Telafisi olmayacak döneme girildi

Aşı olmak; asrın illeti ile mücadelenin olmazsa olmazı ve en önemli koşulu, kişisel keyfiyet alanına terk edilmeyecek kadar hayati sonuçlar ihtiva ediyor.

Uzun yol yüründü, başta tüm sağlık çalışanları olmak üzere emsal, olmayacak çaba harcanmakta ve insanlığın yüz yılda bir başına gelecek felaket yaşanmakta.

Hepimizin malumu üzere, mücadele tek alanda verilmemekte, sağlıklı yaşamak kadar önemli olan ticari alanda da verilmekte mücadele.

Hafızamız diri olmalı, yakın zamandır kısıtlamaların kaldırılması, iş yerlerinin açılması.

Her şeyi çok kolay unutur olduk, düne kadar feryatlarımız vardı, her işletme zor günler geçirdiğini haykırıyor ve bir an evvel yasaklar kalksın iş yerleri açılsın…

Çok çabuk unutmuş olmalıyız ki son günlerde paylaşılan veriler dehşete düşürmekte.

Özellikle Sakarya, aşı oranında gerilerde yer almakta, Marmara bölgesinin en geri ili durumunda.

Aşı olması gereken grup içinde durumumuz vahim; % 60 aşı ve aşı vakti gelmiş olmasına rağmen % 40 aşı olmayan oran.

Başta Sakarya Valiliği olmak üzere Sağlık İl Müdürlüğü yoğun mesai harcamakta, aşı çağrısında bulunmaktalar.

Tüm tıbbi veriler aşının kaçınılmaz olduğunu işaret etmekte , inanç düzeyinde bir şüpheye mahal yokken bu direnç nedendir anlamak mümkün değil.

Hangi bilimsel veriye dayanarak aşı karşıtlığı oluşturulur, olacak şey değil.

Kendi yaşamını riske atanlar, bilmeli ki riske attıkları sadece kendi canları değildir. Yaşamdan daha kıymetli ne ola….

Bunca sarf edilen emeği nasıl yok sayarsınız, kendinizde bu hakkı nasıl görürsünüz.

İllet ile mücadelenin başka adresi yok, bilimsel alanda yapılan çalışmaların yok sayılması kişisel keyfiyet alanının tayin edileceği hafiflikte olmasa gerek.

Hiç kimsede kendisinde böyle bir hakkı göremez.

Çok zor günleri geride bıraktık, müreffeh geleceğe doğru umut taşırken sokak efsanelerinden beslenerek geleceğimizi kimse karanlığa itmesin.

Bugünden tezi yok ya aşılanın ya da toplumun içinde yaşamaktan vazgeçin.

Çıkın bir dağın başına tek başına yaşamınızı sürdürün, bizi de bu illet ile tehdit etmeyin.

Oysaki hiçbir akli zemine dayanmayan bu anlamsız tutum yüzünden yaşamını yitirecekler sayısı artacak, tekrar kapanmalara dönülecek ticari yaşam zora sokulacak ki bundan sonrası büyük yıkımdır.

Telafisi olmayacak döneme girildi.

“Gelme diyor Rabbim,

gelme bana neyle gelirsen gel,

ama kul hakkıyla, masumun ahıyla,

nedeni olduğun gözyaşlarıyla gelme diyor.

Tövben karşılığında her günahını affederim ama insanların haklarını yeme, ahlarını alma

çünkü onların affını, mazlumların kendilerine bıraktım diyor. Yani, ya emrolunduğu gibi dosdoğru yaşa, ya da hakkını yediklerinden helallik almadan ölme diyor !”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nureddin Subaşı - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 2023 yılında asgari ücret ne kadar olmalı?
Tüm anketler