banner2

banner1

banner22

Darbe girişiminin yıldönümünde o anları anlattı

15 Temmuz hain darbe girişiminin 5’inci yıldönümünde Sakarya Valiliği önünde darbeciler tarafından yaralanarak gazi ünvanı verilen Osman Yılmaz, o anları anlattı. Yılmaz, “Gençlere en büyük mirası Çanakkale’de bırakmışlar, bu olay ikinci miras oldu” dedi.

GÜNDEM 15.07.2021, 09:11 Editör: Aysima Kortak
banner48

O GECE YAŞANANLARI ANLATTI

Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz 2016 günü sokağa çıkarak darbecilere karşı duran vatandaşlardan biride Merkez Adapazarı ilçesinde piliç dükkanı işleten Osman Yılmaz’dı. FETÖ’nün darbe girişimi sırasında karın bölgesinden yaralanan Osman Yılmaz, 15 Temmuz gecesi işlettiği piliç dükkanında olduğunu ve arkadaşlarının haber vermesi üzerine hep birlikte darbecilere karşı koymak için eşi, çocukları ve yeğenlerini de yanına alarak Camili Mahallesinde bulunan Sakarya Valiliği’ne gittiğini söyledi. Sakarya Valiliği önünde darbecilerin kurşunlarının hedefi olan Yılmaz, karnından vurularak gazi oldu. Yılmaz darbe gecesi yaşadıklarını Haberlisin.com’a anlattı.

38 GÜN HASTANEDE YATTI

Darbe girişiminde kurşunların hedefi olan Osman Yılmaz, darbeciler tarafından yaralandığı sırada Valilik önündeki vatandaşlar tarafından en yakın hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alındığı sırada doktorların kendisi için yakınlarına öldüğünü söylediğini belirten Yılmaz, 38 gün Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördü. O süreçten bu yana 5 kere ameliyat geçiren Yılmaz, tedavisinin hala devam ettiğini söyledi.

AİLESİYLE BİRLİKTE MÜCADELE ETTİ

Siparişlerini yetiştirmek için 15 Temmuz gecesi dükkanında çalıştığını söyleyen Osman Yılmaz, “Televizyonum kapalıydı. Dışarıdan gelen bir arkadaş köprüde tanklar olduğunu ve köprüyü kapattıklarını söyledi. O an içimden öyle bir duygu geçti ki, televizyonu açtım ve ‘Allah’ım şu an orada olmak isterim’ dedim. O an nasıl bir ruh ile istediysem bana Allah’ım bana yaşattı. Çok değişik bir ruh haliydi. Dükkanda arkadaşlarım ‘sokağa toplanalım, meydanlara toplanalım’ deyince ben de meydana gittim. Meydanda herhangi bir sorun göremedim. Daha sonra valilikte tank olduğunu ve valiliği rehin aldıklarını söylediler. Arkadaşlarım ile birlikte kardeşim ve çocuklarımı da yanıma alarak valiliğe geçtim” dedi.

“SİZ BİZİM ASKERİMİZSİNİZ”

Valiliğin önünde arkadaşlarıyla birlikte askerleri uyararak ikna etmeye çalışan Yılmaz, 3 tane erin ikna olduğunu ve silahlarını bıraktığını belirterek, “3 tana askerimiz ikna oldu ve ağlayarak silahlarını bıraktılar. Biz de silahları polislere verdik. Geriye rütbeliler kaldı. Biz de onlara yaklaştık. Aramızda 25 metre kaldı. O sırada bir arkadaşımızı ayağından vurdular. İsmini o an bilmiyorduk, kendisini daha sonra tanıdık. Biz o sırada celallendik. ‘Siz ne yapıyorsunuz? Kimi vuruyorsunuz? Bunlar bizim vatandaşımız, siz de bizim askerimizsiniz’ dedik. Askerler ise o ara havaya ateş etmeye başladılar. ‘Dağılın, sizi vururuz. Herkes evine gitsin’ şeklinde biz karşılık verdiler. Biz yine vazgeçmedik, geriye çekilmedik. ‘Siz bizim askerimizsiniz. Biz size güvenip gece rahat yatıp sabah rahat kalkıyoruz. Sizin bir şey yapmayacağınızı bildiğimiz için buraya geldik’ dedik. Biz bu cümleleri söylediğimiz halde yine ateşe başladılar. Bazı arkadaşlar vurulduğunu söyledi. Bende de yanma var ama ben plastik mermi olduğunu zannettim. O sırada yaralandığım yerimi ovalamaya başladım. Sancı geçmeyince ve elime de kan gelince bende vurulduğumu söyledim” ifadelerini kullandı.

“YENİDEN KENDİME GELDİM”

Vurulduktan sonra çevredeki vatandaşların apar topar kendisini bir arabaya bindirerek hastaneye götürmeye çalıştığını ifade eden Yılmaz, “O sırada ben şuurumu kaybettim. Kendime geldiğimde ise başka bir arabaya atıyorlardı beni. İlk araba hastaneye gidememiş. Vatandaşlar beni bir şekilde hastaneye ulaştırmış. Bilincim gitmişti. Doktor beni hareket ettirdi. O arada doktor benim için “bu arkadaş eks, bununla uğraşamayız” dedi. Onu duydum. Daha sonra doktor “kan grubunu da bilmiyoruz, bilsek yine bakarız” dedi. Allah-u Teala orada bana kan grubumu söyletti. 0 Rh pozitif diye kan grubumu söyleyebildim ve en son söyleyebildiğim şey oydu. Daha sonra beni tedaviye aldılar. Hastaneye kaldırıldığımın 3’üncü günü kendime gelebildim. Gözlerimi açtım ve yeniden doğmuş oldum o gece” şeklinde konuştu.

“35 GÜN YEMEDİM, İÇMEDİM”

35 gün boyunca serumlara bağlı olarak yaşadığını belirten Yılmaz, “Mermi sol karın boşluğumdan girdi. Sağ kalça kemiğimde kalmış ve bir tanesi de sıyırmış. İç organlarımın üçte ikisi ve bağırsaklarım alındı. Uzun bir tedavi süreci geçirdim. Tedavilerim hala devam ediyor. Ameliyatlarım var yine. 35 gün yemedim, içmedim. Torba ve serumla yaşadım. O gece çenem kilitlenmiş, dişlerim kırılmıştı. Doktorlar çenemi açmaya çalışmışlar. Çenemi açmışları ama dişlerim hep kırılmıştı” ifadelerini kullandı.

“VATANIMA GÖZ DİKENLERİN HER ZAMAN KARŞISINDA DURURUM”

Yine böyle bir olay yaşanırsa hiç çekinmeden aynı davranışı sergileyeceğini söyleyen Yılmaz, “Bir daha olsa yine yaparım. Yine ne zaman gerekirse çocuklarımla ve kardeşlerimle hiç çekinmeden aynı şekilde orada olurum. Vatanıma milletime göz dikenlerin her zaman karşısında dururum. Gençlere en büyük mirası Çanakkale’de bırakmışlar ve buda ikinci bir miras oldu. Bu olay, çok basit bir olay değil” dedi.

Yorumlar (0)