Siz işin romantizmindeyken

Bir yılı aşkın süre Bartın’da bir gazetenin haber müdürlüğünü yaptım. Bekar olduğum için bir otel odasında kalıyordum. Haliyle kendime ayıracak zamanım çok oluyordu. Gezme tozma meraklısı olmadığımdan genel olarak bürokrat ve işadamları ile sohbet ediyor, şehrin ekonomik ve siyasi yapısı hakkında bilgi sahibi olmaya çalışıyordum.

O sıralar Amasra’da bir termik santral kurulması gündemdeydi. Karasu da benzer badireyi atlatmıştı. Onun için Amasra Belediye Başkanı ile sık sık bir araya geliyor ve bu konuda izlenmesi gereken yol haritası hakkında fikir alışverişinde bulunuyorduk.

Kömür ocaklarını inceleme imkanım da olmuştu o sıra. Beni bir gazeteci olarak değil de bir dost olarak davet ettikleri için aksaklıkları yazmaktan ziyade kendilerine söylemeyi tercih ediyordum.

Madene girip çıkanlarla sohbet ediyorduk. Aynı çayı içiyorduk sohbet ederken. Keyifli insanlar aslında. Yokluktan çalışıyor çoğu. Ve biliyorlar aslında ortalama ömürlerinin kısaldığını. Ne yapsın adam…

Sonra geriye döndük. Karasu’da gazete çıkarırken Soma’da 301 madencimizin şehit olduğu bir patlama oldu. Apar topar Soma’ya gittik. Burada elimizden geldiğince bölgedekilere yardımcı olmaya gayret ettik. Günlerce bölgedeki arama kurtarma alanında faaliyet gösterdik. Kurtarma için gayret edenleri, bir umut sevdiklerini bekleyenleri gördük.

Gelen onlarca olumsuz haberin arasında bir kişinin hayatta olduğuna ilişkin bilgi tüm kasveti dağıtmaya yetiyordu.

İnanın ki küçücük çocuktan bastonla gelen nineye kadar kimse arama sahasından bir an olsun ayrılmıyordu. Sanki ayrılsa sevdiğine ihanet edeceğini düşünüyordu. “Sizin yapacağınız bir şey yok. Evinize gidin” uyarıları kimseye etki etmiyordu.

Cuma günü Bartın’daki patlamanın ardından bölgeyi düşündüm. Bartın’da hava buz gibidir. Ama emin olun o gece kimse üşümez. İçinde yangın olan insanlar gördüm ekranlarda.

Pek çoğumuz o görüntüleri görmemek için kanalı değiştiriyor. Ben saatlerce izledim. Çünkü biliyorum o duyguyu. Hem bölgeyi tanıyorum hem de o acının ne demek olduğunu biliyorum.

Sosyal medya paylaşımları gördüm ardından. En iyi sloganı bulana ödül veriyorlar sandım.

Ömür ile kömür bağlantısı kurup duyarlı olduğunu ifade etmeye çalışmış insanlar. Samimidirler mutlaka. Ama samimiyet yetmez.

O insanların kaç liraya çalıştığına bakın. Zaten patlama olmasa 45-50 yaşlarında neden öldüklerini araştırın. Bunun daha insani bir formülü mutlaka vardır.

Bu insanlar ölmüyor öldürülüyor.

Siz sohbet esnasında kestanenizi pişirirken, “Kömürün yeri ayrı abi” geyikleri çevirirken o insanlar ömür tüketiyor.

Ölenlerin, ölecek olanlara engel olması gerekir. En azından ibret olmalıdır. Umarım son olur diyip geçmek yetiyorsa size canınız sağ olsun. İnsanların tedbirsizlik yüzünden ihmal yüzünden üç beş lira kazanacak diye öldüğü bir dünyada yaşamak size de ağır gelmiyor mu?

Biri dur demeyecek mi

Karasu’da ifade ettim, burada sizinle de paylaşmak istiyorum. Karasu Belediyesi performansa dayalı bir sistem getirdi. İşini iyi yapan ile yapmayanın ayrılmasına yönelik bir adım gibi görünüyor. Ama kazın ayağı öyle değil.

Geçtiğimiz hafta 4 kişinin iş akdine son verildi. Gerekçe olarak da kişilerin performansının düşük olması gösterildi.

İşten atılanlardan biri engelli kadrosundan. Kurumun iç işleyişi hakkında bilgi sahibi değilim elbette. Ama insanların performansları doğrudan işten atılmasına imkan sağlamaz.

Maçta bile kasıtlı hareket değilse hakem önce uyarır sonra sarı kart gösterir. Kırmızı kart göstermemek için direnir.

Kaldı ki siz insanların ekmeği ile ilgili karar alıyorsunuz.

İşten atılan diğer üç kişi sanırım temizlik işlerinden. Süpürgeci adam. Geçen aykinden daha kötü ne performansı sergilemiş olabilir demek geliyor insanın içinden.

Temizlik işçisi büyük oranda vasıfsızdır. Kış başında işten attığınız bu adam evine ekmek götüremez. Yani siz sadece bir kişiyi işten atmıyorsunuz, bir aileyi de gelirinden ediyorsunuz.

Tüm bu çerçevede vicdanınızı rahatlatacak ya da sizi hukuken haklı çıkaracak noktaları tespit etmişsinizdir.

Ama insanların aç kalması kaç performansa değer? Kaç puan bir ekmek eder?

Ve dahası bu duruma kimse dur demeyecek mi? Herkes seyrediyor. Herkes işinde gücünde.

Kimi koltuğunu koruma derdinde, kimi gelecek seçimler öncesi sivrilmek istemiyor.

O sözdeki gibi, filler tepişiyor, çimenler eziliyor.

www.twitter.com/muniralikara

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Münir Ali Kara - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 2023 yılında asgari ücret ne kadar olmalı?