Eğitim-Sen Sakarya'dan protesto

Eğitim-Sen Sakarya Şubesi temsilcileri, hem Ankara'da sendikaya yönelik müdahaleyi protesto etmek, hem de Öğretmenlik Meslek Kanununa yönelik tepkileri dile getirmek üzere AKM’de bir araya geldi.

+1
Haber albümü için resme tıklayın

Eğitim-Sen Sakarya Şubesi temsilcileri, hem Ankara'da sendikaya yönelik müdahaleyi protesto etmek, hem de Öğretmenlik Meslek Kanununa yönelik tepkileri dile getirmek üzere AKM’de bir araya geldi.

Eğitim-Sen Sakarya Şubesi'nin basın açıklaması şu şekilde;

Öğretmenlik Meslek Kanunu İptal Edilsin!

Kariyer Hiyerarşisine Hayır!

Eşit İşe Eşit Ücret!

Öğretmenlik Meslek Kanunu’na karşı eleştirimizi, demokratik tepkimizi ve taleplerimizi ifade

etmemizin dahi yasaklandığı bir dönemden geçiyoruz. 8 Eylül’de Milli Eğitim Bakanlığı önünde

taleplerimizi iletmek isterken, Genel Merkezimiz ve Ankara 1 No’lu Şubemizin önünde sendikal

hak ve özgürlüklerimiz yok sayılarak polis şiddetine maruz kaldık. İçişleri Bakanlığı, Ankara

Valiliği ve kolluk gücü uluslararası sözleşmelere, anayasaya ve iç hukuk normlarına aykırı

biçimde hareket ederek açıkça suç işledi. Her ne kadar kararlı ve örgütlü duruşumuz

sonrasında basın açıklamamız gerçekleşmişse de eğitim emekçilerine reva görülen bu

uygulamanın “ben yaptım, oldu” diyen bir yönetim aklının parçası olduğunu çok iyi biliyoruz.

Aynı yönetim aklı Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda da karşımıza çıkmıştır. Öğretmenlik Meslek

Kanunu, muhatabı olan öğretmenlerin iradesi dışında, onların hakları ve taleplerini dikkate

almadan hazırlanmış, eğitim emekçilerinin bütün eleştirilerine rağmen, iktidar tarafından

yasalaştırılmıştır. Anayasa Mahkemesi süreci devam ederken yönetmelik yayınlanmış ve

öğretmenlik kariyer basamakları sürecinin uygulamasına başlanmıştır. Dolayısıyla Anayasa

Mahkemesi’nin bir an önce bu haksız süreci durdurmaya yönelik olarak karar sürecini

hızlandırmasını talep ediyoruz. Ayrıca sendikamız tarafından yönetmeliğin bütün maddelerine

ilişkin Danıştay’a açılan iptal davası da kamu vicdanını yaralayacak eşitsizlikler ortaya çıkmadan

bir an önce sonuçlanmalıdır.

• Öğretmenlik Meslek Kanunu, farklı branşlarda da olsalar aynı okulda ve aynı sınıfta

öğrencilerine emek veren öğretmenleri, farklı kariyerlere ayrıştırarak ve bu yapay

ayrıştırmaya göre farklı maaş uygulamasını meşrulaştırmaya çalışarak öğretmenler

arasında eşitsizliğe yol açan bir düzenlemedir.

• Öğretmenlik Meslek Kanunu ile ücretli öğretmen uygulamasına son verilmesi,

sözleşmeli öğretmenlerin tüm hakları ile kadroya geçirilmesi beklenirken tersine bu

Kanun kadrolu öğretmenleri öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen hiyerarşisine

tabi tutmuştur. Oysa tüm öğretmenlerin asıl beklentisi, güvenceli iştir, eşit işe eşit

ücrettir ve mesleki itibardır, saygıdır.

• Öğretmenlik Meslek Kanunu merkezi yazılı sınavı kaldırarak yerine “Adaylık

Değerlendirme Komisyonu” oluşturmuş ve böylece öğretmenliğe ilk atanmada

mülakatın bir benzeri siyasal ayrımcılığa yol açacak keyfi ve baskıcı bir süreci

başlatmıştır.

• Öğretmenlik Meslek Kanunu “sınavsız kariyer olmaz” diyor. Kariyer basamakları

arasındaki geçiş sınavlarının öğretmenler, veliler ve öğrenciler üzerinde çok olumsuz

etkileri ortaya çıkacaktır. Öğrencilerine yıllarca emek vermesine karşın yeterlilik

sınavına maruz kalan öğretmenin hissedeceği duygular eğitimin niteliğine gölge

düşürecektir.

• Ekonomik krizin derinleştiği ve eğitim emekçilerinin enflasyon karşısında ezildiği bu

dönemde emekçilerin ekonomik ve özlük hak kazanımlarının kariyer basamaklarına ve

sınavlara endekslenmesi asla kabul edilemez.

• Velilerin algısında “nitelikli okul” ve “niteliksiz okul” ayrımlarına “yeterli öğretmen”

ve “yetersiz öğretmen” ayrımı eklenecektir. Velilerin bakış açısında yaratılan bu algı,

öğrenciler üzerinde de ciddi etkiler oluşturacaktır. Okulda “uzman öğretmenin sınıfı”

ve “başöğretmen sınıfı” oluşacak ve algı düzeyinde eğitim hakkının sağlanmasında

eşitsiz uygulamalar ortaya çıkacaktır. Bu süreç öğretmenin mesleki saygınlığını, okul

ve aile arasındaki iletişimi ve çalışma barışını bozacaktır.

• Kanunda özel okullarda çalışan öğretmenlere ilişkin herhangi bir düzenleme yoktur.

Bu durum öğretmen istihdamında eşitlik ve eşit işe eşit ücret ilkesine ilişkin en önemli

sorun olmayı sürdürmektedir. Özel okul öğretmenlerinin Öğretmenlik Meslek Kanunu

kapsamında değerlendirilmemiş olması bu meslektaşlarımızın piyasacı eğitim anlayışı

içerisinde ucuz iş gücü olarak görüldüklerinin de bir kanıtıdır.

Kapsamlı ve bütüncül bir Öğretmenlik Meslek Kanunu, tüm eğitim emekçilerinin ekonomik

taleplerini ve başta iş güvencesi olmak üzere öğretmenlerin temel haklarını, sosyal,

demokratik ve özlük haklarını güvenceye almak zorundadır. Mevcut meslek kanununun

öğretmenlerin ihtiyaçlarını karşılamadığı açıkça ortadadır. Bundan dolayı yeni bir meslek

kanunu düzenlenmek zorundadır. Öğretmenler lehine bir içerik taşıması gereken meslek

kanunu, ILO ve UNESCO tarafından 5 Ekim 1966’da kabul edilen “Öğretmenlerin Statüsüne

İlişkin Tavsiye Kararı”na uygun şekilde düzenlenmelidir.

Bu nedenlerle;

Tüm eğitim ve bilim emekçileri için, hiçbir ayrım yapılmadan yoksulluk sınırının üzerinde

insanca yaşanabilir bir ücret düzenlemesi ve özlük haklarının iyileştirilmesi çalışmasının ivedi

biçimde yapılmasını istiyoruz.

Eğitim emekçilerinin bu kanun ve yönetmelik kapsamında gerçekleştirilecek sınava da, kariyer

basamaklarına da karşıyız. Bu kanunun bir an önce iptal edilmesini, öğretmen emeğini

değersizleştiren bu sürecin bir an önce durdurulmasını talep ediyoruz.

Ekonomik, sosyal, mesleki, özlük haklarımızla ilgili taleplerimiz, eleştirilerimiz ve önerilerimiz

doğrultusunda demokratik ve katılımcı bir anlayışla hazırlanacak gerçek bir meslek kanunu

istiyoruz.

Eğitim Öğretime Hazırlık Ödeneğinin, Ayrımsız Bütün Eğitim ve Bilim Emekçilerine Bir Maaş

Tutarında ve Yılda İki Kez Ödenmesi Sağlanmalıdır

2020 yılında 1210 TL, 2021 yılında 1250 TL olarak verilen eğitim ödeneği, günümüz enflasyon

oranları ve kırtasiye kalemlerindeki ciddi artışlara rağmen, yandaş sendika sayesinde 2022

yılında sadece 1325 TL olarak ödenecektir. Ekonomik krizin geldiği düzey ve enflasyon oranları

dikkate alındığında bu rakamın komik denecek bir düzeyde olduğu açıktır. Gerekli

düzenlemeler bir an önce yapılmalı ve eğitim öğretime hazırlık ödeneğinin, ayrımsız bütün

eğitim ve bilim emekçilerine bir maaş tutarında ve yılda iki kez ödenmesi sağlanmalıdır.

Eğitim Sen, tüm eğitim emekçilerinin sesi olmaya devam edecek ve ekonomik, özlük,

mesleki, sosyal ve demokratik haklarımız için mücadelesini yükseltecektir.

Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

11 Eyl 2022 - 17:17 - Gündem

Son bir ayda haberlisin.com sitesinde 1.129.013 gösterim gerçekleşti.



Yorum yazarak Haberlisin Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberlisin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberlisin editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberlisin değil haberi geçen ajanstır.