Eylül Böceği

Hepimizin hayatlarını etkileyen şairler, öykü yazarları, film kahramanları vardır. Bazen bir cümle tamda ihtiyacınız olduğu anda gözünüze takılır veya bir anda denk gelir bir an size birşeyler anlatır.

Benim hayatımda böyle anlar çok olur. Karamsar bir anımda gittiğim deniz kenarında hava kapalıyken bir anda güneş açar, bana sanki hadi artık dağıt gözünün önündeki bulutları, açtır güneşi der gibi.

Veya bir mekanın önünden geçerken içeriden çalan şarkıya kulak kesilirim, o an destek olur gibi, nasihat eder gibi cümleler geçer çalan şarkıdan.

Böyle bir isimdir hayatımda Oruç Aruoba.

Karakterine, kişiliğine her zaman çok saygı duymuşumdur ancak öyle zamanlarda satırları değer ki hayatıma. Sanki o an yanımdaymış ve nasihat ediyormuş hissi uyandırır kalbimde.

İlk kez Oruç Aruoba’nın kalbime değdiği gün bundan uzun yıllar önceydi. Bir yakınım hediye etmişti kitabını. Rastgele açtığım bir sayfada bana “kendin olmayı yeniden öğrenmen gerek” diye seslenmişti. Kendimi müsait bir yerde bırakıp, geri dönüp almadığımı o zaman farketmiştim. “Söyle, ne yaptın sen sana” dediğinde anlamıştım aslında. Öyle benden uzaktı ki aldığım kararlar. Beni omuzlarımdan sirkeleseydi ancak bu kadar kendime getirebilirdi.

Daha sonra yeni bir yolun şafağında kendimi yenilenmiş, yeniden doğmuş gibi hissederken yine tamamen tesadüfen çıktı karşıma “Yolunu kendin yürüyebilmek için, yönünü kendin koymak zorundasın” cümlesi.

Tüm yapamazsınlara inat hayatımda bir tek Oruç Aruoba’nın verdiği nasihat ve güçle yolumu kendim yürüdüm, yönümü kendim koydum.

Bir Eylül günü, kara bulutların, fütursuz rüzgarların arasında kalmışken rastladım yine O’nun o “Ne yani, -şimdi de ‘Eylül Böceği’ mi demeliyim sana; orada, hala, bütün o kara bulutlara meydan okumana bakarak?!”

Yine bu cümlenin üstüne dedi ki bana “Uçuk bulutlar uçup geçtiler önünden: şimdi, pırıl pırıl, tek efendisi O, göklerin -en karaları bile gelip geçici: bir an, bir süre kapatıyorlar onu; ama geçip gidiyorlar sonra -o, dingin, suskun, parlak Efendi’nin önünden...”

31 Mayıs 2020 yılında kaybettik Oruç Aruoba’yı. Bu hayatta karşılaşmak, tanışmak, konuşmak çok istediğim insanların en en başında gelirdi Oruç Aruoba.

Ölünce karşılaşmak dileğiyle.

Saygı, sevgi ve minnetle anıyorum kendisini.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlksen Artan - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Türkiye'deki en büyük sorun ne?