OYNA BENİMLE

Yarım yüzyıllık dostum çay, birbirimizin çocukluğunu biliyoruz; ergenliğini, gençliğini de. Aşklarını, sevincini, kederini biliyoruz.

Bu sabah da beraberiz. Yudum yudum içime dolarken bana verdiği haz, biraz borçluluk hissettiriyor. Sen de hep mutlu ol canım benim deyip, ona da güzellikler yaşatmak istiyorum.

Günlerdir gözümüzün önünde büyüme sancıları çeken salkım salkım koruklar hakkında konuştuk. O yeşil ve diri tanelerin mora, karaya varışını, sulanıp dolmasını beraberce görmeyi diledik. Sonra o bardağımda, ben oturduğum koltukta, kendi dünyalarımıza daldık. Dostlar konuştukları kadar suskunluğu paylaşmayı da bilir.

Hafif bir esinti çıplak kollarımı okşuyor. Arada bir yakamdan içeri dalıp koynumda yaramazlık yapıyor. Bir bebeğin anne göğsünü okşaması gibi tatlı bir duygu: farkına varmadan uzanıyor elim onu okşamak için ama nafile. Yaramaz, kuş olup çoktan uçmuş.

Recoya bakıyorum, o da suskunluğa bürünmüş. Biliyor artık beni. Gözlerimin dalması, suskunluğum, ardından telefona, gözlüğe saldırışım ona dolup taştığımı, yazma zamanımın geldiğini vahyediyor. Gazetesinin başında, benden uzak dünyaların konuğu oluyor.

Ona bakarken ne cesur bir adam diye düşünüyorum. Erkekler çok cesur. Biz kadınları korkutan yalnızlık onları pek ürkütmüyor mesela. Çoğul konuşmayayım hadi; en doğru örnek kendimden olsun. Beni korkutan beyaz saçları rengarenk çitlerin ardına saklarken, görüyorum ki o kar beyazı saçlarıyla çoktan dost olmuş.

Sabah deniz ne kadar öfkeliydi. Plastik dubalara benzeyen o hareketli iskelede yürümek için ona tutundum. Sanki ikimiz bir olursak devrilmeyiz! Ya da deli dalgalar, elele tutuşursak bizi yutamaz... Evet evet çok güçlü o.

Balkondan içeriye uzanan dallarda bayramiçler oyuna dalmış. Birbirinin saçını çeken, gıdıklayarak kaçan mı dersiniz, yerlerde yuvarlanarak kahkaha atanlar mı dersiniz; ne şen şeyler. Ah ben sizi koparıp nasıl yerim? Ah ah ya beslediği kuzuyu bayramda kurban edecek olanlar? Kim bilir ne çok üzüleceksiniz! Aman aman unutayım ben onları. Gözlüklerinin ardından oynaşan torunlarını izleyen  pamuk saçlı nineler gibi bayramiçlerimi izleyip tatlı tatlı gülümseyeyim.

Arılarla konuştum biraz. Akşam vakti ortalıkta dolaşmayın dedim.

"Sivrisinekler için atılan ilaçtan nasibinizi almayın"

Neden sineklerle aramızda, iflah olmaz bir düşmanlık baş gösterdi ki? İlk kanı kim akıttı, kim haklı acaba? Neden musallat oldular bize? Neden kulağımıza, gözümüze girmeye kalkar, ısırıp ısırıp davul ederler oramızı, buramızı? Neden neden huzurumuzu kaçırmak isterler? Sebepsiz düşmanlık olmaz, Habil ve Kabil olayı kadar derinlere gitmek lazım.

Ağustos böcekleri ile benim cırcır böcekleri aynı şey sanırım. Eskiden beynimi oyan sesleri artık dert etmiyorum. Hikayelerini biliyorum çünkü. Yıllar süren bekleyişleri, dünyaya gelişleri ve acilen çiftleşmek zorunda oluşları, onları bu kadar gürültücü yapıyor. Varsın olsun. İnsanların yaşamdan haz almak ve üreyip canlı kalmak adına yaptıklarını düşünürsek onlar ne kadar da masum. Kalbimde kocaman bir yer de onlar için açtım; yaşasın cırcır böcekleri!

Artık hikaye okumayacağım, dinleyeceğim de. Kimselere kızamaz, küsemez oldum. Herkes haklı, herkes masum; her yalanın her suçun bir sebebi var. Yazdığımız, anlattığımız, okuduğumuz, olsun istediklerimiz; yaşadıklarımızsa  başardıklarımız, gerçek kılabildiklerimiz.

Başaramadıklarımız için neden suçlu olalım ki?

Keşke arıları öğütlediğim gibi bizim de kulağımıza fısıldayan olsa; yeri geldiğinde "kaç kızım" dese bana, "saklan kızım" dese.

Yok olmaz! İnmeliyim o kuyuya ve öğrenmeliyim ne var. Aklımda kalbimde büyüttüğüm doğru ve yanlışlarla yüzleşmek için inmeliyim ve  kendi gözlerimle görmeliyim.

Öğrendiklerim için şükürler olsun. Doğru dediklerimizin yanlışlığını ispat etmeye çalışıyor zaman ve illaki bizi haksız çıkarmaya çalışıyor. "Ne yapsan yeridir Zaman, tüm kozlar senin elinde. Oyuncağınım, oyna benimle doyunca. Sefan olsun balım, sefan olsun güzelim; oyna doyunca."

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reyhan Karagöz Çetin - Mesaj Gönder

# VAR, kurban


Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.

02

Fikret Işi̇k - Güzel bir yazı olmuş. Bizi duygu ve düşünceye sevk etti.Aslında Bizleri yaratan yoktan var eden Allah c c güç ve kuvveti üzerine neden nasi yaratildık görevlerimiz varmı yaratana karşı ne yapmalıyız diye bir enektot yazılsa güzel olur.Manevi olarak kazancımiz olurmu tesekkurler

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Temmuz 04:00
01

Kemal Sayhan - Dalga dalga ferahlığa götüren heceler için yazarımıza teşekkürler…

SK

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Temmuz 23:31


Anket Sizce Türkiye'deki en büyük sorun ne?