banner2

banner1

banner22

Yılın ahisinden örnek olacak hayat hikayesi

Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından “Yılın Ahisi” seçilen İbrahim Zengin, gençlere örnek olacak hayat hikayesini Haberlisin.com’a anlattı. Zengin, “Çırakken kazandığım bahşişle aldığım kitaplar hayatımı değiştirdi” dedi.

GÜNDEM 17.09.2021, 09:15 Editör: Ebru Bulut
banner48

 “AHİLİKTE ÖNEMLİ YERDE”

Yılın Ahisi İbrahim Zengin, “Ahilik ve zanaatkarlık dediğin zaman Adapazarı çok önemli bir yerdedir. 1900’lerin başında İslam Ticaret Bankası ve 1916 araba tekerleği fabrikasının burada olmasının bir nedeni var. O zamanlar Adapazarı sadece bir taşra. Daha büyük yerler var. Neden burası? Çünkü; zanaatkarlık Sakaryalı’nın damarlarına işlenmiş. İnsanlarımız çok becerikli ve yatkın. Buradaki Zirai Donatım Fabrikası Ankara’da da açıldı, ama zanaatkar yetersizliğinden kapanmak zorunda kaldı. Ama bu şehirde bu kültüre sahip çıkılmıyor. Eskişehir’de bile bir sürü zanaat müzesi var. Adapazarı’nın yanında Eskişehir’in üretim tarihi nedir? Bu konuda siyasilerimizin öncü olması lazım, ama bugüne kadar maalesef göremedik” dedi.

“1969’DA ÇIRAK OLDUM”

Kendisini yılın ahisi seçtiren hayat hikayesini anlatan 67 yaşındaki Zengin, “Karasu’nun Kurumeşe Köyü’nde dünyaya geldim. 11 kardeşiz.  Çocukluğumda köyde çobanlık yaptım. 1969 senesinde çırak olarak Adapazarı Kavaklar Caddesi Sanayi Çarşısı’na geldim. Gördüm ki; şehir çocukları ile köy çocukları arasındaki kültür makası çok farklıydı. Biz daha lokantada nasıl yemek yiyeceğimiz bilmezdik. Bir gün lokantada yemekten sonra bir kilo karpuz istedim, ‘Hangi köydensin?’ dediler. Böyle günler yaşadım, ama alıştım. Sonra yıllar geçti kalfa olduk” dedi.

“BAHŞİŞLE KİTAP ALDIM”

Zengin, “Herkesin hayatında kırılma noktaları olur. Sanayide kalfa olarak çalıştığım dükkana gelen Diş Doktoru Ekrem Yüce vardı. Çok güzel bahşiş verirdi. Halen hayatta ise Allah sağlıklı, güzel ömürler nasip etsin. Bir gün yine güzel bir bahşiş verdi ve bana, ‘Bu parayı güzel harca, kendine kitap al’ dedi. Ben de iş çıkışı kitapçıya gittim. Anlamam, etmem. Gözüme çarpan en kalın kitabı aldım. Fransız bir yazardı. Kitabı okudum, ama hiçbir şey anlamadım. Sonrasında vazgeçmedim, sürekli okudum. Okuma alışkanlığım oturdu” ifadelerini kullandı.

“KARDEŞLERİMİ OKUTTUM”

Zengin, “Sonrasında askere gittim, geldim. İçim sürekli kıpır kıpırdı. Sürekli okuduğum kitaplardaki karakterler gibi farklı şeyler yapmak istiyordum. Eksik hissediyordum bir nevi. 1976 yılında da şu anki işletmemi açtım. Kitap okumayı hiç bırakmadım. Ekrem bey sağ olsun tavsiyesi ile hayatımı değiştirdi. Usta olduktan sonra tüm borçlarımı da ödeyip kendime güzel bir araba aldım. Benim gibi sanayide çırak olarak işe başlayan kardeşlerimi de sanayiden çıkarıp, ‘Okuyacaksınız’ dedim ve okuttum. İki kardeşim profesör oldu. Şu an Sakarya Üniversitesi’nde görev alıyorlar” ifadelerine yer verdi.

“ODA BAŞKANI ADAYI OLDUM”

İbrahim Zengin, “Kitaplardan doğan o içimdeki his halen devam ediyordu. 1984 senesinde Otosanatkarlar Odası Başkanlığı’na aday oldum. Kendime güzel bir seçim takvimi ve hareket planı da hazırladım. Nasip olmadı ve çok ufak farkla seçimi Hasan Alişan’a karşı kaybettik. Kendisi o zamanlar benim rakibim olsa da, asla ayağına taş değmesin isterdik. Eskiden saygı vardı. Yıllar geçtikçe işletmem büyüdü. Birçok markaya özel parçaları burada kendim sıfırdan tasarladım. Koskoca fabrikalar burada benim icadım olan ürünleri kamyonlarına taktılar. Allah nasip etti, güzel paralar kazandık” dedi.

 “VALİ COŞ ÇOK YARDIMCI OLDU”

Zengin, “Esnafımızın çırak okulunu kapatacaklardı. Buradaki ustaları organize edip direndik. O okulun bütün eksikliklerini el birliği ile tamamlamıştık. O binanın daha camları yoktu. Kendim ortaya para koyup üstünü esnaf arkadaşlardan tamamlayıp binayı bitirdik. 25 sene her gün 250 öğrencinin yemek masrafını karşıladık. Okulumuzu kapatmak istediler. Sağ olsun o zamanki Vali Hüseyin Avni Coş bizi yüz yüze dinledi ve yardımcı oldu. Okulumuz halen çırak yetiştirmeye devam ediyor” ifadelerine yer verdi.

“2015’TEN BERİ KİTAP YAZIYORUM”

Zengin, “Şimdi işletmemizde 40’a yakın kişiyi istihdam ediyoruz. İdareyi tamamen oğluma bıraktım. Sadece yukarıda bir ofisim ve yanda hobi atölyem var. Ben de kendimi araştırmalara verdim. Baktım ki bizim tarihimizi hep Çinliler yazmış, Farslar yazmış, Avrupalılar yazmış. Biz tarih boyu tarih yapmışız ama yazmamışız. Bundan yola çıkarak 2015’ten beri kitap yazıyorum.1925’ten beri Adapazarı’nın sanayi ustalarını işledim. Kendileri hayatta olmasa da ikinci kuşak akrabaları ile mülakatlar gerçekleştirdim. Kitabı Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı’na teslim ettim. Basılmasını bekliyorum” dedi.

Yorumlar (0)