İCRAAT MI REKLAM MI

Bizim Gazetenin dünkü çarpıcı haber başlığı “ Tarım Sınıfta Kaldı”, Sakarya Sebze ve Meyveciler Odası Başkanı Muzaffer Kabacan, “Pahalılıktan dolayı insanlar tarlalarını ekemediler, tohum alamadılar, gübre alamadılar, tarlalarını süremediler. Bu sene tarım eksik kaldı, sınıfta kaldı” diye müthiş bir tespitte bulunmuş.

Her satırına katılıyorum, sebze ve meyve tezgahlarına yansıyan pahalılığın tespit ve özetini yapmış. Tarım girdilerinin fahiş artışları, üretimi zor ve zahmetli hale dönüştürdü. Merkezi hükümet gerekli desteği sağlamadığı için ya araziler eksik ekildi ya da ekilen arazilerde ürün maliyetinden dolayı tüketiciye yüksek fiyatlarla yansıdı.

Malum yaşanan ekonomik kriz sanırım son yılların en büyüğü, bizim kuşak böylesi bir krize tanıklık etmedi. 1994 ve 2001 krizleri yaşandı, kısa süreli ve üstesinden kolay gelinen krizlerdi. Bugün yaşanılanla kıyaslandığında o günlere ekonomik kriz diyemeyiz sanırım.

Hele ki ülke hafızasında yerini alan o meşhur eylem var ki Başbakanlık önünde yazar kazasını kıran esnaf görüntüsü, bu günlerle asla kıyaslanmaz.

Çok daha ağırını yaşadığımız gibi bitmeyecek gibi derinleşerek devam etmekte. Alınmaya çalışılan önlemler sorunun çözmek bir tarafa daha da büyütüyor, sorun her geçen gün artarak tüm hızıyla devam ediyor.

Her geçen gün aranır hale dönüşüyor, daha zor günler ileride bizi bekler gibi…

İçinden geçtiğimiz bu zor günler ilk elden tarımı yani çiftçiyi vurdu ve vurmaya devam ediyor.

Kabacan;  pahalılıktan dolayı ekilemeyen tarım arazilerini, alınamayan tohum ve gübreden dert yanmış. Tam da bu uzunca süredir üzerinde tartışırız, zaman zaman da yazılarımda işlemeye çalışırım. Yerel yöneticiler bu boşluğu görmeli ve değerlendirmeli diye.

Özellikle Sakarya Büyükşehir Belediyesine çağrıda bulunmuştum, tarımı ve üreticiyi destekle yani çiftçiye destek verin diye. Oysaki büyükşehir belediye ve ziraatçı başkanı Ekrem Yüce, çiftçiyi destekleme bir yana üretimi bizzat kendisi yapma yoluna gitti.

Her fırsatta dile getirmeye çalıştım, belediyenin üretimi toprağa yaptığı yatırımın çiftçiye ne faydası var diye hep sorguladım. Bunu yapmak yerine bizzat üreticiyi yani çiftçiyi desteklemiş olsalardı belki de Kabacan’ın şikayet ettiği durumu yaşamayacaktık.

Pahalılık gerekçesi ile ekilemeyen araziler ekilmiş olacaktı, az da olsa meyve ve sebze tezgahlarına kuşkusuz yansımış olacaktı. Seferberlik hali görülmeli ve tüm yerel yönetimler bunu yapmalıydı.

Buna ilişkin örnekler ortada dururken görülmedi ve yapılamadı ne yazık ki.

İstanbul ve Anakara Büyükşehir Belediyeleri kendi illerinde ilk elden tohum ve fide vermek marifeti ile çiftçilerini desteklediler, bunun örnek alınmasını önerdik.

Dolayısıyla bizi zor kış mevsimi bekliyor, kaldı ki yaz mevsimi de yaşayamadık. 

Kabacan ve arkadaşları Ekrem Yüce ile sorunu çözme yoluna gitmeliler. Büyükşehir Belediye tarım yapmasın, üreticiyi desteklesin. Büyükşehir belediyesi tarımdan ziyade reklam yapıyor, reklama vereceği parayı çiftçiye destek olarak verirse çok daha faydalı olur.

Tüm sorumlular şapkayı önüne koyup görevinin gerekliliklerini yerine getirmesi gerek.

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Salim Aydın - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Türkiye'deki en büyük sorun ne?