BAYRAM SONRASI YAZISI

Bir bayramı daha idrak ettik. Düne kadar dört gün kurban bayramımızdı. Bunun için geçmiş bayramınızı kutlamak istiyorum önce. Ulusça daha nice bayramları sağlık ve mutlulukla idrak etmeyi dilerim sevgili okurlarım.

 

İyi ki bayramlar var! Ulusça günlük koşuşturmaların, kimi zaman bu koşuşturmaların sebep olduğu kavgaların bitmese bile kısa süreliğine durduğu küçük nefes duraklarıdır bayramlar. Bizi kaygıda, tasada, sevinçte ve neşede birlikte olma özelliği katarak ulus yapan duygudaşlık buluşmalarıdır da aynı zamanda.

 

Kısaca geçmiş bayramımız kutlu olsun dostlar!..

...

Bu sene yaz gibi, bayram da serin geçti. Hatta sellere sebep yağışlarla can ve mal kayıpları yaşadık. Mevsimler iyice şaşırdı. O şaşkın, biz şaşkın bir yere gidiyoruz ama hadi bakalım, hayırlısı..

...

Sadece mevsimlerle mi şaşkınız? Hayır tabi ki.. Fiyatlarla da şaşkınız. Çarşıya pazara her çıkışımızda alım gücümüzün her gün biraz daha azalmasına şaşkın olduğumuz kadar öfkeliyiz de haklı olarak. Hükümet pansuman önlemlerle işi seçime götürmek istiyor belli ki. Yoksa çalışana, emekliye yaptığı zamlar geçinmeye yeterli değil. Betonlaşmayı bırakıp, sanayileşmeye ve tarıma önem vermek gibi yapısal önlemler alınmaz, kararlı politikalar uygulanmazsa konu daha kaç kuşak uzayıp gider, kim bilir.

...

Geçenlerde sosyal medyalarda bir “Jelibon” fırtınasıdır koptu. Hikâye edecek değilim, sizde duymuşsunuzdur. Yerel basınımızdan bir yazar konuya başka açıdan bakarak kişilerin bulunduğu makam ve mevkii koruma amacıyla yaptıkları dikkatsiz konuşmalara ilişkin bir hikâye anlatmıştı. Allah insanı gaflet anından korusun. O gaflet anı insanı küçük durumlara düşürür.

 

Anlatılan hikâye çok küçüktü. Kısaca özetleyeyim.

 

Profesörün biri derslerini uygulamalı verirmiş. Böylelikle öğrencilerinin ilgilerini çeker, derslerinin dikkatlice izlenmesini sağlarmış. Bir gün öğrencisini anlattığı konuyu anlatması için kaldırmış. Önce masanın üstüne çıkarak konuşmasını istemiş. Öğrenci masanın üstünde profesörün istediği biçimde konuyu anlatınca, bu kez masanın üstüne çıkardığı sandalyenin üstüne çıkarak konuyu tekrar etmesini istemiş. Öğrenci bir iki küçük hata dışında anlatmasını bitirince profesör masanın üstündeki sandalyenin üstüne bir tabure koymuş, öğrencinin bununda üstüne çıkarak konuyu bir kere daha tekrar etmesini istemiş ve öğrencisinin masanın üstündeki sandalyenin üstüne koyduğu tabureye çıkmasına yardım etmiş. Öğrenci dersin konusunu tekrar etmiş ama düşme korkusuyla dengede durma telaşı içinde doğru düzgün konuşamadığı için söyledikleri pek anlaşılamamış.

 

Profesör dersi izleyen öğrencilere dönerek; “Yükselme sırasında yaptığınız hatalar göze batacak kadar görünmezler. Zirveye vardığınızda zirveden düşmemek için verdiğiniz çaba yüzünden daha çok hatalı konuşursunuz ama söylediklerinizi kulaklarınız duymaz. İşte bu durum herkesin dikkatini daha çok çeker. Ne kadar çabalasanız da hızla irtifa kaybetmeye başlarsınız. Hatta yere çakılmanız bile mümkündür” demiş.

...

Geçenlerde bir arkadaşım oğlunu evlendirdi. Düğün, Serdivan Belediyesinin arkasında yer altında bulunan düğün salonundaydı. Bir engelli olarak akülü aracımla gittim. Ne rampası vardı, ne asansörü. AKP iktidarının 2005 yılında çıkardığı ulaşım erişim yasasındaki zorunluluğa rağmen süreler uzatıla uzatıla bugünlere geldik. Aradan geçen 17 yıl dikkate alındığında resmi kurum ve kuruluşların bile bu yasaya uygun davranmadığını görüyoruz. Son belediye başkanı Yusuf Alemdar Bey herhalde engellilere pek değer vermiyor olsa gerek! Allahtan insanımız merhametli ve insaflı. Düğün salonunun görevlileri beni bir sandalyeye oturtup, kıvrıla kıvrıla inen merdivenlerden indirerek masama yerleştirdiler. Düğün salonundan ayrılırken aynı yolun tersi uygulanarak yukarı çıkarıldım. Her ne kadar merhamet ve insaf abidesi insanlara sahip olursak olalım, engellinin yardımlar sırasında ne hissettiği önemlidir. Ben kendi adıma ezilerek bir yere erişmek, ulaşmak istemem diyebilirim. İnsanlık onuru zavallı olmaya karşıdır. Buna yol açan her türlü eksiklik, tutum ve davranışlara oldum olası şiddetle karşıyım. Kusura bakmasın ama Sayın Yusuf Alemdar Beye engelliler adına sitem edeceğim. Düğün Salonu personeline verdiğim eza yüzünden özür diler, yardımları için çok teşekkür ederim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aydın Göle - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Türkiye'deki en büyük sorun ne?