banner2

banner1

banner22

Yaşananları anlatırken fenalaştı

Hendek ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 127 kişinin de yaralandığı havai fişek fabrikasındaki patlamaya ilişkin yürütülen dava 45 dakikalık aranın ardından devam etti. Sabahattin Tepeçınar’ın kardeşi Kadriye Cinoğlu, yaşananları anlatırken fenalaşarak hastaneye kaldırıldı.

GÜNDEM 17.03.2021, 16:55 Editör: Gizem Demirsoy
banner48

45 dakikalık aranın sonrasında 11 müşteki daha dinlendi. Patlamada hayatını kaybeden Sabahattin Tepeçınar’ın kardeşi Kadriye Cinoğlu, beyanda bulunduğu sırada fenalaşarak dışarı çıkartılırken tutuklu sanık A.B.’de nefes almakta zorlandığını belirterek dışarı çıkmak istedi. A.B.’nin dışarı çıkarıldığı sırada dışarı çıkan sanık avukatları ile müştekiler ve müşteki avukatları arasında da salon giriş kapısı önünde tartışma yaşandı. Sanık avukatlarına tepki gösteren müşteki avukatları, mahkeme salonuna girerken sanık avukatlarının dışarı çıkmasının engellenmesini istedi. Yaşanan olaylar sonrası Mahkeme Heyeti, duruşmanın akışını ve düzenini bozanların mahkeme salonu dışına değil kampüs alanı dışına alacağını söylemesi sonrası tarafların tartışması sona erdi.

11 KİŞİ DİNLENDİ

Patlamada hayatını kaybeden Halis Yılmaz’ın kardeşi Merve Nur Yılmaz, bayanında fabrika sahiplerinden şikayetçi oldu. Yılmaz, “Burada saygınlıktan ve özgürlükten bahsediliyor. Hiçbir ölümde doğasında yoktur. Ben abimin düğününü hayal ederken şimdi toprağına çiçek dikiyorum. Bu insanlar abimle beraber 6 kişinin daha canını aldı, katlettiler. Bu işin doğasında var diye bir yorum olamaz. Bu kadar basite indirgenemez. Herkesten şikayetçiyim” dedi.

OLAYLARI ANLATIRKEN FENALAŞTI

Sabahattin Tepeçınar’ın kardeşi Kadriye Cinoğlu vermiş olduğu beyanda “Pandemi döneminde muskaların kağıtlarını eve gönderiyorlardı. Abim de bana da getiriyordu. Bu 2 hafta sürdü. Abim kağıt getirmeyince abime nedenini sordum. O da Y.C.’nın abime “aldığın kadar kağıdı geri getiriyor musun, Siz şerefsizsiniz çalarsınız” dediğini söyledi. Saygın bir iş adamı olduğunu söyleyen Y.C. bir seri katildir. Fabrikada çok usulsüzlük var. Fabrika sahipleri mağdur olduğunu söylüyor. Siz mağdursanız biz neyiz. Benim abim 3 parçaya ayrıldı patlamada. Polis bile eğitim almadan bombaya yaklaşmıyor ama fabrika çalışanlar eğitim almadan bütün işleri yapıyor. Her geçen gün çalışan kadın sayısı artıyordu. Ben fabrikada çalışmıyorum. Evde muskaların kağıtlarını yaptım. Şikayetçiyim. Abime hırsızsın demenin mantığını merak ediyorum. Denetime gelen bütün müfettişlerden ve bu ruhsatları veren kurumlardan ve büyün sorumlulardan şikayetçiyim. 10 gün önce bize kendi avukatlarıyla 500 bin lira teklif edip davadan vazgeçmemizi istediler. Biz de dedik ki, yengem çalışıyor o parayla geçiniriz. Kardeşimizi asla satmayız. Benim diğer abim koronadan öldü. Bize nasihatı bu davanın peşini bırakmayındı” şeklinde konuştu.

“TABUTUN İÇİNDE KARDEŞİMİN CESEDİ YOKTU”

Patlamada hayatını kaybeden Sabahattin Tepeçınar’ın kardeşi Hatun Tepeçınar Göktepe “6 şehit ve Sabahattin Tepeçınar’ın ablasıyım. Biz 9 ay boyunca hiçbir muhatap görmedik. Acılarımızı kendi ve ölenlerin aileleriyle buluştuk. Ben 2 ay orada çalıştım. Ben bir hafta içerisinde ayaklarım su çektiği için orada hastalandım. Bu 2 ay içerisinde 1 kere denetleme oldu. Ben burada kimsenin hakkına girmiyorum, yaşadıklarımı anlatıyorum. Denetlemeciler ön kapıdan girip arka kapıdan çıktılar. Orada çaylarını içip gittiler. Havada göremediğimiz kimyasal maddeler vardı. Havalandırmalarınızı mutlaka açık tutun dediler. Aynur Semizoğlu’nun bölümünde çalışıyordum. Bu ortamda ne var diye yapım gereği hep bakan bir insanım. Havalandırmayı açalım dediğimde bana onları açarsak daha çabuk ölürüz dedi Aynur Semizoğlu. Bunun üzerine H.A.V. kardeşimle bana haber yolladı. Ablana söyle işten çıksın diye. Benim kardeşim öldü. Tabutun içinde ceset bile yoktu. Patlamadan birkaç gün önce muhabbet ederken kardeşime ne bu hal dedim. O da bana “3 aydır bütün fabrikalar durdu, biz çalışıyoruz. Depolar doldu. Bir gün patlayacağız ama ne zaman” dedi. Kimsenin hakkını istemiyorum. Bizim feryatlarımız gökyüzüne ulaştığında hak o zaman bizim yanımızda olacak. Ben 4 ay içinde 2 tane kardeş kaybettim. Kardeşimin ölümüne sebep olan katiller en büyük cezayı alsınlar. Bu fabrika oyuncak fabrikası olarak geçiyordu. Buraya oyuncak fabrikası diye ruhsat veren en tepeden en aşağıya herkesten şikayetçiyim” şeklinde konuştu.

Yorumlar (0)