin biraz önce yara almanızı engelleyen polise de saldırıyorsunuz.

Aklı başında sağlıklı bir adam kalkıp devlete saldırır mı? Hem de evinden 7-8 saat uzakta bir başka şehirde…

Ama bunu yapanların sayısı az değil.

Hani alkol alanlara “Yaramıyorsa içme abi” denir ya… Maç izleyip izleyip huzur bozanlara da aynı şeyi söylemek gerekir aslında, “Yaramıyorsa izleme…”

www.twitter.com/muniralikara

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Münir Ali Kara - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 2023 yılında asgari ücret ne kadar olmalı?
Tüm anketler