RAMAZAN AYI EDEP AYI 4

HAYATIN TATLARI VE HAYATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Kutsal Ramazan ayının yirmi altıncı günü bugün, aynı zamanda Kur’an-ı Kerimin indiği kabul edilen gece bu gece. Yüce Allah bu gece ibadet ve dualarınızı makbul ve kabul eylesin kadir geceniz kutlu olsun. Artık bu ayın son haftasındayız, dolayısıyla ramazan ayı bütün güzelliğiyle birlikte çekmiş sancağı gidiyor. Önümüzdeki pazartesi günü ramazan bayramına ulaşacağız. Şimdiden bayramınızı kutluyorum (bu arada bayram süresince gazetemiz yayınlanmayacak, bir sonraki hafta buluşacağız).

Bu kutsal ayda kendimizi ne kadar sorguluyoruz? Ramazan ayı bencilliği önleyen ay olmalıdır. Bunun için “edebimizi” bilmek ve edebimizi takınmak zorundayız. Bu önce insanın kendi sınırlarını, hak ve ödevlerini bilmekle mümkün olacaktır. İnsan varlık sınırlarını kaybettiği, hak ve ödevlerini yeterince bilmediğinden bir şeyi olması gerektiği için değil, kendisi öyle istediği için çaba harcıyor. Öyle reklamlardaki gibi insan kendi kendini çok özel ilan ederse olacağı budur. Herkes birbirinden özeldir. Kimse kimseden üstün değildir. En ayıbı kendini birinci sıraya koymaktır. Bunun sonu narsisizme (kendine hayranlık, özseverlik), nihilizme (her şeyi anlamsız görme, bilgiyi yok sayma, yokçuluk, intiharcılık), sadistliğe (başkasına acı çektirme) kadar gider. Oysa sevgi bütün bunların ilacıdır. İrade denetimini en güzel ayarlayan, bize edebi sağlayan sevgidir. Ramazan irade denetimiyle “edebi” bize kazandırırken farkında olmadan sevgiyi de kazanmış oluyoruz. Sevgiye sahip olduğumuzda da çevremizle, kendimizle ve doğayla barışık oluruz.

Bu yazı dizimizde edebi kazanmanın yollarının ne yapmak veya ne yapmamakla mümkün olduğunu bulmayı, görmeyi amaç edinmiştim. Bugün yazı dizimizi bu konuda Kırklareli Müftüsü Adnan Zeki Bıyık’ın kandil üzerine kendisine sorulan soruların cevaplarına ayırdım. O kandil üzerine soruları siz Ramazan üzerine yorumlayın. O zaman amaçladığım konuya ulaşılır.

*

Sorular geliyor zaman zaman (...) Ben de o Müslümanlara diyorum ki:

Size daha kazançlı ama nefse ağır gelen sevap kazanma yolları göstereyim mi?

-Evet Hocam göster..

Öyleyse şu söylediklerimi yapın.

1-Variyetiniz varsa alın birkaç yetimi tepeden tırnağa giydirin, yedirin içirin, uzun vadede ise o yetimlerin eğitim masraflarını karşılayın. Okuyup büyük adam olsunlar, dine diyanete vatana millete faydalı gençler olsunlar. Zaten sevgiden şefkatten ve baba himayesinden mahrum kalmışlar. Bunların sizin yüzünüze sevgi ile bir bakışı Allah’ın size rahmet nazarı ile bakması demektir. Malumunuz Aziz Peygamberimiz, duası ret olunmayan güruhun içinde yetimi en başta saymıştır. “Mazlumun bedduasından, ahından ve yetimin gözyaşlarından sakının. Çünkü insanlar rahat uykuda iken onlar dert, sıkıntı, üzüntü içindedirler” (Buhari)

2-Beşinci, onuncu veya yirmi sekizinci umrenizi yapmayı bırakın, burada harcayacağınız paranızı, evine kurbandan kurbana et giren komşularınıza bağışlayabilirsiniz. Bu gerçekten beratınıza vesile olabilecektir.

3-Zenginseniz eğer, (...) daha içerikli bir sevap önerebilirim size, okuluna giden yavrusuna harçlık verebilmek için kendisi 5 km yolu yaya giden gariban babalara yardım yapabilirsiniz. Çok uzakta değil, çevremizde bu insanlardan çok var…

4-Bu gece, hastane köşelerinde yatan nice kimsesiz hastaları ziyaret edip sevindirebilirsiniz (...)...

5-Zenginseniz eğer çevrenizdeki tüm gariplere bu akşam güzel bir lokantada vali kebabı yedirebilirsiniz…

6-Zengin fakir fark etmez, bugün hastanelerde can bekleyen, kan bekleyen on binlerce hastadan birine şifa olabilecek bir ünite kan bağışlayabilirsiniz... Bu da 1000 rekât nafile namazdan üstündür…

7-Bu Berat Gecesini vesile ederek sizi büyütünceye kadar sayısız eziyetler çeken, huzurevine attığınız anne veya babanızı oradan çıkarıp duasını alabilirsiniz (...). Hem bunu yaparsanız, facebook'da veya telefon marifetiyle sanal alemde binlerce insanın kandilini kutlamak için yazdığınız kandil mesajlarınız da klişe bir adımdan öteye gidip daha büyük ve saygıdeğer bir manâyı hâvi olur.

8-Durumunuz müsaitse eğer, fakr-û zarûretinden evlenemeyen, yuva kuramayan gariban birkaç gence sahip çıkıp, onların masraflarını karşılayıp, harika bir berat fermanı almaya namzet olabilirsiniz.

9-Kocası ölmüş küçük çocuklarını okutabilmek için temizliğe giden, namusunu pay_i mâl etmeyen yiğit ama fakir dul komşularınıza yardım eli uzatabilirsiniz...

Yukarıda 9 maddede verdiğim güzellikleri ve ona müşabih (benzer) nasihatları hayatınıza koyarsanız, kandil geceleri o zaman değerli olur ve Allah, o zaman bizlerden hoşnut olur.

*

Sonuç olarak insan kendi türüyle, doğayla, hayvanlarla iç içe sevgiyle, dayanışmayla yaşadıkça Allah’ın rızasını ve “edebi” kazanacaktır. İnsanın iç denetimini sağlaması yönünde kutsal ramazan ayının büyük önemi vardır. İbadetlerin bir amacı budur. Önce yaratana karşı, ardından yarattıklarına karşı insanı inceltir. Zaten ibadetler insanı incelttiği, nazikleştirdiği ölçüde makbuldür. Bundan ayrı olarak insanın içindeki iyiyi, güzeli çıkarmalıdır. Bunlarda edeple mümkündür.

SON

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aydın Göle - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin - Sakarya'nın haber portalı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin - Sakarya'nın haber portalı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin - Sakarya'nın haber portalı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin - Sakarya'nın haber portalı değil haberi geçen ajanstır.



Anket Bugün bir genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?