Hangisine karşısınız?

Türkçe geliştirmeye müsait bir lisan. Derdinizi anlatmak için istediğiniz yöntemi seçebilir, duygularınızın etkisini aynı anlama gelen birden fazla kelime ile ifade edebilirsiniz.

Hatta bu kelimelerle siyasi görüşünüzü hiç siyaset konuşmadan ifade edebilirsiniz.

Yeni önerilen kelimeleri kullanarak, Osmanlıca kelimeler tercih ederek, Arapça ve Farsçayı benimseyerek ya da Öz Türkçe sözcükler seçerek politik tercihinizi belirtmiş olursunuz.

Elbette dil canlı ve etkileşim içinde olduğundan diğer dillerden ve güncel gelişmelerden bağımsız düşünülemez.

Bizim ilk gençlik yıllarımızda pek çok yabancı dilde tabela vardı. Şimdiki kadar yoğun değildi. Biz o dönemde “Tabelalar Türkçe olsun” diye kampanya başlatmıştık. Bu şekilde kendimizce duyarlı bir duruş sergiliyorduk.

O günlerde biz Türkçe tabela isterken, kendini modern kabul edenler ya sessiz kalıyor ya da bizim bu tavrımızı çağdışı buluyordu. Bize “Globalleşen dünyada dilin bir önemi kalmadı” kabilinden ahkam kesiyor küçük bir tartışmaya girdiğimizde de bizi “Kafa tasçı” olmakla itham ediyorlardı.

Bugün ülkemizdeki yabancı dengesi değişti. Bu defa ülkemize Arap ülkelerinden turist gelmeye başladı. Bunun yanı sıra Suriyeli mülteciler de uzun süredir burada yaşıyor.

Bu durumda da eskiden batı dillerinde olan tabelalar şimdilerde doğu dillerine hatta doğrudan Arapçaya dönmüş durumda.

Geçmişte bizi globalleşen dünyanın dışında kalmakla itham eden kitle bu defa ülkenin irticaya sürüklendiğini yani geriye götürüldüğünü iddia ediyor ve bu tabelalara karşı duruyor.

Kardeşim Arapça tabela Türkçeyi ne kadar tehdit ediyorsa İngilizce de aynı oranda tehlike içeriyor.

Bizim tarafımız belli. Biz geçmişte olduğu gibi bugün de tüm tabelaların Türkçe olmasını istiyoruz.

Şimdi soru şu: Siz tabelaların Arapça olmasından mı rahatsızsınız yoksa Türkçe olmamasından mı?

Buna karar verelim de ona göre hareket edelim.

Gününüzü kutladıysanız işinize bakın

Her meslek gününde o mesleğe övgüler düzülür. Ertesi gün herkes işine bakar.

Tıp bayramında doktorlar övülür ertesi gün yeniden dövülür.

Basın bayramında gazetecilik övülür ertesi gün gazeteciye sövülür.

Dün 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’ydı.

Bugün değil! Haliyle gününüzü kutladıysanız işinize devam edin…

Ha bu arada dün dile getirdiğimiz “Çalışma şartlarında düzenleme yapılmalı” “Emeğinize saygı duyuyoruz” falan laflarını da gelecek sene bu güne kadar en azından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ne kadar unutun.

Sert sözler

Bazen bazı sözler insanın suratına tokat gibi geliyor. Sosyal medyada adını bilmediğim bir hocanın anlatımı gerçekten tokat gibi geldi.

Adam diyor ki, “Bir okulda bir grup gencin Kur’an’a tekme atması çok gündem oldu değil mi? Bu çocuklar Kur’an’a tekme attı. Bir başka yerde birileri Kur’an yaktı. Hepimiz ayağa kalktık. Sosyal medyadan veya farklı kanallardan tepkimizi dile getirdik. Bir başka yerde Kur’an ile çıplak resim çektirenler oldu. Demediğimizi bırakmadık.

Peki Kur’an’ın dediklerini yapmadığımızda, faiz aldığımızda kul hakkı yediğimizde biz de Kur’an’a tekme atmış olmuyor muyuz? O’nun dediğine uymadığımızda biz de Kur’an yakmış olmuyor muyuz?”

Düşündüm…

Kur’an’ı yakmak için illa kağıdı mı yakmak lazım?

Yoksa dediklerine uymadığımızda aslında manen Kur’an’a tekme atmış olmuyor muyuz?

Sarhoş mektubu da okunuyor

Eskiler “Kavgada yumruğa bakılmaz”, “Sarhoş mektubu okunmaz” kabilinden sözler etmiş. Yani adamın aklı başında değilken yaptıkları ve söyledikleri çok önemsenmez.

Ama artık o devir geride kaldı. Alkollü de olsanız, acılı da olsanız, öfkeli de olsanız sosyal medya üzerinden yaptıklarınız yargıya konu ediliyor.

Çok ciddi tazminatlar ödemek durumunda kalıyorsunuz.

Kim olduğunuz, ne halde olduğunuz zerre önem arz etmiyor. Demek istedikleriniz sizi ilgilendiriyor, yargı dediklerinize bakıyor.

Dolayısıyla sosyal medyada “Yayınla” butonu aslında sizin yayıncı olduğunuzu ifade ediyor.

Benim naçizane tavsiyem kafanız yerinde değilken sosyal medyadan uzak durmanız yönünde. Yine de siz bilirsiniz tabi…

www.twitter.com/muniralikara

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Münir Ali Kara - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Türkiye'deki en büyük sorun ne?