banner2

banner1

banner22

Sağlık Fakültelerine ilgi arttı

Covid-19 salgınının sağlık sektöründen kaçışa neden olduğu şeklindeki yorumlara, SUBÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Yurdanur Dikmen’den ezber bozan bir açıklama geldi. Dikmen, sanılanın aksine pandemi nedeniyle sağlık fakültelerine olan ilginin daha da arttığını söyledi.

GÜNDEM 12.01.2021, 13:26 Editör: Gizem Demirsoy
Sağlık Fakültelerine ilgi arttı
banner48

ÖNCE SAĞLIK

Covid-19 salgını boyunca özveriyle hizmet veren sağlık çalışanları, toplumun her kesiminden takdir topladı. Bu süreçte çok sayıda sağlık çalışanı virüse yakalanarak hayatını kaybetti. Salgınla mücadele sürecinde yapılan bazı yorumlarda gelecekte sağlık sektörünün çok fazla tercih edilmeyeceği tezi ortaya atıldı. Açıklamalarda bulunan Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Yurdanur Dikmen, sanılanın aksine sağlık fakültelerine olan ilginin her zamankinden daha fazla olduğunu söyledi.

‘ÖNEMİNİ ANLADIK’

Pandemi döneminde sağlık hizmetlerinin öneminin anlandığını belirten Dikmen, “Ülkemizi ve tüm dünyayı etkileyen son dönemde yaşadığımız pandemi süreci, insana hizmet ve değer anlamında sağlık hizmetlerinin ne denli önemli bir değer olduğunu ve sağlıkta kalite kavramının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Şüphesiz ki sağlıkta kalitenin sağlanmasında en önemli bileşen ise nitelikli insan gücünün yetiştirilmesidir. Bu nedenle geleceğin sağlık profesyonellerinin günümüzde, sadece teorik alanda değil; mesleğin niteliklerini kapsayan uzmanlık alanlarında da bilgi ve beceriyle donatılmış olması beklenmektedir” dedi.

İSTİHDAM ORANI YÜKSEK

Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon ve Sağlık Yönetimi bölümlerinin bu yıl ilk kez öğrenci aldığını söyleyen Dikmen, “Türkiye’de sağlık eğitimi verilen bölümlerinin tercih edilme ve doluluk oranları istihdam imkânlarının yüksek olması nedeniyle her zaman yüksektir. Ancak pandemi dönemi sağlığın çok önemli bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bu yıl sağlık fakültelerine olan ilgi ciddi şekilde arttı. Buna paralel olarak bizim üç bölümüzde de yüzde 100 doluluk oranı yaşandı. Bunun yanında yabancı uyruklu öğrenci kayıtları ile bölümlerimizde öğrenci sayıları 180’i buldu” ifadelerini kullandı.

YENİ BÖLÜMLER YOLDA

Önümüzdeki dönemde fakülte bünyesinde dil ve konuşma terapisi bölümü açmak istediklerini aktaran Dikmen, “Bireyler doğuştan ya da sonradan yaşanan hastalık, travma vb. nedenlerle konuşma becerilerini kaybedebilir. Bu doğrultuda dil ve konuşma terapisi özel gereksinimli bireylerin konuşma yetisinin geliştirilmesi açısından oldukça önemli bir bölüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Sakarya’da bu ihtiyacın karşılanmasına ilişkin nitelikli dil ve konuşma terapistlerine gereksinim olduğunu biliyoruz. Bu sorunu yaşayan bireyler genellikle İstanbul, ya da Ankara gibi şehirlere gitmek durumunda kalıyorlar. Bu anlamda dil konuşma terapisi bölümünün Sakarya’ya katkı sağlayacağını düşünüyorum.  Rektörlüğümüzle birlikte bu bölümümüzü de aktif hale getirmeyi istiyoruz, ancak bölümü aktif hale getirebilmek için akademik kadro yapılanmasını sağlamamız gerekmektedir. Ancak dil ve konuşma terapisi alanında ülkemizde halen akademisyen sayısı yeterli seviyede değildir” dedi.

FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON

Akyazı’da açmak istedikleri bölümlerden birinin de Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Merkezi olduğunu söyleyen Dikmen, “Bu alanda çalışmalarımız devam ediyor. Lokalde Sakarya’da, ulusal düzeyde ise ülkemizdeki hastaların ayaktan fizyoterapi ve rehabilitasyon hizmeti almalarını sağlayacağız. Bu merkez termal su kaynakları ile fizyoterapi alanında önemli imkanlara sahip Akyazı’nın tedavi üssü olması için çok büyük bir hizmet olacaktır” ifadelerini kullandı.

EĞİTİMCİLER ETKİLENDİ

Pandemi döneminin eğitimcilerin de kendini gözden geçirmesine fırsat sağladığına değinen Dikmen, “Sağlık çalışanları çok önemli bir görev yapıyor. Bizler de eğitimci olarak onları nitelikli yetiştirmekle yükümlüyüz ve eğitimci olarak da bizlere çok fazla görevler düşmektedir. Pandemi süreci bu alandaki eğitimcilerin de kendilerini gözden geçirme fırsatı sağlamıştır. Bu süreci karantina dönemi olarak kabul etmek yerine bu süreçte daha neler üretebiliriz, kendimizi nasıl yenileyebiliriz ve nasıl uyum sağlayabiliriz gibi konular üzerinde düşünmek gerekir. Mevcut duruma hızlı ve yenilikçi adımlar atarak, öğrenme sürecini devam ettirmek adına bu süreçte aktif olunması gerekir” ifadelerini kullandı.

TÜM DÜNYA ZORLANDI

Salgının tüm dünyada sağlık sistemlerini zorladığını söyleyen Dekan Yurdanur Dikmen, “Ülkemiz göreceli olarak bu sürece daha hazırdı. Buna rağmen yine de yapmamız gereken şeyler var. Sahada çalışan meslektaşlarımız arasında Covid-19 pandemisine yakalanma oranı oldukça yüksek.  Enfekte olan sağlık çalışanları sahadan geri çekilince diğer sağlık görevlilerine iki, üç kat iş gücü yüklenmiş olmaktadır. Sağlık iş gücünün kayıp olması, hizmetin kesintiye uğramasına neden olmaktadır.  Dolayısıyla bakanlığımızın yeni açmış olduğu kadrolarla göreve yeni başlayacak sağlık çalışanlarının bu yükü azaltacağını düşünüyorum. Ayrıca sağlık kurumlarının sağlık çalışanlarına yönelik yapacağı her türlü iyileştirmenin salgınla mücadele sürecinde elde edilebilecek her türlü kazanımı doğrudan olumlu olarak etkileyecektir” dedi.

‘ŞİDDETİN ÖNLENMESİ ÖNEMLİ’

Son olarak sağlıkta şiddet olaylarından bahseden Dikmen, “Türkiye’de, genel olarak toplumsal şiddet, özel olarak da sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin arttığı gözlenmektedir. Sağlıkta şiddet maalesef ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum hizmet alanlar ve onların yakınları ve çalışanlar arasındaki iletişimi bozmakta ve sağlık çalışanlarının moral ve motivasyonunu azaltmaktadır. Şiddetin önlenmesi ile ilgili yapılan çalışmalarda, etkili sağlık kurumu yönetimi, şiddet konusunu ele alan korunma ve önleme araştırmalarının yapılması, riskli durumun önceden farkına varma ya da başa çıkma gibi sağlık personelinin şiddet konusunda eğitilmesi ile şiddet riskinin azaltılmasının mümkün olduğu belirtilmektedir. Şiddetle başa çıkmada, şiddet önleme programlarının etkin bir şekilde uygulanması ve çalışanların farkındalıklarının arttırılması önemlidir. Ayrıca ülkemizde Nisan ayında çıkan sağlıkta şiddet yasası ile şiddet uygulayan kişilere yönelik caydırıcı yaptırımların olması beklenmektedir. Bu önlemler sağlıkta şiddetin önüne geçilmesine katkı sağlayabilir” ifadelerini kullandı.

Adapazarı Akşam Haberleri / Nazile Akarsu

Yorumlar (0)