banner2

banner1

banner22

"Hendek için adalet"

Sakarya'nın Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasında 7 kişinin hayatını kaybettiği, 127 kişinin yaralandığı patlama 1 yılı geride bıraktı.

Hendek 03.07.2021, 11:06 Editör: Nisa Çoban
banner48

Hendek’te Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda 3 Temmuz tarihinde bir patlama meydana gelmiş ve patlamada 7 kişi hayatını kaybederken 127 kişi ise yaralanmıştı. Patlama sebebiyle görülen duruşmada ise aralarında fabrika sahiplerinin de bulunduğu 7 sanığın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanması sürüyor. Patlamanın yaşandığı tarihten 1 yıl geçmesi sebebiyle de patlamada hayatını kaybeden 7 kişi ve yaralanan 127 kişinin bazı yakınları avukatları ile bugün fabrika önüne gelerek bir basın açıklaması yaptı. 'Hendek için adalet' pankartıyla fabrikaya yürüyen vatandaşlar, fabrika sahiplerinin işçilerin canına değer vermediğini, mücadelelerinin sonuna kadar devam edeceğini belirtti. Açıklamanın ardından fabrikanın önündeki kalabalık fabrika kapısından içeriye karanfil atarak bölgeden ayrıldı.

“HİÇBİR İŞİN DOĞASINDA ÖLÜM YOKTUR”

Tam 1 yıl önce burada yaşanan patlamada 7 işçinin öldürüldüğünü söyleyen birtakım müştekilerin avukatı Can Atalay, “Hiçbir işin doğasında ölüm yoktur. Risk vardır, tehdit vardır, önlem vardır. Hem bu fabrika hem de Türkiye’nin birçok yerindeki işveren için işçi canı önemsiz bir ayrıntı olarak görülüyor” dedi. Fabrika önünde açıklama yapan Avukat Gülşen Uzuner ise “Hala patron, nasıl tutuklu olduğuna şaşırıyor. Bize diyorlar ki, garibanın hakkı ve hukuku olmaz. Biziz garibanın hakkı, hukuku. Biz hep birlikte el ele tutuşup adaleti sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

“İŞÇİLERİN HAYATLARINI HİÇE SAYDIKLARINI BİLİYORUZ”

Avukat Seher Eriş, “Patlama göz göre göre gelirken işverenin önlem almak yerine üretimi arttırmayı tercih ettiğini biliyoruz. İşçilerin bir süredir patlama riskine ilişkin endişelerini fabrika sahipleri ve yöneticilere ilettiklerini fakat buna rağmen önlem alınmadığını biliyoruz. İşçilerin ölüme terk edildiğini biliyoruz. Kar elde etme hırsıyla işçilerin hayatlarını hiçe saydıklarını biliyoruz. Biz tanıyoruz bu patron ve sermayedarları. Ama biz işçilerin mücadelelerini de biliyoruz. Biz yaşam için hayatı ilmek ilmek ören bu işçilerin mücadelelerini de biliyoruz, tanıyoruz” şeklinde konuştu.

“2014 YILINDA PAZAR GÜNÜ KAYNAKÇI ARKADAŞIMIZ NASIL ÖLMÜŞTÜR?”

Patlamada gözünden yaralanan Hasan Bozdağ, Hiçbir eğitim almadan beni jiletin bölümüne koydular. Engelli bir arkadaşım makinede çalışabilir mi? Sadece şunu söyleyeceğim. 2014 yılında pazar günü kaynakçı arkadaşımız nasıl ölmüştür? Bunu bütün ülkeye ve devlete sesleniyorum. Pazar günü buradan bir sinek dahi içeri girmez. Bunu Yaşar Coşkun ve Hasan Ali Velioğlu fabrikaya yollamıştır ve spiral ile profil keserken üretimde orada unutulan baruta alev sıçraması sonucu patlama olmuştur. Bu arkadaşımıza ise 1 buçuk trilyonluk dava açılmıştır” dedi.

“CANIMA CAN KANIMA KAN”

Patlamada hayatını kaybeden Halis Yılmaz’ın babası Muammer Yılmaz, “2004’te ruhsat veriliyor. 2004’ten 2020’ye kadar senede bir kere denetlemeye gelsen o perde betonu görmez misin? Gelen çay içmiş gitmiş. Benim canım bu bedenimde olduğu sürece o yalancı şahitlerin öbür dünyada da yakalarındayım. En son isteğim ise canıma can kanıma kandır” ifadelerini kullandı.

“BUNLARIN HESABINI KİM VERECEK”

Patlamada hayatını kaybeden Sabahattin Tepeçınar’ın kardeşi Hatun Tepeçınar, “Biz adalet istiyoruz. Gariban işçiler, konuşamayan işçilerden 7 tanesi burada can verdi, diğerleri ise sustu. Hepsinin etleri, kanları yukarıda. Bunların hesabını kim verecek” şeklinde konuştu.

Yorumlar (0)