banner2

banner1

banner22

Çocuğunu telefondan izledi

Koronavirüs ile mücadelede canları pahasına görevini yapan ve haftalarca ailesinden ayrı kalmak zorunda kalan doktorlar, Babalar Günü'nü evlatlarıyla geçirebilmenin mutluluğunu yaşıyor.

GÜNDEM 20.06.2020, 11:55 Editör: Ebru Bulut
Çocuğunu telefondan izledi
banner48

BABALAR GÜNÜNÜ ÇOCUKLARIYLA GEÇİRMENİN MUTLULUĞUNU YAŞIYORLAR

Dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs ile (Covid-19) mücadelede en ön safta yer alan, virüse yakalanan hastaların hayatını kurtarabilmek için adeta canlarını hiçe sayan fedakar doktorlar, Babalar Günü'nü haftalarca uzak kaldıkları çocuklarıyla geçirebilecek olmanın sevincini yaşıyor.Salgınla mücadelede hastaları iyileştirebilmek için büyük bir özveriyle mücadele eden sağlık çalışanları, bulaş riskini aile bireylerine taşımamak için evlerinden haftalarca ayrı yaşamak zorunda kaldı. Her türlü fedakarlığı sergileyen sağlık çalışanlarının ailelerine duydukları özlem ve hasret, normalleşme sürecinin ardından sona erdi. Bazı çalışanlar ailesini memleketine göndererek evinde tek başına yaşamak zorunda kaldı, bazı babalar ise yeni doğan çocuğunu günler sonra kucağına alabildi. Evlatlarından uzakta görevini özveriyle yapmaya çalışan sağlıkçılar, sarılamadıkları evlatlarına özlemlerini pencereden görerek gidermeye çalıştı, kimisi de telefondan görüntülü görüştü.

“ÇOCUKLARINDAN UZAK KALDILAR”

Çocuklarından uzakta olmanın özlemini duyan Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştıra Hastanesi (SAÜEAH) sağlık çalışanı doktorlar, normalleşme sürecinin ardından Babalar Günü gibi özel bir günü onlarla geçirebilecek olmanın mutluluğunu yaşıyor. Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Aziz Öğütlü, 3 aylık sürede birçok babanın çocuğunu, eşini göremediğini söyledi. Bu fedakar çalışmaların ülkeye katkı sağladığının görüldüğüne dikkati çeken Öğütlü, "Belki o zaman çok zahmet çektiler, çocuklarından uzak kaldılar.  Şimdi yavaş yavaş normalleşme sürecine girdiğimizde mesafeyi koruyoruz, maske takıyoruz, hijyenimize dikkat ediyoruz ama artık babalar çocuklarıyla beraber. Tüm sağlık çalışanlarımızın Babalar Günü'nü kutluyorum." dedi. 

“SAĞLIK ÇALIŞANLARI DA AİLELERİNDEN UZAK KALDI”

SAÜEAH Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Akif Çakar ise hastaneyi Covid-19 servisine çevirip yoğun bakımlarda düzenleme yaptıklarını dile getirdi. Zorlu süreçte çalışan doktor, hemşire ve personelin ailelerinden ayrı yaşamak zorunda kaldığını belirten Çakar, şunları kaydetti: "Onların kalacağı misafirhaneler, oteller tahsis ettik. Bu süreçte çocuklarından ayrı kaldılar. İki üç ay çocuğunu göremeyen doktorlarımız hemşirelerimiz oldu. Tabii ki bu bir bakıma savaş. Savaşta nasıl askerler çocuklarını, eşlerini, anne babasını göremiyorsa bu dönemde de sağlık çalışanları ailelerinden uzak kaldı, bu fedakarlıkları gösterdi. İnşallah Babalar Günü'nde herkes çocuklarıyla aileleriyle buluşur ve güzel bir Babalar Günü kutlama fırsatı yakalar."

"VEFAT EDEN SAĞLIK ÇALIŞANLARININ EVLATLARI BİZE EMANET"

SAÜEAH Anesteziyoloji ve Reanimasyon Yoğun Bakım Kliniği sorumlusu Ali Fuat Erdem de bu dönemde özellikle çocuklarından ayrı kalanlar olduğunu kaydederek "Hayatını kaybedenler oldu, onlara Allah'tan rahmet diliyorum. Önlerinde saygıyla eğiliyorum. Onların evlatlarının bize emanet olduklarını bilmelerini istiyorum." dedi. SAÜEAH İç Hastalıkları Anabilim Dalı Yoğun Bakım Sorumlusu Doç. Dr. Selçuk Yaylacı, salgın sürecinde sosyal açıdan zorluklar yaşadıklarını söyledi. Çocuğunu ve eşini Manisa'ya kayınpederinin yanına götürdüğünü anlatan Yaylacı, şöyle devam etti: "Yaklaşık 3 ay onlardan ayrı kalmak zorunda kaldım. Ailemizden, çocuklarımızdan uzak kalmak gerçekten zor oldu. Arada çocuklarımdan birisi beni arayıp çok özlediğini söyleyip ağladığı için hafta sonu iki günlüğüne Manisa'ya gittim ama çocukları sevemedim, evde sürekli maskeyle gezdim. Çocuklarımdan ayrı odada uyudum onlara hiç sarılmadım."

“KIZLARIMI PENCERENİN ARKASINDAN GÖRÜYORDUM”

Biri 8 yaşında, diğeri 6 aylık iki kızı, 2 yaşında da bir oğlu olduğunu söyleyen Yaylacı, "Özellikle bayram, Babalar Günü gibi özel günlerde eşimiz ve çocuklarımızla birlikte olmak gerçekten çok güzel bir duygu." dedi. SAÜEAH Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Böbrek Nakli Merkezi Başkanı Doç. Dr. Hamad Dheir, süreç başladığından itibaren gönüllü olarak enfeksiyon hastalıkları pandemi ekibine dahil olduğunu anlattı. Bu sürecin kendileri için çok zorlu geçtiğini aktaran Dheir, "Benim 7 ve 9 yaşında iki kızım var. Kızlarımdan bu süreçte uzak kaldım. Bu arada eski milli futbolcu Tuncay Şanlı'ya teşekkür ediyorum otelini bize açtı, bu süreçte orada kaldım. Kızlarımı özlediğimde eve gidip pencerenin arkasından görüyordum. Bu süreç zordu hem çocuklar için zordu hem benim için zordu." ifadelerini kullandı.

DOĞUMDAN SONRA BİR AY ÇOCUĞUNU GÖREMEDİ

SAÜEAH Anesteziyoloji ve Reanimasyon Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Burak Kaya, eşinin de doktor olduğunu ve aynı bölümde çalıştıklarını, mart ayında 8 aylık hamile olan eşinin, pik döneminde doğumunu gerçekleştirdiğini söyledi.  Doğumdan sonra çocuğundan ayrı kaldığını anlatan Kaya, "Sadece maskeyle uzaktan seyrettim. O kendisi hatırlamayacak ama bizim için farklı bir tecrübe oldu. Şimdi yavaş yavaş kucağıma almaya başladım." ifadelerini kullandı. Hasta sayıları azaldıktan sonra, önlemlerin yavaş yavaş azaltılması sonrası ancak yeni yeni babalık duygusunu yaşamaya başlayabildiğini ifade eden Kaya, "Bir ay boyunca çocuğumu göremedim ancak şimdi yavaş yavaş görmeye başladım. İlk Babalar Günü'nü çocuğumla geçirebilecek olmam sevindirici." dedi.

COVİD-19'U YENEN DOKTOR "BABALAR GÜNÜ"NÜ ÇOCUKLARIYLA GEÇİRECEK

Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SAÜEAH) Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Yusuf Aydemir ise, göğüs hastalıkları servisi ve yoğun bakımında Kovid-19 hastalarının tedavi ve takibinde bulundu. Bu süreçte eşi ve çocuklarından ayrı kalan Aydemir, hastalarına müdahale esnasında tüm önlemlerini almasına rağmen Sakarya'da virüse yakalanan ilk hekim oldu. Bir süre hastanede yatan, daha sonra da karantinada kaldıktan sonra hastalığı yenmesinin ardından tekrar görevine dönen Aydemir, bu süreçte Covid-19'un hekimlik yönünü de hasta yönünü de yaşadı.

"SABIRLA, AZİMLE HEPSİNİN ÜSTESİNDEN GELDİK"

Çok zorlu bir süreç yaşandığını anlatan Aydemir, "Çok yoğun çalıştık. Günlerce evimize gidemedik, eşimizle çocuklarımızla bir araya gelemedik." dedi. Aydemir, hastalığın bulaşmasının ardından 14 gün karantinada kaldığını belirterek, şöyle devam etti: "Karantina süresince bütün sevdiklerinizden uzak duruyorsunuz. Çocuğunuza sarılamıyorsunuz, eşinizle yan yana duramıyorsunuz, tamamen bir izolasyon hayatı... Çok zor bir süreçti ama Allah'a şükür ki bunların hepsi gelip geçici şeyler. Sabırla, azimle hepsinin üstesinden geldik. Ülke olarak, toplum olarak, sağlık çalışanları ve bizi destekleyen tüm halkımız olarak bunun da üstesinden geldiğimizi düşünüyorum. Koronayı yenmek üzereyiz. Tedavi sürecimiz çok başarılı devam ediyor."

"ÇOCUKLARIMA SARILAMAMAK GERÇEKTEN ÇOK ZOR"

Koronavirüs hastalığının kimilerinde ağır, kimilerinde hafif geçtiğini dile getiren Aydemir, kendisinde orta dereceli geçtiğini, 3-4 gün yatağa bağımlı kaldığını anlattı. Bu hastalığın genç yaşlı demeden herkesi çok zorladığını vurgulayan Aydemir, şunları kaydetti: "En iyisi hiç yakalanmamak, biraz daha hijyen koşullarına, sosyal mesafeye dikkat etmek. Çünkü çocuklarına günlerce sarılamamak gerçekten çok zor. Uzak duruyoruz, yanımıza yaklaştırmıyoruz, uzaktan el sallıyoruz, seviyoruz. Hem çocuklar hem de bizim için çok zor bir süreçti. İnşallah bu Babalar Günü'nde onlara sarılıp, kucaklaşıp hasret gidereceğiz, çok mutlu olacağız." Aydemir, Türkiye'nin salgınla mücadelede önemli yol aldığını vurgulayarak, "Bu emekler boşa gitmesin. Lütfen biraz daha dişimizi sıkalım, maskeye, mesafeye, hijyene dikkat edelim. Kalabalık ortamlardan, AVM'lerden uzak duralım, sosyal mesafeye uyalım." ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)