TELEFON DOLANDIRICILIĞI 2

HAYATIN TATLARI VE HAYATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Geçen hafta telefon dolandırıcıları tarafından dolandırılmak istenen ve onların elinden ucuz kurtulan bir yakınımdan söz etmiş, bu dolandırıcıların dolandırdığı kişilerin hikâyelerini anlatmıştım hatırlarsınız. Anlattıklarım haber olmuş kişilerdi. Birçok ünlü de bu tip haberlere konu olmuştur. Altmış beş yaşındaki Prof. Dr. Nilüfer Narlı’nın 500 bin lirasını ve yüklüce ziynet eşyasını; beslenme üzerine hazırladığı kitaplarla, en çokta Karatay diyeti adlı kitabı ve programıyla bilinen Prof. Dr. Canan Karatay’ın da 50 bin dolar ve 10 bin lirasını aldıklarını gazetelerden ve televizyonlardan öğrendik. Dahası var! Ekonomi Profesörü Seyfettin Gürsel de onların bir başka kurbanı olmuştu. Kendilerini banka görevlisi olarak tanıtan, kolayından para kazanmayı seçen emek düşmanı dolandırıcılar, bu kurbanlarının 25 bin lirasını kendi hesaplarına kaydırmışlardı.

 

Başka var mı? Evet var!..

Ömer Akın, Matematik profesörü. Polis-savcı kimliğiyle kendilerini tanıtan bu emek düşmanı hazır yiyiciler, profesörün 99 bin lirasını ele geçirmişler. Dolandırıcılarda oyun bitmez. O oyunlarından biriyle de ünlü ceza hukukçusu Prof. Dr. Erdener Yurtcan’ı 4.5 milyon lirasını alarak dolandırmışlar. Bakın uzayıp giden listede kimlerin adı var? Haldun Dormen, İlber Ortaylı, Bennu Gerede, Zafer Algöz bu acımasız, akıl ve zekâlarını kötü emelleri için kullanan, emek soyguncuları tarafından soyulmuşlar. Hepsi telefon yoluyla olmasa bile sonuç olarak, üstelik kimi kurbanlarının yaşlarına bakmaksızın, dolandırmışlar.  

 

Besteleriyle ünlü olduğu kadar sesiyle de ilgi gören sanatçı Ümit Sayın geçen yıl ocak ayında telefonla aranarak bir terör örgütünü yok etmek amacıyla gizli yürüttükleri bir harekâta giriştiklerini belirterek verdikleri buyruk ve yönlendirmelerle 5 saat telefonda tutulduktan sonra, örtülü ödenekten geri verileceği vaadiyle verdikleri banka hesaplarına havale yapmasını sağlamışlar. Sonrasını anlatmaya gerek yok!

 

Yukarda da anlattıklarımızın ışığında telefon dolandırıcılarının özellikle tanınması için şunlar bilinmelidir: Kurbanlarını ele geçiren dolandırıcılar aradıkları kişinin kimliklerini bildiklerini göstererek onların yüreklerine ilk korkuyu salarlar. Yaptıkları aramanın gerçek polis tarafından yapıldığını kim sorarsa kanıtlamak için, uyduruk bir isimle gene kim sorarsa sicil ve yaka numaralarını vererek aradıkları kişinin telefonunu kapatmadan 155’i aramaları isterler. Uyduruk ismin onayını alan kurban böylelikle bir şey düşünemez olur. Oysaki 155, polis imdat servisidir. Adından da anlaşıldığı gibi vatandaşın zor anına koşar. Polis ismi sorgulanan servis olmadığı gibi işyeri telefonunun iç hatları gibi aranamaz. Korkunun ardından ikna gücü konusunda bildiklerini uygulamaya sokarlar. Bu arada kurbanın ağzından küçük sorgularla çıkacak bilgileri dikkate alırlar. Bunun için zamana ihtiyaçları vardır. Telefon konuşmalarını bu yüzden mümkün olduğu kadar uzun tutarlar. Kendilerine yetecek bilgilere ulaştıklarında doğrudan isteklere geçerler. Bu isteklerden ne koparırlarsa onlar için kârdır. 

 

Telefon dolandırıcılarına karşı kişi nasıl korunmalı?

 

Birincisi hiçbir emniyet birimi şikâyet veya savcılık kararı olmadan bir yeri aramaz. İkinci olarak da ararsa bile o yerle veya kişiyle uzun süren telefon görüşmesi yapmaz. Emniyet birimleri giriştikleri gizli harekâtları kendi birim personelleriyle birlikte, gerekirse diğer birimlerle polis telsizleriyle görüşerek yürütürler, telefonlarıyla değil. Bu çok önemli ayrıntı; dolandırıcılar burada kendilerini ele vermiş oluyorlar. Kurban seçilen bir kişinin öncelikle bunu bilmesi gerekir.

 

Gelelim en netameli konuya. Kişisel bilgiler nasıl elde ediliyor.

 

İnternet bankacılığı yoluyla veya alışveriş sitelerinden yapılan siparişleri, kısaca para hareketleri yapılan cep telefonu, tablet ve bilgisayarları izlemek için kaynağı belli olmayan uygulamalarla, tıkla gör denilen sms’lerle casus yazılımlar yollanır. Bu yolla bu cihazlardan yapılan her eylem casus yollayanın bilgisayarına, tablet ve bilgisayarına bilgi olarak gider. O bilgiler içinde kurbanın kimlik, adres ve banka işlem bilgileri vardır. Bu yüzden kimlik bilgileri ve şifreler her girişte yazılmalı, otomatik tanımlamayla tanımlanmamalı, bu yerlerden güvenli çıkışla çıkılmalıdır. Daha pek çok korunma yöntemi vardır, yer darlığından hepsini veremiyorum. Meraklısı bu yöntemleri internetten sorgulatırsa görür.

 

Buraya kadar anlattıklarım işlerini internet üzerinden görenler içindi. Ya internet kullanmayı bilmeyenler ne olacak? Çünkü onlarda, özellikle daha yaşlı olanları seçilerek aranıyorlar. Bu yazıyı, terör üyesi olmak şüphesiyle, polis olduğunu belirten kişilerce telefonla arandığını belirten 78 yaşındaki çok sevdiğim bir teyzemizin bunu bana korkuyla, gözyaşlarıyla anlattığı için bir kez daha bu konuya değinmek amacıyla yazıyorum. Onların kimliklerini kim veriyor dersiniz. Bir ara şahıs ve şirketlere toplu mesaj göndermeleri için GSM şirketleri bu bilgileri satıyordu. Bankalarda da bu dolandırıcıların elinin olduğu söyleniyor.

 

Yalnız yaşayan yaşlıların durumunu düşünebiliyor musunuz? Onlar bu vicdansızlar yüzünden büyük korkular yaşıyorlar.

 

Telefon dolandırıcılarının yakalanma imkânı yok mu? Meydan onlara mı kaldı? Dünyamız yapanın yanına kâr kaldığı bir dünya olmasın.

 

Yasalar masumların korunması içindir çünkü.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aydın Göle - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce, Sakaryaspor bu sezon ligi nerede bitirir?