YANLI YORUMLAR 3

 

 

HAYATIN TATLARI VE HAYATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

 

 

 

Gene araya giriyorum, kusura bakmayın. Evet, bir imtihan var, ama bakın nerede var? Atilla İlhan’ın “Hangi” serisinden ülkemizi sorguladığı “Hangi Atatürk” adlı kitabından alıntıyla görelim demiş bu yazı dizimizin ikinci bölümünü bitirmiştik. Devam edelim.

“1950’lerden beri Para Fonu, KIT’lerin özel sektöre satılması için çeşitli hükümetler nezdinde sürekli baskılarda bulunmuştur. Neden olarak da Dünya Bankası KIT’lerin ekonomik olmadıklarını ve ‘sosyal hedefler’in galebe çaldığını ileri sürmüştür.”

Bu yetmediyse aynı kitaptan alıntıladığım şu satırları okur musunuz?

Executive Intelligence Review’nun ‘hizmete özel’ gizli raporunda şöyle okuyoruz: “ ... Kamu İktisadi Teşebbüsleri genel anlamda sanayileşmeyi yönlendirmektedirler. Sayıları yüzün üze-rindedir, ekonomiye katkıları yaklaşık yüzde ondur. Sanayi kesiminde çalışanların yüzde 6 ’sı KIT’lerde çalışmaktadır. Tüm fabrikalarında üretilen mallardan yarısı bu kuruluşlardan gelir ve mevcut ağır sanayinin en önemli kısmını bu sektör oluşturmaktadır. Devlet sektörü tam anlamıyla çeliği, petrol rafinerilerini, elektriği, gübreyi, kâğıdı, demiryollarını, hava ve deniz-yollarını, ulaştırmayı tekel halinde elinde bulundurmakta, bunun yanı sıra da tekstil, çimento, kömür, şeker, kimya Ve makine imalat sanayisinin de büyük kısmına egemen durumda bu-lunmaktadır... ”

Tabii artık bunun için bir zamanlar demek gerek, çünkü bu sayılanların neredeyse tamamı ya yabancılara, ya da Türk şirketlerine satıldı. Satılanlar arasında « Adapazarı Zirai Donatım Kurumu» gibi unutulup günümüze ulaşamayanlarda vardır. İngilizce adıyla “Executive Intelligence Review”, Türkçeye çevrildiğinde “Yönetici İstihbarat İncelemesi” adını alan bu rapor ülkemizin bu günlere gelişinin asıl nedenini gösteriyor. Altını çizdiğim satırlara lütfen dikkat edin. Bunları yok etmek için IMF ve Dünya Bankası eliyle emperyalist politikaları geçmişten günümüze kadar uygulayan iktidarları unutup yapılan yorumlara ne demeli?

...

• Özgür Tufan Hoş

Şahsi fikirlerle olmaz, bak 23 de secim var. Bu asil milleti bırak ders bırakır, devam derse devam eder. Benim düşüncem kâfi olmaz iyi akşamlar.

• Özer Salimoğlu

Özgür Tufan Hoş abi doğru, seçim 2023’te. Lakin 14 aydan fazla bir süre bu süreçte yönetilmesi gereken bir ülke ve ekonomi var. Dolayısıyla halk gerçekten zorlanıyor. Her gün onlarca insan bize ulaşıyor, destek ve yardım istiyor. Eskiden bu kadar çok değildi ama son zamanlarda mağduriyetler çok fazla olmaya başladı. İnsanlar mutsuz, huzursuz. Ekonomi zorluyor halkı. 2023 seçim saffında Büyük Türk milleti tercihini demokratik bir anlayışla yapar inşallah. Allah hayırlı olana bu millete hizmet etmeyi nasip etsin.

Attila İlhan bize Atatürk’ün bir sözünü hatırlatmadan geçememiş. 

“Ne diyordu; «Memleketin temel sanayisinin kurulması bitmedikçe, her bakımdan yürek istirahati duymamıza imkân yoktur» direktif niteliğinde bir söz, arkası şöyle gelir: «Bu nedenle, memleketin sınai donatımını tamamlamak için bütün çaba ve dikkatinizi çekmeyi yerinde buluyorum».”

Özelleştirme yanlıları ve liberaller bana kızacaklardır. Kızsınlar, umurumda değil. Ulusal birliği bozacak her şeye şiddetle karşıyım. Liberaller özgürlük adı altında bölünmeye gidecek yolu da böylelikle açıyorlar çünkü. İçlerinde yerinde yorum yapanlar yok değil. Ama onlar da eksik yorum kalmaya mahkûm yorumlardır. İşte örnek! 

• Şehriyar Koruncaklı

Yorumları okuyunca değinilmemiş bir konu var sanki: Bu zor günlerde lüks yaşayan tebaanın uçaklarından saray harcamalarından kamudaki bürokratların lüks otomobil merakından vaz-geçerek örnek olduğunu duydunuz mu halka? Fedakârlığı yapması gereken sadece dar gelirli halk mı? Kuranı Kerimdeki ayetler sadece dar gelirlilerin mi sabırlı olup şükretmesi gerektiğini ve lüksten kaçınması gerektiğini söylüyor?

Neden eksik Atilla İlhan’dan dinleyelim mi?

“Sistem’ Türkiye’nin ‘pazar’ olarak alıkonmasını istiyor, ekonomi alanında onu bağımsızlaştı-racak, hele büyütecek girişimlere kesinlikle karşıdır. Yıllardan beri IMF de, Dünya Bankası da, Amerika’nın kendisi de Türkiye’yi bu türlü girişimlerden geri bırakmak için bin türlü yol denemiş, bin türlü baskı yapmışlardır. Bunların arasında askeri yönetimlere başvurmak yolu da vardır.”

Bir başka paragrafta devam niteliğinde şunları söylüyor.

“1950’lerden beri Para Fonu, KIT’lerin özel sektöre satılması için çeşitli hükümetler nezdinde sürekli baskılarda bulunmuştur. Neden olarak da Dünya Bankası KIT’lerin ekonomik olmadıklarını ve ‘sosyal hedefler’in galebe çaldığını ileri sürmüştür.”

Liberallerimiz yabancıların ağzına bakarak yıllarca bunu popülizm (halk dalkavukluğu) diyerek küçümsediler. AKP iktidarı da başlarda o yola girdi onlara gelene kadar 2 milyar dolar olan KİT’lerin satışı, onların döneminde 62 milyar dolar oldu. Atilla İlhan özelleştirmelerdeki muradı çok güzel açıklamış.

“a) Sistemin denetimi altına almak, denetimi altında tutmak istediği ülkeler varsa, o ülkelerde kamu sektörünün varlığına, egemenliğine, güçlülüğüne katlanamaz, ille onu zayıflatmak, dağıtmak, ortadan kaldırmak ister. Bilir ki, akıllı bir kamu sektörü, bir ülkenin ekonomik bağımsızlığının güvencesidir, b) Kalkınmak zorunda olan bir ülke, bu işi emperyalizmin denetimi altına düşmeden yapmak istiyorsa, sanayileşmesini altyapısından başlayarak kamu egemenliğinde gerçekleştirmeye yönelir, bu elbette karma ekonomiye yer vermeyecek demek değildir ama; kamu sektörünün güçlü ve bağımsız olması, özel sektörün de yabancı sermaye karşısında direnişini, ulusallığını sağlar.”

Kısacası yanlı yorumlar gerçeği kendine göre eğmek bükmekten öteye gidemez. Oysa gerçek ortadadır; ulusal bağımsızlık! Bağımsızlıktan uzaklaşıldığı ölçüde her türlü zorlukla karşılaşılır. Ne kadar dinsel, duygusal önermeler yapılırsa yapılsın, bir yararı olmaz.

 

SON

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aydın Göle - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Türkiye'deki en büyük sorun ne?