banner2

banner1

23.04.2021, 15:34

Hayatı korkulara teslim etmemek..

Hayatın akışı düz bir grafik şeklinde değildir. İnişler çıkışlar, duraksamalar zaman zaman verilen uzun molalar son derece sağlıklı ve olağandır. Bugün birçoğumuz kendimizden, gerçekliğimizden ve en çok da duygularımızdan korkar haldeyiz. Hiç durmadan hayatın, sevmenin ve aşkın ne kadar muhteşem şeyler olduğundan bahsedip, bir yandan da olası kötü herhangi bir andan kaçıyoruz. Bu çelişkinin tercümesi aslında şöyledir: Hayat sizi çok mutlu ettiği kadar kimi zaman acı da verir. Ve bu ihtimale hiç birimiz katlanmak istemiyoruz

 Zor zamanlarda moral bozukluğu, keyifsizlik depresif bir ruh hali ile günleri geçiriyor olmak oldukça doğal. Önemli olan kişinin kötü günlerinde kendi ile olan diyaloğudur. Karanlık olduğunda, kendi kendine neler söylüyor, nasıl davranıyor karanlıkta can sıkıcı neler oluyor?

Can sıkıcı olanlar kalbinizin sesi yerine korkunun yalanlarını dinlediğinizde başlar. Korku da zihnin ona izin verdiği kadar derinleşir. Bu sebepten korkularınızı iyi tanımak, dilini bilmek gerekir. Korkunuza şu soruyu sormakla işe başlayabilirsiniz: ‘Bana ne anlatmaya çalışıyorsun?’

Onu kendinizden ayırmak için, korkunuza bir isim dahi takabilirsiniz. Evet, kulağa komik geliyor fakat pratiğe dökmeye başladığınızda korkunuzun üzerinizdeki yarattığı baskının hafiflediğini gözlemleyebilirsiniz. Bu korkuyu her deneyimlediğinizde ‘Aa sen mi geldin? Buyur otur ’diyebilirsiniz. Onu kendinizden ayırdığınız zaman, kabul etmek, gözlemlemek ve bu duyguya kapıldığınızda aklınızdan geçen düşünceleri fark etmek çok daha kolaylaşır. Çünkü gözlemleyen haliniz, korkan halinizden çok daha kuvvetlidir. Bir örnekle konuyu özetleyelim.

 Bilge bir Kızılderili reisi torunuyla birlikte, kabilelerini koruyan siyah ve beyaz kurdun boğuşmasını izlerler. Torunu kabileyi korumak için neden iki kurda ihtiyaç olduğunu sorar. Reis, onların iyilik ve kötülüğün birer simgesi olduğunu, iki kurdun bu kavgalarının ona her zaman insanın içindeki iyilik ve kötülüğün mücadelesini hatırlattığını söyler torununa. Torunu merak eder sorar: ‘Peki hangisi kazanır bu kavgayı? Reis cevap verir: ‘Hangisini beslersek evlat...’

Yorumlar (0)