KÖR MÜ OLDUK ACEP?

Bazen nasıl bir döneme denk geldik diye düşünüyor ve üzülüyorum, her tarafımız sorun. Öyle bir hale getirildik ki iç içe yaşadığımız hemen yanı başımızda olan sorunlar görmez olduk.

Daha doğrusu umursamaz olduk, alıştırıldık. Bu tarafı ile çok başarılı bir siyaset yürütmekte yerel ve genel iktidar. Sorunu çözmüyor ve önemsizleştiriyor.

Bir düşünün geçen yıl bu tarihlerde akaryakıt fiyatları neydi, şu an ney. Tam olarak üç kat hatta daha fazla artmış, buna bağlı olarak tüm gider kalemlerimiz üç kat ve daha fazla artmış.

Aile bütçesi üzerinden söylüyorum, geçinmekle zorunlu olduğumuz tüm kalemler kat be kat artmış, gelirimiz ise olduğu yerde sayıyor ya da çok az artmış.

Asgari ücret artmış gibi sansasyonel haberler servis ediliyor, reklam büyük yer yerinden oynuyor artış oranı üzerinden gel gör ki hakikat farklı.

Eski asgari ücretin alım gücünün çok altında kalmış, dün alabildiğini bugün alamıyorsun. Yani daha da fakirleşmişsin ama sen bunun farkında değilsin.

Farkına varacak bunu düşünecek durumda değilsin. Devletin en tepesinden en dibine kadar ekonominin çok iyi olduğu anlatılıyor, akşam-sabah ekonomik veriler paylaşılıyor zirve noktada olduğumuz hatta uçtuğumuza varana kadar yapılan haberler, bilinçaltına yerleşiyor.

Sonuç; yaşadığımızdan öte bir durumu savunur hale geliyoruz. Ülke ekonomisi zirve yapmış, tüm batı devletleri batmış, gıdaya erişemez durumdalar market rafları boş, açlık sefalet diz boyu haberleri de peşinden gelince, kendi halimize şükreder oluyoruz.

Olan-bitenden bihaber yaşanılanları izliyoruz.

Hayatın her alanında benzeri manzaralar yaşanmakta, emekli maaşı artış oranı üzerinden koparılan yaygara sanırsın ki emekli aylık maaşı ile dünya turu yapabilecek durumda. Hani açlıkla itham ettiğimiz batı toplumları aylık emekli maaşı ile dünya turuna çıkabilirken onların durumuna üzülür buluyoruz kendimiz.

Vah ki vah ne hale gelmişiz. Kendi durumunu görmekten aciz, ne gösteriliyor ise onunla yetinir olmuşuz. Gezi eylemleri sırasında dövizde ki artış kuruş cinsindendi ancak dış güçler ve iş birlikçileri ülke ekonomisini bitirme ve batırma operasyonu diye servis edildi.

Ve buna inanın önemli bir kesim oldu. Geçen yıldan bu yana dövizde ki artışı takip etmek mümkün değil, kaç kat arttı yüzde artış oranı ne dün ile kıyaslanmayacak durumda.

Hele ki hatırlayanlar bilecektir meşhur bir hikaye. Başbakanlık önünde yazar kasayı kıran esnaf eylemi. Bugünlerle kıyaslanmayacak düşük oranda yaşanan ekonomik krize tepki verilmişti.

Son derece yerinde bir eylemdi.

Dünle bugünün farkı ne, bugün yaşanılanları görmekten uzak kaldık. Daha doğrusu başka manzara izler olduk sanırım.

Genel durumumuz bu iken yerel yaşam konforumuzda yerinde değil, şehir yaşamımızda ki eksiklikleri de göremez durumdayız. Toplu taşıması sistemi iflas etmiş, saatlerce trafikte akan zaman ve kaybedilen vakit.

Kültürel yaşamda ki olmayanların yokluğunun bile farkında değiliz. Düşünün ki adınız büyükşehir ve Kültür Siteniz yok, fuar alanınız yok.

Ama öyle bir şehir önümüze koyuyorlar ki yaşadığımızla hiç ilgisi yok.

Ezilenlere şükredilmesi öğretildi her zaman.

Ses çıkaramaz durumda sessiz bir toplum inşa ettiler.   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Salim Aydın - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce, Sakaryaspor bu sezon ligi nerede bitirir?