banner2

banner1

banner22

'Son derece önemli bir köprü'

Ayasofya ile yakın dönemde inşa edilen Justinianus Köprüsü, asırlardır ayakta durmasının karşılığını UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine girerek almak istiyor.

GÜNDEM 02.08.2018, 13:33
'Son derece önemli bir köprü'
banner48

Sakarya'nın Serdivan ilçesinden geçen nehrin eski yatağı üzerine Roma döneminde kurulan, asırlardır savaş, ticaret ve hac yolu olarak kullanılan Justinianus Köprüsü, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne girerek, kültür turizminde ivme yakalayacağı günleri bekliyor. 

İlk günkü ihtişamını koruyor

Ayasofya ile aynı dönemde Bizans İmparatoru 2. Justinianus tarafından inşa ettirilen köprü, yapımının üzerinden asırlar geçmesine rağmen ilk günkü ihtişamını koruyor.

UNESCO'nun Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınan Serdivan ilçesi Beşköprü mevkisinde tarihe tanıklığını devam ettiren köprü, erken Bizans döneminin Anadolu'daki görkemli anıtsal yapıları arasında sayılıyor.

Yaptırıldığı M.S. 558-560 yıllarından bu yana ayakta kalmayı başaran taş köprü, 365 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde ve 12 kemerden oluşuyor. Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 1995 yılında onarım gördükten sonra taşıt trafiğine kapatılan köprünün kenarlarında bulunan tarihi yapı kalıntıları da keşfedilmeyi bekliyor.

‘En büyük el yapımı tarihi taş köprü’

Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu yaptığı açıklamada, kentin en önemli tarihi eserlerinin başında Justinianus Köprüsü'nün geldiğini söyledi.

Bizans imparatorluğunun en popüler ve parlak döneminde yapımına başlandığını anlatan Balkanlıoğlu, "Ayasofya ile aynı tarihlerde yapılmış. Ayasofya'nın mimari dokusu, yapısı dünya kültür mirasında ne kadar önemliyse aslında Justinianus Köprüsü de o denli önemli. Yapıldığı yıllarda çağının en büyük el yapımı tarihi taş köprü, bütün Anadolu coğrafyasını ve batıyı birbirine bağlayan geçit vermez Sakarya Irmağı üzerinde yapılmış. Anadolu'nun ve Kudüs'ün hac yolunun üzerinde olan, o dönemdeki bütün batı dünyasının Haçlıların seferlerini yaptıkları, hacca gittikleri ve ticari alışveriş yollarını buradan geçirdikleri son derece önemli bir köprü." diye konuştu.

‘Önemli bir tarihi kültürel mirasımız’

Sakarya Nehri'nin 700 yıl boyunca aynı yataktan aktığını zamanla yatağının değiştiğini anlatan Balkanlıoğlu, bu nedenle köprünün belli bir zaman sonra işlevini yitirdiğini aktardı.

Yakın zamana kadar taşıt trafiğine açık olan köprünün hala ayakta olmasında köprünün mimari yapısının çok önemli olduğunun göstergesi olduğunu ifade eden Balkanlıoğlu, ‘Köprü artık turizme hizmet edecek. Bu tarihi esere sahip çıkmamız lazım. Gezmeye görmeye değer son derece önemli olan bu köprü, Bizans'ın başkentinin ön önemli ulaşım arteri. Kervan yollarının güzergahında bulunan bu köprünün bulunduğu alan, aynı zamanda göller ve ırmakların birbirine bağlanmasıyla bir liman fonksiyonu görmüş. Bu bakımdan önemli bir tarihi kültürel mirasımız. Karayolları Genel Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı buraya sahip çıkıyor, o da bizim için sevindirici’ şeklinde konuştu.

Balkanlıoğlu sözlerinin devamında İnsanlık tarihinin önemli anıt eseri olan köprünün 20 metreyi bulan yerden yüksekliği ile o zamanki yağış rejimine göre coşkun akan Sakarya Nehri'ni geçecek şekilde yapıldığını anlattı.

‘Bu esere sahip çıkılması gerekir’

Köprünün o günkü teknolojiyle çok üstün bir mimariyle yapıldığını vurgulayan Balkanlıoğlu ‘Daha günümüze kadar hala ayakta olup, üzerinden tankların ve tırların geçtiğini düşünecek olursak önemli bir kültür mirası. İnsanlığın mimaride mühendislikte o zamanki kat ettiği mesafeye ışık tutuyor. Günümüzdeki teknolojiyle bile bu şekilde yapmak mümkün değil. Bu esere sahip çıkılması gerekir. 'UNESCO buna sahip çıktı, tescil etti' diye değil bu Anadolu coğrafyasındaki tarihi ve kültürel eserlere sahip çıkmamız lazım’

‘Ders konusu olabilecek bir miras’

Nehrin alüvyonları taşımasıyla köprünün bazı ayaklarının toprak altında kaldığını ve bunların temizlenip köprünün bütün muhteşemliğiyle açığa çıkması gerektiğini belirten Vali Balkanlıoğlu, ‘Bu güzellikleriyle günümüz mimarlık ve mühendislik öğrencilerinin bile ders alacağı önemli bir köprü. Elle yontularak taştan yapılmış, devasa taşlarla o günkü sistemle sudan etkilenmeyen çok kalın meşe ağaçlarının çakılmak suretiyle metrelerce üzerine bina edilmiş bir köprü. Buranın korunması kollanması ülkemizin ve dünya turizmine açılması gerekir. Tanıtımı konusunda bizlere Kültür ve Turizm Bakanlığı'na önemli işler düşüyor. Restorasyonlarının yapılması tamamen açığa çıkarılacak çalışmalar yapılması önemli’ dedi.

Yorumlar (0)