banner2

banner1

banner22

Fındık Politikası Gözden Geçirilmeli

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 623. hafta açıklamasında fındık politikasının hem üreticileri hem de emekçileri mağdur ettiğine dikkat çekti.

GÜNDEM 19.08.2017, 15:31
Fındık Politikası Gözden Geçirilmeli
banner48

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 623. hafta açıklamasında fındık politikasının hem üreticileri hem de emekçileri mağdur ettiğine dikkat çekti. Platform adına Diriliş Saati Dergisi’nden Ali Fethi Gürler tarafından okunan açıklamada, “Hendek'te iki gün önce yaşadığımız trafik kazası Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinden gelen fındık işçilerinin dramını bir kez daha hatırlamamıza vesile oldu. Kazada vefat eden 7 kardeşimize Allah'tan rahmet, yaralananlara da Allah'tan acil şifalar niyaz ediyoruz. Fındık işçileri, bölgeler arası ekonomik kalkınma ve gelir dağılımı adaletsizliğinin en önemli göstergelerindendir.  Kendi topraklarında aç kalma ya da ciddi mahrumiyet riski taşıyan Doğulu insanımız, hayatını devam ettirebilmek adına çoluk çocuk, yaşlı, kadın birlikte her sene bin kilometreden fazla yolu kat ederek batı ve kuzeye çalışmaya gidiyor… Bir tarafta şehrimizde fındığını 9 TL'ye, yani 2,5 dolara satmak zorunda kalan üreticinin hayal kırıklığı, diğer tarafta 1500 kilometre yolu kat ederek fındık işçisi olarak şehrimize gelen emekçinin 60 TL günlük ile yaşadığı trajedi... Fındık üreticisinin spekülatörlerin elinden kurtarılması görevi hükümete düşmektedir. Büyük çoğunluğu ihraç edilen fındığın iki sene önce 5 dolar olan fiyatı bugün nasıl oluyor da 2,5 dolara düşüyor sorusunun cevabı doğru verilmelidir.” ifadelerine yer verildi.

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu 623. Hafta BasınAçıklaması

 HÜKÜMET FINDIK POLİTİKASINI GÖZDEN GEÇİRMELİDİR!

 Hendek'te iki gün önce yaşadığımız trafik kazası Doğu veGüneydoğu Anadolu bölgesinden gelen fındık işçilerinin dramını bir kez dahahatırlamamıza vesile oldu.

 Kazada vefat eden 7 kardeşimize Allah'tan rahmet,yaralananlara da Allah'tan acil şifalar niyaz ediyoruz.

 Fındık işçileri, bölgeler arası ekonomik kalkınma ve gelirdağılımı adaletsizliğinin en önemli göstergelerindendir.  Kendi topraklarında aç kalma ya da ciddimahrumiyet riski taşıyan Doğulu insanımız, hayatını devam ettirebilmek adınaçoluk çocuk, yaşlı, kadın birlikte her sene bin kilometreden fazla yolu katederek batı ve kuzeye çalışmaya gidiyor. Bu zorlu yolculuğun ve gittiği bölgedekarşılaştığı problemlerin yol açtığı travma bir tarafa, günlük ortalama 60 TLgibi gündelikle ne dereceye kadar karnını doyurabileceği ve para biriktirerekkışlığını ikame edebileceği sorusunun cevabı son derece trajiktir.

 Türkiye'yi yönetenlerin asıl önem vermesi gereken veri,ekonomik büyüme rakamı ya da gayr-i safi milli hasıladaki artış değil, gelirdağılımındaki adalettir. Küçük azınlığın elinde biriken sermayenin büyümesihalkın zenginleşmesi anlamına gelmez.

 Kentlerde asgari ücrete talim eden milyonlarca emekçininemeği sömürülürken, köylerde de yanlış tarım ve hayvancılık politikası sonucuköylünün geçimini sağlamada zorlanması ve gençlerin köylerden kentlere göçederek köyleri boşaltması gibi bir dizi problemle yüzleşiyoruz.

 Türkiye'de endüstri, tarım ve hayvancılık sektörleri birplan dahilinde yapılandırılarak üretimin verimli kılınması ve emeğini ortayakoyanların sömürülmesinin önlenmesi gerekmektedir.

 Şehrimizde bir tarafta fındığını 9 TL'ye, yani 2,5 dolarasatmak zorunda kalan üreticinin hayal kırıklığı, diğer tarafta 1500 kilometreyolu kat ederek fındık işçisi olarak şehrimize gelen emekçinin 60 TL günlük ileyaşadığı trajedi...

 Fındık üreticisinin spekülatörlerin elinden kurtarılmasıgörevi hükümete düşmektedir. Büyük çoğunluğu ihraç edilen fındığın iki seneönce 5 dolar olan fiyatı bugün nasıl oluyor da 2,5 dolara düşüyor sorusununcevabı doğru verilmelidir.

 Aynı şekilde güneş altında bütün gün yorucu bir çalışmanınkarşılığının 60 TL olması ne derece adildir sorusunun cevabı da doğruverilmelidir.

 İran Genelkurmay Başkanı Türkiye'yi ziyaret etti. Buziyaret, iki ülke ilişkileri ve bölgemizdeki sorunların çözümü açısından sonderece kritiktir.

 Astana görüşmeleri sonrası başlayan Türkiye-İranyakınlaşması daha ileri bir evreye doğru gidiyor.

 15 Temmuz'da Türkiye'nin yanında birinci derecede duran vedarbeye karşı ciddi manada istihbarat paylaşımı yapan iki ülkenin Rusya ve İranolduğunu biliyoruz.

 Amerika'nın bölgemizdeki planı ve bu plana matufoperasyonları başta Türkiye ve İran olmak üzere tüm bölge ülkelerini rahatsızetti, rahatsız etmeye devam ediyor.

 Amerika'nın; istikrarsız, butik devletlere bölünmüş,kontrolü kolay bir Ortadoğu hayal ettiği açıktır. Türkiye başlangıçta Suriye'deAmerika'nın oyununa gelerek iç savaşın tetikleyicisi oldu. Oyunun geç de olsafark edilmesiyle konumunu değiştiren Türkiye'nin Rusya ve İran'la  yakınlaşması ülkemizi hedef haline getirdi.

Türkiye ve İran dış politikaları, Suriye ve Irak'ın toprakbütünlüğünün korunması ve bu ülke halklarının iradesi doğrultusundayönetimlerinin şekillenmesi tarzında ortak bir istikamete yönelmiştir.

Amerika'nın elindeki en büyük koz Kürt sorunudur. Türkiye veİran bu kozu Amerika'nın elinden almalıdır. Bu amaçla bölgedeki Kürt unsurlarlayapıcı görüşmeler gerçekleştirilmesi ve farklılıkların temsil edilebileceğiyönetim biçimlerinin de tartışıldığı barış masasının kurulması elzemdir. Kürtsorunu, yoktur diyerek ya da göz ardı edilerek çözülemez. Kürt sorunu makultaraflarla Amerika'ya rağmen masaya oturularak çözülebilir.

Türkiye ve İran ittifakı ümmet açısından çok önemlidir veümmetin uyanışına vesile olabilecek potansiyeli taşımaktadır.

Her türlü mezhebi ve etnik farklılıkları olgunlukla elealan, bu farklılıkların ayrışmaya dönüşmesine izin vermeyen bir vahdetanlayışının ümmet bilincine doğru giden yolu aydınlatacağı kesindir.

Vahdeti sağlamış İslam ülkelerinin bir sonraki adımı daİslam Birliği olacaktır. Bu vesile ile D-8 İslam Birliği Projesi'nin mimarıErbakan Hoca'yı bir kez daha rahmetle anıyoruz.

Allah (c.c)'tan ümmeti tefrikadan korumasını, vahdetinönündeki engelleri kaldıracak bir basireti nasip etmesini niyaz ediyoruz.

Editör: Şebnem Cerrah

Yorumlar (0)