banner2

banner1

banner22

Coşkun’un ilk savunması

Davada tutuklu olarak yargılanan fabrika sahibi Yaşar Coşkun, mahkeme heyetine savunma yaptı. Yaşanan olayda fabrika yetkililerinin herhangi bir ihmali olmadığını belirten Yaşar Coşkun, patlamanın bir sabotaj olduğunu iddia etti.

Hendek 15.03.2021, 15:08 Editör: Aysima Kortak
Coşkun’un ilk savunması
banner48

Fabrikada yalnızca küçük bir bölümün kaçak olduğunu söyleyen Yaşar Coşkun, ifadesinde şunları söyledi: “Patlamadan sonra bölgeye gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya bu olayın sabotaj olabileceğini belirttim. Fabrika, standartlara uygun olarak yapılmıştır. İlk patlamanın olduğu yerle ikinci patlamanın olduğu yer arasında 500 ila 600 metre mesafe vardır. Bu yüzden ilk günden beri olayın sabotaj olduğunu söylüyorum. Gözaltına alınana kadar oradan ayrılmadım. Çok iyi gördüm, olayların nasıl olduğunu çok iyi biliyorum. Ankara’dan gelen bir ekip vardı, bomba imha ekibi. Bizim orayı patlatmak için TNT’ye gerek yok. 2009-2010 yıllarında sabotaj olabileceği yönünde iddia üzerine asker ve jandarma ekipleri nöbet tutmuştu. Ben hala iddia ediyorum sabotaj olabilir diye. Hakkımda iddianamede iddialar var, bilirkişi raporuna göre bu iddialar yapılmış bunların hiçbirini kabul etmiyorum. Çünkü havai fişekten anlayan bilirkişi yok. Bende bunları sizlere belgelerle anlatmak istiyorum. Fabrika hakkında ilk iddia fabrikanın uygun olarak yapılmaması; bu mevzuata uygun yapılmadı, nasıl söylenir tüzüklere uygun olarak yapıldı. Birde fabrikaya ruhsat verilmez. Üç senede bir ruhsat gözden geçirilir ve tekrar verilir. Mevzuata aykırı bir fabrikada 15-16 sene nasıl çalışılır? Türkiye’de savaş çıksa ordu gelip burada cephane üretebilir. Kaçak yapılar denilen şey doğru 3 tane kaçak yapı 30-40 metrekaredir, bizim fabrikanın alanı 16 bin metrekaredir. Bunlar abartılıyor, raporlar iş bilmeyen kişiler tarafından yapıldığı için abartılıyor. Tüzükte ne yazıyorsa biz binalarımızı ona göre yapıyoruz”

“BİZ HER ZAMAN İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI EĞİTİMİ VERİYORUZ”

Yaşanan patlama nedeniyle fabrika yetkililerinin bir ihmali olmadığını iddia eden fabrika sahibi Yaşar Coşkun, “Aylık 700 ila 800 Bin lira kadar işçi parası ödeyen bir fabrika 500 bin lira veremeyecek kadar aciz değildir. Müfettişler gelmiş, bize bildirmiş kaçak akım rölesi yok diye ve biz bunu yaptırmışız. Olmadığı iddiası yalandır. Fabrikanın toplanma alanı Arifiye’de olduğu söylenilmiş, bu nasıl olabilir? Hendek’te olan bir fabrikanın toplanma alanının Arifiye’de olması nasıl doğru olur? Sığınma alanına gelirsek zorunlu olmadığı için yapmadık. İşçilere yanmaz kıyafet ve steril ayakkabı verilmediği iddiasında ise her bölümün ayrı bir kıyafeti olduğu için bazı işçilere bu kıyafetler verilmez. Biz kafamıza göre işler yapmıyoruz, mevzuata göre iş yapıyoruz. İş güvenliği uzmanımıza sorarsanız eğitimler veriliyor mu, verilmiyor mu? Bizim fabrikamızda 3 tane iş güvenliği uzmanı var. Biz her zaman iş güvenliği uzmanı eğitimi veriyoruz, bunun belgeleri mevcut ve bunlar kimyagerdir. Türkiye’de A Sınıfı iş güvenliği olamadığı için B Sınıfı uzmanlar A Sınıfı yerine geçer ve bunlar eğitim verir. Uzmanlarımız belli periyotlarla eğimler verir. Çin Mahallesi fabrikadan ayrı bölgede değil ki; aynı fabrika içerisinde, biz orayı kapatarak müfettişlere gitmeyin diyemeyiz” dedi.

“BU İŞ DIŞARIDAN GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ BİR İŞ DEĞİL”

Savunmasının devamında ölen işçilere rahmet dileyen fabrika sahibi Yaşar Coşkun, “Ben suçlamaları kabul etmiyorum. Bu iddiaların hepsi asılsız kabul etmiyorum. Bu iş dışarıdan gözüktüğü gibi bir iş değil. Ben terörist muamelesi gördüm, ben iş adamıyım. Ülkem için her zaman en iyisin yapmaya çalıştım. İstihdam sağladığım koronavirüs sürecinde her yer işçi çıkartırken ben kimseyi işten çıkartmadım. Bir de denilmiş ki; biz çok mal yapıp depoluyormuşuz. Sokağa çıkma kısıtlamasında işe gelemeyenler oluyor, ben 50 ila 60 kişi eksik çalışıyordum. Fabrikamızda 200’e yakın insanımız çalışıyordu. 200’e yakın kişinin mağduriyetinin giderilmesi lazım. Ben MÜSİAD Başkanı olduğum için çoğu vatandaşa iş buldum, benim içeride olduğum için bunları yapamıyorum. Biz Sakarya’nın bir değeriyiz, ben tekrardan arkadaşlarımıza baş sağlığı diliyorum. Komisyonlar vardır, onlar 3 ay ve 6 ayda bir gelirler ve denetleme yaparlar. Bizim orada bir kaçak iş yapmamız mümkün değil ülkece hatta dünyaca tanınan bir fabrika” şeklinde konuştu.

"DÜZENLİ EĞİTİMLER VE DENETLEMELER OLUYORDU"

Fabrikada düzenli olarak eğitimler verildiği ve fabrikanın belirli periyotlarla denetlendiğini belirten Yaşar Coşkun, "Uzmanlarımız vardır, belirli periyotlarla eğitim veririz ve devamlı denetlemeye tabi tutuluruz. Daha önce de çıkan eksikliklere düzeltmeler bulunduk, kalan malları imha etmeye kalktılar, bunlar damperli kamyonlar tanışmaz diye uyardım. Bize hiç sormadan taşıdılar ve herkes mağdur oldu" dedi.

"BENİM TUTUKLULUĞUMUN KİMSEYE FAYDASI YOK"

Duruşmadaki ifadesinde tahliyesini talep eden fabrika sahibi Yaşar Coşkun, "Sekiz buçuk aydır tutukluyum. Benim tutukluluğumun kimseye faydası yok. Benim dışarı da olmam lazım ki mağduriyetleri gidereyim. Ben senelerce yatayım ama kimseye faydası yok. Dışarı da olmam lazım ki işçilerin mağduriyetini giderebileyim. Sakarya’ya çok büyük hizmetler yapmış, istihdam sağlamış, Türkiye’ye tanıtmış, Sakarya’nın değeriyiz. Tekrar vefat eden arkadaşlarımın yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Ailemizden 7 kişiyi kaybettik" dedi.

Yorumlar (0)