banner2

banner1

banner22

Yargıtay bankayı suçlu buldu

Özel bir bankadan çıkarttığı kredi kartının harcama limiti durumunda kendisine bilgi verilmesi talimatı veren tüketici, evine gelen hacizle hayatının şokunu yaşadı. Mahkemeye taşınan davada son noktayı koyan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bankanın talimatlara aykırı davrandığına hükmetti.

GÜNDEM 12.12.2020, 15:59 Editör: Ebru Bulut
Yargıtay bankayı suçlu buldu
banner48

BANKAYA TALİMAT VERDİ

N.Y., özel bir banka şubesinden çıkarttığı kredi kartı kullanması için kardeşine verdi. Bankayı da yazılı olarak 'Harcama 700 liraya ulaştığında tarafıma SMS yoluyla bildirilmesini istiyorum' şeklinde sıkı sıkı tembihleyerek talimat verdi.  Kardeşinin kullandığı kredi kartının bilgilerini ele geçiren üçüncü kişi kartı kullanmaya devam etti. Kartın harcama limiti 700 lirayı aşmasına rağmen iddiaya göre banka şubesi, kart sahibine herhangi bir bildirimde bulunmadı. Biriken borç için tüketicinin kapısını çalan banka şubesi, tahsilat için haciz işlemi başlatınca tüketici parayı ödemek zorunda kaldı.

CEZA DAVASI AÇILDI

Mağdur tüketici ise kartın bilgilerini ele geçirip harcama yapan şüpheli hakkında dava açtı. Sanık hakkında 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nde, 'Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama' suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK)'nun 245/1. Maddesi kapsamında ceza davası açıldı. Sanık, hapis cezasına çarptırıldı. Bu süreçte ödemek zorunda kaldığı parayı tahsil etmek isteyen tüketici 2. Tüketici Mahkemesi'nde hem sanık hem de banka şubesi hakkında dava açtı. Davalı bankanın harcama miktarının 700 TL'yi geçmesine rağmen kendisini bilgilendirmediğini, dolayısıyla diğer davalı ile birlikte müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğunu ileri sürerek kredi kartıyla bilgisi ve rızası dışında yapılan harcamaların davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı banka avukatı, davacının kredi kartını rızası ile başkasına teslim ederek şifresini paylaştığını, yapılan harcamaların şifre ile yapıldığını, müvekkilinin yapılan her bir harcamadan davacıyı bilgilendirme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının tamamen kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istedi.  2. Tüketici Mahkemesi, davalı sanığın davacıya ait kredi kartından davacının bilgisi ve rızası haricinde harcama yaptığı, anılan davalının ceza yargılaması sonucunda mahkumiyetine karar verildiğine dikkat çekti. Bu davalının harcamaların tamamından sorumlu olduğu, davacının kartın ve bilgilerinin üçüncü kişiye geçmesinde yüzde 50 oranında müterafik kusurunun bulunduğuna hükmetti.

YARGITAY KARARI BOZDU

Davalı bankanın davacının talimatına rağmen davacıya bilgilendirme mesajı göndermediği, objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, mesaj gönderilmesi hâlinde zararın büyümesinin önlenebileceğine vurgu yaptı. Mahkeme; davalı bankanın da yüzde 50 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın davalı sanık yönünden kabulüne, banka yönünden kısmen kabulüne hükmetti. Kararı her iki taraf da temyiz edince devreye giren Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, kararı bozdu. Kredi kartının kural olarak kart üzerinde adı soyadı yazılı kart hamili tarafından ve kredi kartı sözleşmesi hükümlerine uygun şekilde kullanılması gerektiğine dikkat çekilen kararda; tüketicinin kartı kurallara aykırı bir şekilde kardeşinin kullanımına sunduğuna vurgu yapıldı. Daire; bankanın kusurunun olmadığı vurgulanarak, mahkeme hükmünün bozulmasına karar verdi. Yeniden yapılan yargılamada 2. Tüketici Mahkemesi, ilk kararında direnerek olayda kart bilgilerini çalan sanık ile bankanın olayda kusurlu olduğuna hükmetti. Kararı davalılar temyiz edince devreye Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi.

SÖZLEŞMEYE AYKIRI DAVRANIŞ

Emsal nitelikte bir karara imza atan Genel Kurul, mahkemenin direnme kararını yerinde buldu. Genel Kurul'un oy çokluğu ile aldığı kararda; davacı N.Y.'ın kredi kartını kardeşine kullandırmak suretiyle kredi kartı sözleşmesine aykırı davranışta bulunduğuna vurgu yapıldı.

YARGITAY KARARI

Kredi kartı hamili olan davacının, bankaya talimat vererek dönem içi harcamalarının 700 TL'ye ulaşması hâlinde kendisine SMS ile bilgi verilmesini talep ettiğinin hatırlatıldığı kararda; "Dosya kapsamı ve kayıt altına alınan telefon görüşmelerinden talimatın varlığı belirlenmiştir. Davacının harcamaları ile birlikte kart harcama limitinin 700 TL'yi aştığı hâlde davacıya bilgi verilmemiştir. Davalı sanık, kredi kartı ile alışveriş yapmaya devam etmiş, davaya konu tutara ulaşılmıştır. Davacının talimatına rağmen banka tarafından bildirim yükümlülüğü yerine getirilmediğinden, banka kusurlu olarak zararın artmasına sebebiyet vermiştir. Banka tarafından SMS mesajı gönderilmesi hâlinde zararın büyümesi önleneceğinden, birer itimat kurumu olan bankaların objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu bulunmaları karşısında davacının zararından sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Hukuk Genel Kurulu'nda yapılan görüşmeler sırasında kredi kartını kendi iradesi ile başkasına devredip kullandıran kart hamilinin bu kart ile yapılacak harcamalardan sorumlu olacağı, davalı bankaya atfı kabil kusur bulunmadığı, bu nedenle hükmün bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. Hâl böyle olunca; yerel mahkemece bankanın da kusurlu olduğuna yönelik verilen direnme kararı yerindedir. Ne var ki, kusur oranı Özel Dairece incelenmediğinden, bu konuda inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir. Direnme kararı yerinde olup kusur oranına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine oy çokluğu ile karar verildi" denildi.

Yorumlar (3)
İbrahim sevigen 1 ay önce
Benimde başıma aynı olay geldi. Şöyleki 2007 yılında alış veriş esnasında bilgim ve rızam dışında bizzat bankanın post üyesi işyeri sahibi tarafından imzamında taklit edilmek suretiyle kredi kartı limitiminde üzerinde ışlem yapılmış olunduğu. Bututarın 32 asgari ücretli işçi maaşı tutarında olduğu halde banka tarafından tarafıma bilgi verilmeden aynı bu tarihte limitimin artırılmış olunduğu. Ancak kartımdan çekilen tutarın bu yeni limitinde %31 oranında aşılmış olunduğu. Bu nedenle bankaya süresinde harcama itirazında bulunmuş olmama rağmen bankanın yapmış olduğum harcama itirazımı değerlendirmemiş ve işyeri sahibine bu tutarı ödemiş ve bu tarih itibariyle benden limit aşım ve gecikme faizleri ile bu tutarı benden tahsil etmiş olduğu. Bu tarihte kredi kartı faizlerinin %7 civarında olduğu. Bu nedenle bankanın haciz tehdidi altında olduğumdan kredi kartı post tefecilerine komisyon faizi ödemek suretiyle bu borcu ödemeye çalıştığım.Bu nedenlerle banka ve işyeri hakkında davacı olduğum.
İbrahim sevigen 1 ay önce
Işyeri sahibinin onlarca sabıka kaydı çıkmış ve ceza mahkemesinde hapis cezası almış olmasına rağmen banka tarafından yedirilen rüşvetler sebebiyle 1 gün dahi hapis cezası almamış ve hukuk mahkemesinde hiçbir duruşmaya gelmemiş olduğu halde işyeri sahibi ve banka hakkında mahkeme tarafından hiçbir yaptırım uygulanmamış ve davam reddedilmiş olunduğu. Bu konuyu anayasa mahkemesine kadar taşımış olduğum halde hiçbir sonuç alamamış olduğum.
İbrahim sevigen 1 ay önce
Işyeri sahibinin onlarca sabıka kaydı çıkmış ve ceza mahkemesinde hapis cezası almış olmasına rağmen banka tarafından yedirilen rüşvetler sebebiyle 1 gün dahi hapis cezası almamış ve hukuk mahkemesinde hiçbir duruşmaya gelmemiş olduğu halde işyeri sahibi ve banka hakkında mahkeme tarafından hiçbir yaptırım uygulanmamış ve davam reddedilmiş olunduğu. Bu konuyu anayasa mahkemesine kadar taşımış olduğum halde hiçbir sonuç alamamış olduğum.