banner2

banner1

banner22

‘Aşı özendirilmeli’

Merkezi Sakarya’da bulunan Anadolu Psikologlar Derneği Başkanı Uzm. Klinik Psikolog İlhan Bozkurt, “Toplum psikolojisi iyi analiz edilerek, aşı konusunda kararsız olan insanların hassas bir şekilde ele alınması gerekiyor” dedi.

GÜNDEM 28.08.2021, 09:37 Editör: Ebru Bulut
‘Aşı özendirilmeli’
banner48

Haber/Nazile Akarsu

“İYİ ANLATILMALI”

Anadolu Psikologlar Derneği Başkanı Uzm. Klinik Psikolog İlhan Bozkurt, vatandaşların neden aşı olmak istemediklerini Haberlisin.com editörlerine değerlendirdi. “Aşı kararsızlığı yaşayan kişilere istatistikleri iyi anlatmak gerekiyor” diyen Uzm. Klinik Psikolog İlhan Bozkurt, “Aşı olmama davranışı birçok karmaşık psiko-sosyal faktörün sonucunda ortaya çıkıyor. Komplo teorileri ve siyasi yaklaşımlar dışında çoğu insanın aşı olmamasının nedeni; aşı fobisi, bilgi eksikliği ve kararsızlık kaynaklı oluyor. Uygun yaklaşım sergilendiğinde, başlangıçta aşı konusunda tereddüt yaşayan bu insanlar fikrini değiştiriyor. Aşı kararsızlığı olan kişilere gerçekleri veya istatistikleri anlatmak önemli olmakla birlikte en az bunun kadar önemli olan başka bir şey de kişilerin endişelerini anlayacak ve giderecek bir iletişim tarzı oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı.

“SOSYAL MEDYA ETKİLİ”

En sık karşılaşılan aşı olmama nedenlerini belirten Bozkurt, “En sık rastlanan aşı olmama sebepler; Aşı fobisi: İğne korkusu toplumlarda % 10-18 oranında görülüyor. Covid-19’un söylendiği kadar ciddi bir hastalığa yol açmadığı şeklindeki inançlar. Covid-19 ölüm raporlarının abartılı olduğuna inanmak. Güven eksikliği nedeniyle ‘bekleyip görme’ düşüncesi. ‘Olumsuzluk yanlılığı’ ve ‘İyimserlik yanlılığı’. Örneğin aşı ile ilgili sosyal medyada paylaşılan olumsuz bir bilgi kararsız kişinin aklına takılıp kalıyor. Bunun sonucunda kişi aşıların olası yan etkilerine odaklanırken aynı zamanda da kendisinin bu hastalığa yakalanma olasılığının ise düşük olduğu gibi bir iyimserlik içine giriyor” dedi.

“AŞI ÖZENDİRİLMELİ”

Aşı olmayan kişiler için özendirme çalışmaları yapılması gerektiğini aktaran Bozkurt, “Aşı oranlarının artması için psiko-sosyal çalışmaların yapılması önemli. Aşı özendirme çalışmaları geniş kitlelere ulaşabilecek ve birçok etkili iletişim ortağıyla yaratıcı bir şekilde yapılabilir. Kitleler üzerinde etkisi olan; güven duyulan kişiler, siyasetçiler, din görevlileri ve sanatçılar aşının önemini anlatabilir. Aşı olmayanlara empatik ve anlaşışla yaklaşılmalı, gerekirse birebir görüşülmeli ve aşının yan etkilerinin Covid-19’dan gelebilecek zararlarla kıyaslanamayacak kadar küçük olduğu anlatılabilir.  Covid-19’dan vefat eden hastaların yakınlarının veya yoğun bakımda yatıp çıkan hastaların deneyimleri her platformda daha fazla yer almalı.  Aşı fobisi olanlar, fobiler konusunda uzmanlaşmış psikologlara yönlendirilmeli. Aşı, kan aldırma, ameliyat vb. fobiler bilişsel davranışçı terapiler ve özellikle maruz kalma terapileriyle giderilebiliyor. Aşıların güvenilirliği ile ilgili araştırmalardan elde edilen olumlu sonuçlar anlatılmalı. Covid-19’u geçirenlerde beyin ve sinir sistemi dahil kalıcı rahatsızlıklar yaşanabildiği bilgisi sık sık paylaşılmalı” dedi.

Yorumlar (0)