banner2

banner1

banner22

Kritik dava başladı

Hendek ilçesinde bir havai fişek fabrikasında 3 Temmuz 2020'de meydana gelen, 7 kişinin hayatını kaybettiği, 127 kişinin ise yaralandığı patlamaya ilişkin, aralarında fabrika sahiplerinin de bulunduğu 5'i tutuklu 7 sanığın yargılanmasına başlandı. Adliye önünde toplanan aileler, adalet istediklerini söyledi.

GÜNDEM 06.01.2021, 10:27 Editör: Ebru Bulut
banner48

Hendek ilçesinde 3 Temmuz 2020 tarihinde meydana gelen patlamada fabrika içerisinde bulunan 7 kişi öldü, 127 kişi yaralandı. Olayın ardından Hendek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan soruşturma kapsamında olayda ihmali olduğu iddia edilen fabrika sahibi Y.C., fabrika sorumlu müdürü A.A., fabrika müdürü ve genel ustabaşı H.A.V., genel ustabaşı E.Ö., iş güvenliği uzmanı A.B. ile tutuksuz yargılanan A.R.E.C. ve sorumlu personel A.Ç.’nin yargılanacağı davanın ilk duruşması Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Tutuklu sanıklar davaya cezaevinden görüntülü sistem aracılığıyla katılırken tutuksuz yargılanan kişiler ile avukatları mahkeme salonunda hazır bulundu. 108 müştekinin dinleneceği ve 3 gün sürecek olan duruşmada şüpheliler hakkında 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası isteniyor.

İŞÇİLER VE ÖLEN KİŞİLERİN YAKINLARI ADLİYE ÖNÜNDE AÇIKLAMA YAPTI

Duruşmayı salonda takip etmek isteyen fabrika işçileri, ölen işçilerin yakınları ve bazı avukatlar sabahın erken saatlerinde adliye binası yakınlarına geldi. Burada toplanan ve ‘Hendek için adalet’ yazılı pankart açan grup, daha sonra adliye binasına yürümek isteyince polis ekipleri tarafından engellendi. Adliye binası önüne kadar kontrollü bir şekilde gelen grup burada basın açıklaması yaptı. Fabrikada yaşanan patlama sırasında hayatını kaybeden işçi Muhammet Seyfi Çanakçı’nın yeğeni Avukat Gülşen Uzuner, sorumluların cezalandırılmasını isteyerek, “Bugün buraya ailelerimizle beraber hesap sormaya geldik. Biz sıranın hepimize geleceğini fabrikada çalışan her aile ve her aile yakını olarak biliyorduk. Daha önce defalarca şikayet yapıldı, defalarca patlamalara ilişkin uyarılar yapıldı hiçbiri dinlenmedi. Biz istiyoruz ki işçilerin canına kast edenler engellensin. Bu insanlar canlarını nasıl kurtaracaklarını bilemediler. Biz 2 gün boyunca dayımı aradık morglarda, bütün kapıları tek tek açarak. Sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz” dedi.  

“HAK, HUKUK, ADALET” SLOGANLARI ATTI

Adalet istediklerini belirten fabrika çalışanları ve hayatını kaybedenlerin yakınları, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istediklerini söyledi. Patlama anını anlatan fabrika çalışanlarının sözleri ise kan dondurdu. Bir fabrika çalışanı, alevlerden kaçarak fındık bahçelerinde kurtulmayı beklediklerini söyledi. İşçiler daha sonra açtıkları pankartlarla, “Hak, hukuk, adalet” sloganları attı.

“7 EMEKÇİ ŞEHİDİMİZİN HAKKINI SAVUNMAYA GELDİK”

Ölen işçi Sebahattin Tapeçınar’ın ablası Hatun Tepeçınar, patlamanın bir ihmalden kaynaklandığını öne sürerek “Akan kanlarımızın, 7 emekçi şehidimizin hakkını savunmaya geldik. Geride kalan yetimlerin, dul eşlerin hakkını savunmaya geldik. Pandemi sürecinde 3 ay boyunca fabrika ürün yığdı ve sonunda hazin son oluştu. Bu bağıra bağıra gelen bir şeydi buranın patlayacağı. Usulsüzlükleri gördüm bende çalıştım biliyorum. Hiçbir usul yoktu, hiçbir kontrol yoktu. Hiçbir işçiyi koruyacak olayları yoktu. Mutfak önlükleriyle çalışıyorduk, insanlar yanımda alev alıyordu” dedi.

“BEN 7 GÜN BOYUNCA EŞİMİ BEKLEDİM”

Patlamada ölen Erhan Ateş’in eşi 7 gün boyunca eşinin kurtarılmasının beklediğini söyleyerek, “Ne yaşadığımı bir Allah biliyor bir de ben. Ben 7 gün boyunca eşimi bekledim. Sonra bana bir tabut getirdiler. 15 dakika durdu. Ben kendimi onunla avutuyorum. Ben iki çocukla kaldım. Ben de oranın yemekhanesinde çalışıyordum. Eşimin hakkı kaybolmasın, adalet istiyorum. 7 gece beklemek ne demek? Ben hiç içeri girmeden balkonda 7 gün boyunca eşimi bekledim. Ne yaşadığımızı buradaki insanlar biliyor” dedi.

“BU PATLAMANIN SABOTAJ OLMA İHTİMALİ ÇOK KUVVETLİ BİR DURUM”

Fabrika sahibi Y.C.’nin avukatı Abdurrahim Burak olayın bir sabotaj olabileceğini iddia ederek şunları söyledi: “Bu patlamanın sabotaj olma ihtimali çok kuvvetli bir durum. Çünkü bilirkişi raporunu da bekledik. Patlamanın hangi eylem sonucunda gerçekleştiği, patlamaya neden olan ilk kıvılcım veya ilk hareket nedir diye bilirkişi raporunda biz bunu uzunca bir süre bekledik. Ancak bilirkişi raporunda patlamaya neden olan ilk eylem ortaya konamadı. Sadece patlamanın büyüklüğü, şiddeti, açılan çukurlar ve patlamanın yarattığı tesir hakkında bilimsel bir açıklama ortaya konuldu. Patlama hangi hareketle başlamış buna ilişkin bir değerlendirme yok. Soruşturma sabotaj ihtimali üzerinden yürütülmemiş daha çok kusur, ihmal, tedbirsizlik üzerinden yürütülmüştür. Ancak gelinen noktada görüyoruz ki patlamaya neden olan ilk eylem hala tespit edilmiş değil. Fakat 3-4 patlamanın aynı anda kısa saniyeler arasında gerçekleşmiş olması bize sabotaj ihtimalinin çok kuvvetli olduğunu gösteriyor” Adliye binası önünde yaşanan kısa süreli gerginliğinin ardından yaklaşık yarım saat boyunca adliye binası önünde bekletilen ölen işçilerin aileleri daha sonra kontrollü bir şekilde adliye binasına alındı.

Yorumlar (0)