banner2

banner1

01.10.2020, 14:20

KİM DÜŞÜNSÜN!..

"Biz düşünerek çözemeyiz ya bu kadar şeyi.

Dünyanın onca yükünü biz mi omuzlayacağız!!!" yaklaşımına sahip insanlara gelsin müsaadenizle bunlar da!..

...

Artık hizmet aldığımız hemen hemen her kurumun özel ve devlet olarak ayrıldığı bir dönemin üzerine,

Bir de parası olanla olmayanı tamamen ayıran,

Ayrıştıran corona gerçeği çöktü insanoğlunun üstüne iyice.

Birileri düşünmüyorsa bu kadar adaletsizliğin,

Bu kadar eşitsizliğin varacağı yeri,

İnsanların çare ararken boğulduğu şu çaresizlik bataklığını kurtaramıyorsa bir türlü,

Niçin mevcut makamlarda olduğunu unutmuşlar,

Sen düşünmeyeceksen,

Ben düşünmeyeceksem,

O,

Bu,

Şu düşünmeyecekse eğer,

Kim düşünecek onca insanı!!!

...

İki farklı tablo var şu anda memleket sahnelerinde.

Parası olan daha da özenliyken daha da kaliteli yaşamak için,

Parası olmayan günü kurtarabilmenin peşinde sadece.

...

Çok daha organik beslenmeye başladı mesela kesesi dolu olanlar corona sonrası.

Organik beslenmenin yanında,

Her türlü takviye,

Vitamin,

Kür vs ile de bağışıklığını destekleyip vücut direncini arttırırken bu kesim,

Evinde bir kap yemek yapamayan insanlar var diğer tarafta.

Birileri spor salonlarına gidip vücudunu geliştirme,

Vücut sağlığını koruma çabası içindeyken,

Hatta spor salonları kapandığında bile,

Spor hocasını evine getirip rutinine devam ederken, Üstüne bir de saunasına girip,

Ardından da şok havuzunda şoklanarak kendine gelip rahatlarken,

Ciğerlerine doldurabildiği her nefesi spor sayanlar var başka başka yerlerde.

Birileri düşünmeyecekse,

Sen düşünmeyeceksen,

Ben düşünmeyeceksem,

Kim düşünecek o insanların sağlığını bu memlekette!!!

...

Parası olan çocuğunu özel okula gönderirken,

Çocuğu beş-on kişilik sınıflarda eğitim gördüğü halde mevcut hâlden yeterince verimlenemeyip çocuğunu etüt merkezlerine taşırken,

O da yetmeyip özel öğretmen ile takviye üzerine takviye yaparken,

Devletin tam olarak sağlayamadığı imkânlara bile ulaşamayanlar var bir çok yerde.

"Ders kitaplarını bedava veriyoruz"la bitmiyor artık sorumluluklar bu dönemde.

Her eve belki birden fazla bilgisayar,

Her eve belki birden fazla tablet,

Her eve sınırsız internet gerekiyor artık neticede.

Birileri,

Çocuklarını ekstralarla dolup dolup taşırırken,

Oluşan tüm eksikleri varlıkları ile tamamlayabiliyorken,

Yavrularına kaynak kitapları dahi alamayan analar-babalar,

Mahçup mahçup bakıyor yavrularının yüzüne.

Düşünsenize bir;

Yıl olmuş 2020,

Kars' ın Kümbet köyünde, EBA' ya bağlanabilmek için internetin çektiği alanları arayan ve çok da haklı olarak şehirdeki çocuklarla aynı şartları yaşamak isteyen çocuklar var halâ.

Ve onların hayal ettiği her şehrin,

Şehir çocuklarının da kendi içlerinde başka başka sorunları var.

Sonrası da ayrı vahim tabi.

Sanki o güne kadar tüm şartlar çok da eşitmiş gibi alıp tüm o çocukları aynı sınava sokacak bir zihniyet var bu memlekette.

Birileri düşünmeyecekse,

Sen düşünmeyeceksen,

Ben düşünmeyeceksem,

Kim düşünecek Ali' nin,

Ayşe' nin maduriyetini,

O yavruların geleceklerini,

O çocukların gelecekteki yerlerini,

Yıkılan hayallerini kim düşünecek peki!!!

...

Parası olanın oturduğu ev bile ultra akıllıyken,

Deprem kaygısı o tip evlere hiç uğramıyorken,

İmkânsızlıklarının kurbanlığında,

Evinin başına yıkılacağını bile bile,

Kaygısını içine atıp mevcut evinde oturmaya mecbur olmuş insanlar var deprem bölgelerinde.

Neyi,

Hangi birini düşünsün şimdi o insanlar!

Yarın kapısını çalabilecek deprem felaketini mi,

Bugün bedenine girip ölüme götürebilecek olan virüs tehlikesini mi!!!

Birileri düşünmeyecekse,

Sen düşünmeyeceksen,

Ben düşünmeyeceksem,

Kim düşünecek peki Hasan kardeşimizin,

Zeynep bacımızın kaygılarını,

O insanların can güvenliklerini kim düşünecek bu memlekette!!!

...

Özel şoförüyle karada yolculuk eden,

Karadan sıkılıp yatına geçen,

Denizden bayıp jetine binen,

Jetiyle yetinemeyip "Bir de özel uçağım olsun" diyenlerin yanı sıra,

Bir öğrenci kaydı daha alıp bir faturasını daha rahat ödeyebilmenin peşinde olan okul serviscileri var okul önlerinde.

Ve birileri,

Özel arabasından yatına,

Yatından jetine,

Jetinden özel uçağına koştururken işi gücü,

Belki de keyfi için halâ,

Şu an ekmek teknesi minibüsüne öğrenci bulamadığı için uykularını terk etmiş insanlar var orda burda.

Ne yapsın peki bu insancıklar bu durumda!

Bu arada başka bir konu da toplu taşıma.

İnsanlar topluca oradan oraya taşınırken,

Kural kaide tanımayan bir çok insan ve fırsatçı zihniyetler yüzünden herkesin işi şansa kalmış durumda.

Ee şimdi şöyle bir bakınca,

Bir taraftan şansı oluk oluk akan bir kesim varken,

Diğer taraf şansa hayatta kalma çabasında.

Birileri düşünmeyecekse,

Sen düşünmeyeceksen,

Ben düşünmeyeceksem,

Kim düşünecek onca insanın maduriteyini o zaman!!!

...

Corona salgını sonrası, Varlıkla yokluk arasındaki mesafenin açık ara arttığını görebiliyoruz hepimiz herhalde.

Yoklukla mücadele edenlerin omuzlarındaki yük,

Katlanarak çoğalıyor her geçen gün.

İnsanlar ne ile nereye kadar ve nasıl mücadele edeceğini bilememenin sıkıntısında.

Dengeler iyice bozuldu artık.

Terazinin bir kefesinde bolluk,

Bereket,

Har vurup harman savurma,

Diğer kefesinde yokla,

Yoklukla savaşma hali,

Diğer kefesi umutsuz durumda.

Ve daha yazılacak o kadar çok maduriyet var ki aslında.

Okullarda kantincisi,

Hastanelerde sağlıkçısı,

Sahnelerde sanatçısı,

Müzisyeni,

Hizmet sektöründe çalışanı,

Aldığı üç kuruşu yol ve yemeğe vermesine rağmen ücretli öğretmenlikten başka şansı olmayan ve bugün onu bile yapamayan bugünün "ücretsiz öğretmenleri"...

Bu maduriyetlerin hangisi,

Hangi biri bir kenara bırakılabilir ki!

...

"Benim tuzum kuru" deyip kenara çekilmek,

Kenardan kenardan olanları izlemek,

Sırtının sağlamlığı ile gönül rahatlığında yaşayabilmek,

Gönül rahatlığının verdiği vurdum duymazlıkla gününü gün etmek,

Günü gün ederken,

Ertesi günün,

Daha ertesi günün,

Hatta yıllar sonrasının bile kaygısını hiç yaşamadan nefes almaya devam edebilmek,

Nefesini özgürce,

Sınır koymadan alırken başka yerlerdeki nefeslerin darlığını görmezden gelmek,

Görmezden gelmek için de olan biten her şeye göz yumabilmek...

Kolay olan bunlar,

Bunların her biri en kolay yollar.

"Bencillik",

"Benci"lik,

Zamanla hem kişiyi,

Hem de bu tip kişiliklerin yaşadığı toplumu,

Götürür koyar günü gelince uçurumun kenarına.

...

'Topluca uçurumun kenarına varmadan "HEP BEN, HEP BANA..." demeyi bırakabilmek dileğiyle...'

Yorumlar (0)