13.01.2022, 10:00

MAHALLE SAKİNLERİ

Geçtiğimiz haftalarda öğrendik ki sokak hayvanlarının yeri sokaklar değilmiş.

Hani şu bir metre kare yeşil alan görsek beton attığımız, bina diktiğimiz, yol yaptığımız ve doğal yaşam alanı diye bir şey bırakmadığımız sokaklar, mahalleler, caddeler ve şehirler.

Alanlarını gasp ettiğimiz, bunca eziyete ve işkenceye seyirci kaldığımız yetmezmiş gibi bir de sokaklarda yaşamalarının doğru olmadığını duyduk.

Nerede yaşamalılar peki?

Barınaklarda!

Barınaklar peki, ne durumdalar?

Hasta ve bakıma muhtaç hayvanların yaşadıkları, tedavi edildikleri merkezler.

Peki siz hasta bir canlı ile sağlıklı bir canlıyı yan yana koyarsanız ne olur?

Basitçe anlatıyorum. Sağlıklı olanın hasta olması kaçınılmaz.

Yahu bunlar zaten sokakta da bir arada yaşamıyorlar mı?

Yaşamıyorlar canım kardeşim, sayın abim. Yaşamıyorlar.

Bir metrekare alanda dip dibe yaşamıyorlar.

Ama aynı kafeslere konulmuyorlar ki!

Fark etmez ki. Barınaklara hiç gidip gördünüz mü? Baktınız mı nasıl oralar?

Orada çalışmaya çalışan insanların dertlerini, neler beklediklerini, neye ihtiyaçları olduğunu soran oldu mu?

Kapının önüne bir kap su bir kap mama koymak, birazcık sevgi ile yaklaşıp azıcık şefkat göstermek zor mu geldi?

Sokakta özgürlerdi.

Özgürlüğümüz elimizden alınınca ne olduğunu hatırlıyor musunuz?

Karantinaya giriyoruz, kapanmalar yaşadık.

Tam kapanma zamanlarında günlerce evden çıkamadık. Gerçi o zamanlarda da ufacık mazeretlerimiz bile geçerli sayılıyordu ama yine de özgürce dışarıya çıkamamak ne demek az da olsa anladık sanıyordum.

Pervasızca hareketlere maruz kalan, canım istedi öyle oldu kararlara maruz kalan cansız bir eşya değil. Bakan, gören, hisseden, canı acıyan, korkan ve sadece sevgiye ihtiyaç duyan canlılar.

Yaşıyorlar.

Onları korkutarak topluyorsunuz ya.

Duygusuzca ve pervasızca yaklaşıp, ürkütüp hatta canlarının acımasına sebep oluyorsunuz ya.

Yapmayın.

Bu dünya yaşamak için çok büyük ve hepimize yeter.

Yorumlar (0)