Enflasyon nedir?

Enflasyon nedir?

 

Kızılderililer yaz sonuna yakın kabile reisinin yanına gider ve gelecek kışın soğuk geçip geçmeyeceğini sorar. Kafasını kaldırıp gökyüzüne düşünceli bir şekilde bakan şef, orta yollu bir yanıt verir. “Bu sene biraz soğuk olacak!”

Bunun üzerine Kızılderililer odun toplamaya her zamankinden daha erken başlar. Bir miktar odun biriktiğinde Kızılderili Şefi artık tedirgin olur ve meteorolojiyi arar. “Bu kış nasıl geçecek” der. Yetkili, “Bu sene kış soğuk olacak” diye yanıtlar. Şef bu kez güvenle Kızılderilileri toplar ve önümüzdeki kışın çok soğuk olacağını söyler. Kızılderililer daha fazla odun toplamaya başlar. Odunlar dağ gibi birikince Şef yeniden meteorolojiyi arar. “Bu kışın çok soğuk olacağından emin misiniz” diye sorar. Yetkili, “Kesinlikle eminiz. Bu sene oldukça soğuk bir kış bizi bekliyor” der.

Kızılderili Şef herkesi toplar ve “Bu sene çok soğuk bir kış geçireceğiz” der. Kızılderililerden deli gibi odun toplamalarını ister.

Ve son kez meteorolojiyi arar. “Bu kışın çok soğuk geçeceği doğru mu?” der. Yetkili, “Bu sene son yüz yılın en soğuk kışı olacak” der. Kızılderililere deli gibi odun toplamalarını önerdiği için kendi ile gurur duyan Şef “Nereden biliyorsunuz” diye sorunca, “Kızılderililer deli gibi odun topluyor” yanıtını alır.

Enflasyon da bu şekilde bir olgudur. Siz zam geleceği kaygısı ile ihtiyacınızdan fazlasını satın almak istersiniz. Siz ihtiyacınızdan fazlasını satın almak istediğiniz için de fiyatlar artar.

Enflasyon “Vardır” denildiği andan itibaren vardır. Ve ne yazık ki “Yok olsun” diyince yok olması biraz uzun zaman alabilir.

Profesör de bilmiyor

Köyden üniversiteye gitmişim. Türkiye’nin en iyi okullarından biri olduğunu düşünüyorum. Hayatımda ilk defa profesör göreceğim. En ön sıradayım (gözüm bozuk olduğu için ön sırada oturmak zorundayım).

Ekonomi hocamız Rahmetli Mustafa Durmaz, “Faize benzer bir şey var. Onun ne olduğunu bilen var mı” dedi. Ben de “Hocam kâr payı mı” dedim.

Hoca “Esselamünaleyküm ve Rahmetullah” dedi. Ben de “Aleykümselam ve Rahmetullah” dedim.

Hoca “Onlardan mısın” dedi. Ben de “Onlardan bunlardan bilmem. Selam verdiniz aldım” dedim.

“Peki faizle kar payı arasında ne fark var” dedi. Amfide ses kesildi. Ben de “O kadarını bilsem ekonomi profesörü olurdum” dedim.

Herkes kahkaha atarken Mustafa Hoca, “Boşuna heveslenme. İkisi arasındaki farkı ekonomi profesörü de bilmiyor” dedi.

 

Okulun müdürü kim?

Üniversitenin başından sonuna kadar radyo yayın sorumluluğu yaptım. Okul personeli sayıldığım için de neredeyse tüm hocalarla aram iyiydi.

Bir gün bir yaşlı amca gördüm, bahçede. Sanırım köylü olduğumu anladı ve bana yanaşıp, “Evladım bu okulun müdürü kim” diye sordu. Ben de “Amca okulun müdürü yok ama seni dekana götüreyim istersen” dedim.

Birlikte dekanın odasına geldik. Dekan sekreteri arkadaşıma, “Hoca’nın yanında kimse var” diye sordum. “Yok” dedi. Haber vermesine fırsat vermeden kapıyı çaldım. Dekan yanımda amcayı görünce ayağa kalktı. “Buyurun amcacığım” dedi. Karşısındaki koltuğa götürdü. O esnada amca elindeki bastonu yere vurarak ortamı susturdu.

“Bu okulun müdürü sen misin” dedi. Hoca “Öyle de diyebiliriz amca. Buyur ne derdin var” dedi.

“Ben köylüyüm. Siyaset falan bilmem. Üç kuruş para ile çocuğumu bu günlere kadar getirdim. Bu çocuk şimdi bu okula geldi. Geçen gün beni polis aradı. Benim çocuğum terörist olmuş. Siz bu okulda bu çocuklara ne öğretiyorsunuz” dedi.

Hoca’nın da benim de nutkumuz tutuldu. “Bakın derslerde ne öğretirsiniz bilmem. Ama insanlık yönünden bu çocukların geleceği sizin elinizde. Biz size güvenip çocukları gönderiyoruz. Siz bizim çocuklardan terörist mi yapıyorsunuz” dedi.

Hocanın söylediği kahveyi de yarım bırakıp, “Götür beni” dedi bana. Tutup götürdüm, tek kelime etmeden gitti.

Söylediği kelimeler, konuşma ustası hocamın da benim de dilimimizi bağlamaya yetti.

Ne gelirsen bir milyon

Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım sosyal medya hesabı üzerinden Karasu’nun nüfusunun tatil günlerinde 1 milyonu aştığını duyurdu. İlçe halen 65 bin kişiye hizmet edecek hastane ile idare ediliyor. Yollar o kadar kişi için yapılmış durumda. Trafikte üç ışıkta geçen araç bayramdan hariç bir kurban daha kesecek kadar sevinç yaşıyor.

Polis, jandarma canla başla mücadele veriyor.

Sakarya’nın yerleşik nüfusu kadar yoğunluk birkaç gün içinde Karasu’da oluyor. Ve tüm bunları aynı personel (eldeki imkanlar doğrultusunda takviye yapıldığını biliyorum ve kimsenin iyi niyetinden de şüphem yok) ile yapılmaya çalışılıyor.

Bayram misafirler için eğlence kamu personeli için ise iş yükü getiriyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Münir Ali Kara - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Türkiye'deki en büyük sorun ne?