Tarım ve toprak…

Tanıyanlar bilir yazılarımı takip edenlerde hassasiyetime ilişkin bilgi sahibidirler. Tarım ve toprak denilince her şeyi bırakır dikkat kesilirim ve hemen önceliğim olur.

Her fırsatta dilim döndüğünce ve yetebildiğim kadarıyla toprağın önemini anlatmaya çabalarım. Hele ki son yaşanılanalar ve dünyanın geldiği yer gösterdi ki olmazsa olmazımız gıda yani tarım olduğu gerçeği. Maalesef acı tecrübeler ile öğrendik ve öğrenmeye devam ediyoruz.

Henüz yaşanılan olumsuzluklardan tam anlamıyla ders çıkardığımız söylenemez. Son yıllarda yaşanılan gıda kıtlığı ki tüm dünya yaşamakta. Yaşanılanların temel gerekçesi ekonomik sıkıntıdır demek kaçamak bir yol olur ve sorunu görmemizin önünde engel olur.

Sakın ola ki böyle basit gerekçelere sıkıştırmamalı. Etkisi kuşkusuz vardır ancak tek gerekçe diye adlandırmak kendimizi kandırmak olur.

Gıdaya ulaşmak daha da zorlanacak ve dünyanın en öncelikli problemi olacak. Toprağa olan ilgisizliğin ve betona ilişkin rantın yol açtığı olumsuzluklar önümüze felaket olarak çıkacaktır.

Onun içindir ki kalkınmanın da gelişmişliğinde önceliği tarımda elde edilen ürün kalitesi ve çeşitliliği olmalı. Gelişmiş simgesi tarımda kat edilen yol olarak ifade edilecektir. 

Tarıma elverişli her alan ekilmeli ve bunun yapmanın yolu da modernize edilmiş tarımdan geçmekte. Eski alışkanlıklar terk edilmeli, deden babadan öğrenilmiş yöntemlerle ürün elde etmek ve karlılık sağlamak nerede ise imkânsız.

Tarım Bakanlığı ve taşrada ki temsilcileri meseleyi ne kadar önemli görür ve emek harcarsa sonuç elde edilme olanağımız olur.

Ne söylemeye çalışıyorum, doğru toprak doğru ürün. Her ürün her toprak ve bölgede aynı verimliliği vermez, vermiyor da.  İmkânların daha verimli kullanılmasıdır kaçınılmaz olan.

Hele ki bu topraklar, yılda üç farklı ürünün hasat edildiği verimli topraklar. Geçmişimiz böylesi verimli ürün çeşitliliğinin örnekleriyle doludur. Toprak kalitemiz aynı ancak ürün kalitemiz düştü, kimyasal yaygınlığı ürün kalitemizi düşürdü.

Bilinçli tarım kurtuluşumuzun yol haritası olacak.

Çiftçinin eğitilmesi, ürün kalitemizi kuşkusuz artıracaktır. Bunu sağlamakta kamu gücü ile mümkün, Tarım Bakanlığının görevini bihakkın yerine getiriyor olması gerekli.

Ziraat mühendisleri mesai saatlerinde saçlarını jölelemeyi bırakıp kısa paça pantolon giymekten vazgeçip,  çizmeleri ayağına geçirip tulum giymedikçe tarımda dışa bağımlılıktan kurtulamayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nureddin Subaşı - Mesaj Gönder

# Tarım


Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Türkiye'deki en büyük sorun ne?