HAYVANLAR – 2

Doğada hayvanlar türlere ayrılır.

Kediler, köpekler, kuşlar, aslanlar, kaplanlar...

Türler arası ırklar da mevcuttur.

Siyah olan kediler bombay, sarı kediler sarman...

Biz insanlar türler arasında sınıflar icat ettik.

Cins kediler...

Cins olmayan köpekler.

İşin içinden çıkamayınca da hepsine sokak hayvanı dedik.

“Benim kedim de cins işte, Scottish” mesela.

Veya “kedim var, çok sevimli, çok cana yakın, ama cins değil”

Hepimiz bu cümleleri bir veya birçok kez duymuşuzdur.

Bu cins – cins değil ayırımı size bir şey anımsatıyor mu?

Sınıf, tarih çağları boyunca, hayatımızın her zamanında olmuştur.

İnsanları da bir dönem sınıflandırmıştı insanlar ve hala sınıflandırıyoruz aslında.

Eskiden köle vardı.

Bey vardı.

Burjuvalar vardı.

Şimdi;

Zengin – Fakir var.

Yüksek makamlarda tanıdığı olan “sen benim kim olduğumu biliyor musun?”cular, “kesin birilerini tanıyor bulaşmayayım”cılar var.

“Cins” kedilerin ve “cins” köpeklerin ciddi bir ticareti dönüyor, son zamanlarda da müthiş derecede arttı bu ticaret.

Bir iş yeri açmak için bazı şartlara, ticari izinlere, prosedürlere gerek duyulurken hayvan ticaretinde aranan tek şart, hayvan sahibi olmak.

Üstelik O’na nasıl baktığınız, nasıl davrandığınız, ne kadarlıkken gebe bıraktığınız, yavruları ne kadarlıkken sattığınızı denetleyen ne bir kurum var ne de kuruluş.

Hal böyle olunca, son dönemin en büyük arzusu kolay para kazanmak da olunca, müthiş bir patlama oldu hayvan üretiminde.

Ve bu üretim çılgınlığı öyle yerlere gitti ki, herkes ama herkes bu işi yapar veya fikir sahibi olur hale geldi.

Bir doğum gören, bir batın yavru alan veteriner hekim ilan etti kendini.

Bilirsiniz biz toplum olarak bilmeden biliyormuş gibi davranmaya bayılırız.

Koruyucu hiçbir sağlık önlemi almadan, gıdalarına zerre dikkat etmeden üretim alındı bu güzel canlardan.

Çoğu zaman, yavrular daha çağlarına gelmeden anne oldu.

Bebekler sırf biran önce paraya dönsün diye yeterli anne sütü almadan satıldı.

Kolay yoldan kazanılan bu paraları gören herkes elinde ki “cins” hayvanı çiftleştirmeye kalktı.

Bebekler büyürken sorumluluk almanız gerekir. Anne doğumu zor yapabilir, hastalanabilir, strese girebilir ve gerekirse bebeklere sizin annelik yapmanız icap edebilir.

Bunları kimse birbirine söylemedi.

En ufacık zorlukta, o canlar hasta olduklarında yada sokağa salındı veya kaderlerine terk edildi.

İnsan olarak, cana sahip çıkma adı altında başlayan bu hayvan evcilleştirme ritüeli ciddi bir pazara dönüştü.

Can her zaman candır.

Canın zengini fakiri, cinsi tekiri olmaz, olmamalı.

Yüz yıllardır sınıf ayrımcılığına karşı çıkıyor bu dünya insanı.

Ama sınıfı yine kendi yapıyor.

Üretim çılgınlığı gelen son mama ve sağlık zamlarından sonra sekteye uğradı.

İnsanlar kendilerine bütçe ayırmaya çalışırken ilk önce evde ki o masum canlardan vazgeçti.

Şimdi o üretilen, satılan anne kuzuları sokakta yaşam savaşı vermeye çalışıyor.

Narin yapılarından dolayı da en zayıf halka onlar.

Yapmayın efendiler.

Şu hayvanları satmayın.

Haftaya hayvan sevgimizi, hayvanseverlik adı altında açılan fonları konuşalım mı biraz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlksen Artan - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce, Sakaryaspor bu sezon ligi nerede bitirir?