Nazile Akarsu/Sinem Mutay
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşırken kadınlar, maruz kalınan şiddeti ve yaşadıkları endişeyi dile getirdi. Kadınlar, özellikle kadın cinayetleri ve şiddete karşı daha güçlü ve caydırıcı yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguladı. Mevcut yasaların yeterince uygulanmadığını savunan kadınlar, caydırıcı cezalar uygulanmasını ve cinayet zanlılarının aftan yararlanmamasını istedi.
“KADINLARIN ANILDIĞI GÜNÜN ANLAMI KALMADI”
Sevgi Bakırcıoğlu, kadın cinayetlerinin her geçen gün artmasına tepki göstererek, kadınların anıldığı özel bir günün dahi anlamını yitirdiğini söyledi. Küçük meseleler nedeniyle kadınların hayatını kaybettiğini belirten Bakırcıoğlu, “Cinayet işleyenleri de bir kadın doğuruyor. ‘Cennet annelerin ayakları altındadır’ denir ama şiddet gören kadınlar da bir anne ya da anne adayı. Saplantılı insanlar bunu düşünemiyor. Her haber gördüğümde içim gidiyor. Bir kadın olarak çok üzülüyorum. Hem çalışan, hem evi çekip çeviren hem de çocuk büyüten kadınlar baş tacı olması gerekirken şiddete ve daha kötüsüne maruz kalıyor” dedi.
“GÜVENDE DEĞİLİZ”
Şiddetin temelinde çocuklukta görülen aile ortamının etkili olduğunu düşündüğünü söyleyen Fatma Cihan ise özellikle babanın ilgisizliğinin şiddete meyilli bireylerin yetişmesinde rol oynadığını dile getirdi. Günlük yaşamda dahi tedirgin olduklarını söyleyen Cihan, “Dışarıya çıktığımda başıma ya da çocuğumun başına kötü bir şey gelmesinden endişeleniyorum. Biz güzel bir çocuk yetiştirmeye çalışıyoruz ama sokağa çıktığımızda acaba biri bıçak mı çıkaracak, bir kavga sırasında silah mı çekilecek, o kurşun bize mi gelecek bilmiyoruz. Hiç güven içinde değiliz” ifadelerini kullandı.









