Sakarya için tehlike çanları çalıyor

Sakarya için Ağustos ayı dediğimizde insanların tüylerinin diken diken olduğu, moralleri bozulduğu, donup kaldığı bir aya geldik.

Bundan 23 sene önce gece yarısı saat 03.02'de asrın felaketi yaşandı. Felaket bir sıcak günün gecesi büyük bir gürültüyle sallanmaya başladı Sakarya, beşik gibi.

45 saniye sürdü. Dile kolay 45 saniye, basit gibi gelecektir ancak 7.5 şiddetinde 45 saniye boyunca salladığınızda bu insana 45 yıl gibi geliyor. Depremi yaşayan tanıklar hiç bitmeyecek diye düşündüm ifadelerini her zaman kullanıyor.

Gerçekleşen deprem sonrası 3 bin 891 vatandaşımızı kaybettik. 24 Bini aşkın bina yerle bir oldu. Geriye sayısız tehlikeli bina kaldı. İçimize gömdük.

Deprem sonrası peki ne oldu? Hiçbir şey olmadı değil. Oldu, Sakarya yerle bir oldu, sonrasında ayağa kalktı. Devlet millet el ele bir şekilde depremin yaralarını sardık. Büyükşehir Belediyesi olduk. Ama sınıftan geçmeyi ne şekilde başardık bunu hiç sormadık.

Yaptığımız, doğru olarak kabul edilen yatay mimariye geçtik mesela. Ancak hasarlı olan binaları yıkmak için de çaba harcamadık. Harcamadık diyorum gerçekten öyle. Uzmanların bangır bangır bağırdığı olası bir deprem riskini hala göz ardı ediyoruz.

Yetkilere sıkça sorulan sorulardan bir tanesi kentsel dönüşüm ve hasarlı binaların yıkılması oldu, sorulduğunda onlardan gelen cevap hep aynı! Olmuyor, vatandaşlar yanaşmıyor, bazı engeller var gibi cevapları hep duydum.

Açıkçası bu saatten sonra da ben kentsel dönüşümün tam anlamıyla şehrimizde yapılacağına pek ihtimal vermiyorum maalesef. Ancak Allah göstermesin tekrar bir felaket yaşadığımızda bunu yapmaya çalışacağız fakat iş işten geçmiş olacak. O zamanda ahlar vahlar!

17 Ağustos'a çok az bir zaman kaldı. O gün geldiğinde yetkililer ve diğer insanların yapacağı şu olacak. Şaşalı görsellerle birlikte ''17 AĞUSTOS'U UNUTMADIK UNUTMAYACAĞIZ'' paylaşımı olacak. Unutmadık unutmayacağız da, yeni bir olası deprem riski için neler yaptık. Kaybımız ne olacak? Bu sefer bu enkazdan nasıl ayağa kalkacağız bunların cevabı koca bir sıfır.

O gün depremi yaşayan çoğu tanıkla konuştuğumda aklınızın almayacağı olaylar yaşandığını dile getirdiler. Onları buraya yazmak istemiyorum ancak öyle kolay şeyler değil. Umarım olası depremi en az kayıpla atlatırız, yoksa çok ama çok üzüleceğiz. Konuşulacak daha çok şey var da ben vaktinizi almak istemiyorum. 17 Ağustos 1999 depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Furkan Karakuzu - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Türkiye'deki en büyük sorun ne?