RAMAZAN AYI EDEP AYI 3

Kutsal Ramazan ayının on dokuzuncu günü bugün, bu ayın üçüncü haftasına da ermek üzereyiz. Bu kutsal ayda kendimizi ne kadar sorguluyoruz? Hayatımıza yön verebilmek, en azından akıntıya kapılmamak için insanlığımızı sorgulamamız önemlidir. Kendini sorguya çekenlere ne mutlu! Ne mutlu, çünkü onlar çok şeyin farkında olan bilinçli insanlardır. Bilinçli insanlara o kadar ihtiyacımız var ki; her mahallede, her sokakta, hatta her evde var olan birden fazla kraldan toplum yoruldu. Neredeyse insanlığımızı kaybetmek üzereyiz. Ramazan ayı bu bencilliği önleyen ay olmalıdır. Bunun için “edebimizi” bilmek ve edebimizi takınmak zorundayız. Bu önce insanın kendi sınırlarını, hak ve ödevlerini bilmekle mümkün olacaktır. İnsan varlık sınırlarını kaybettiği, hak ve ödevlerini yeterince bilmediği için hem tüm doğayla, hem tüm insanlarla neredeyse savaş halindedir. Bu yüzden bir şeyi olması gerektiği için değil, kendisi öyle istediği için çaba harcıyor. İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü müdürü Prof. Dr. Erkan Topuz’un kaleme aldığı yazıyı din dışı ve konumuzla ters ilişkili bir yazı olmasına rağmen “edebi” anlatmama uygun olduğunu düşünerek sizlerle paylaşmaya devam ediyorum.

Nerde kalmıştık; şurada:

“Markete üzüm gelmiş. Kırmızı, iri, dipdiri şeyler. Erik gibiler maşallah! Nereden geliyor bunlar? Şili’den. Şili mi? Evet! Kaç gündür buradalar? 3-5 gün oldu.

Düşünün, Şili’nin bir köyünde topluyorlar bunları. Uzun yolculuklar sonunda bizim kasabaya kadar geliyor. Bir süre bizim manavda bekliyor. Alıyorsun eve getiriyorsun, evde de 3-5 gün daha, bana mısın demiyor. Hala kütür kütür.”

Devam edelim.

*

“İyi ama nasıl?

Şahane şeyler var, adına ilaç diyorlar. Üzümlere verilen bu ilaçlardan birinin etiketindeki faydaları sayalım mesela: Dane büyüklüğünü arttırır. Dane ağrılığını arttırır. Dane şeklini daha düzgün olarak değiştirir. Tam olgunlaşmadan daneye parlak sarı yeşil rengini verir. Dayanıklı ve dirençli kabuk sayesinde hasat ve hasat sonrası olabilecek yaralanmalar en aza iner, hastalıklara direnç katar. Kullanım dozu yükseldiğinde sofralık üzümlerde hasadı geciktirir. Raf ömrü uzar.

Nedir bu? Sitokinin. Büyüme hormonu. Bakın şu şansa ki, sitokinin insanda da aynı işe yarı-yor. Sonra anneler şikâyet ediyorlar “ee benim çocuk erken kıllanıyor!” Bu dünya böyle hanım abla, sen üzümü alırken kıllanmazsan, çocuğun kıllanır.

Adana’da çiftçilerle çalışıyoruz. Yaz güneşi altında soğutması olmayan tankerle süt topluyorlar mandıralara.

Şöföre soruyorum “Bozulmuyor mu bu sıcakta süt?” “Abi, tankere iki bardak hidrojen peroksit döküyorum, akşama kadar bir şey olmuyor.”

Hidrojen peroksit dediği şey kadınların saçlarının rengini açmak için kullandıkları bir kimyasal. Çok kötü değil, sadece canlıları öldürüyor. Süte koyunca bütün bakteriler ölüyor, geriye bozulacak bir şey de kalmıyor.

Doğala özdeş süt!

Bu anlattıklarımın hepsi yasal.

Temel problem şu ki: İnsan doğa ilişkisi değişti. İnsan yeni bir doğa kurgusu yaptı, kendini doğanın dışına aldı, doğayı alınır-satılır mal yaptı, sentetikleştirdi ve tüketime sundu. Hal böy-le olunca, insan kendinin doğal bir varlık olduğunu unuttu.

İnternetten pantalon, ayakkabı, peynir, arkadaş ve sevgili edinmeyi marifet bildi.

Optik kabloların sunduğu hayatı da hayat bildi. İnsan artık bu!

Doğala özdeş!”

*

Bu yazı bile edebimizi ne kadar yitirdiğimizi gösteriyor bence. Gıdadan, giyime; barınmadan iletişime kadar insanın özü bozulmaktadır. Özünden kopuş konusunda edep aranmamalı mıdır sizce? Oysa insan ne kadar edebe sahip olursa, doğadaki birçok varlıkla barışık, o kadar huzurlu olur. Unutulmasın ki toplumsal tutum ve davranışımız tamamen buna bağlıdır.

Gelecek yazımızda Kırklareli Müftüsü Adnan Zeki Bıyık’ın bu konuyu tamamlayan sözlerine yer vereceğim.

DEVAM EDECEK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aydın Göle - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin - Sakarya'nın haber portalı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin - Sakarya'nın haber portalı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin - Sakarya'nın haber portalı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin - Sakarya'nın haber portalı değil haberi geçen ajanstır.